İçerikler - Sayfa 327

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Çobanaldatan (Caprimulgus europaeus)
MakaleÇobanaldatan (Caprimulgus europaeus)

Çobanaldatan (Caprimulgus europaeus), Avrupa'da ve ılıman Asya'da yaşayan bir gece kuşudur. En sık alacakaranlıkta ya da seher vakti aktiftir. Genel olarak koyu kahverengi ve grinin oluşturduğu alacalı bir görüntüsü vardır. Omuz ve kanat üzeri sarımsı çizgilidir. Alt kısımlar grimsi kahverengi üzeri koyu kahverengi çizgilidir. Bu görüntü ona kamuflaj özelliği kazandırır. Geniş beyaz bıyık altı çizgisi bulunur. İris koyu kahverengi, küçücük gaga siyahtır. Ağzını oldukça geniş açar. Erkeğin beyaz boğaz lekesi bulunur, en dıştaki üç el teleğinde ve dış kuyruk teleklerinde beyaz lekeler vardır. Dişi bu beyaz lekelere sahip değildir, daha küçük ve daha açık renkli bir boğaz lekesi bulunur.[1][2] Ölçümlere göre çobanaldatanlar 24.5-28 cm boya, 52-59 cm kanat açıklığına erişebilir. Erkekler 51-101 g, dişiler ise 67-95 g'dır. 

Çobanaldatanlar, yerde yuva yapan kuşlardır ve yuva yaparken rahatsız edilmeye karşı savunmasızdırlar. Sivri kanatları ve uzun kuyrukları vardır ve gri-kahverengi, alacalı tüyleri gün boyunca kamuflaj sağlar. Erkekler kanatlarını çırparak ve kanatlarında beyaz lekeler göstererek dişileri cezbeder.

49
Paylaş
Şekerden 3.000 Kat Daha Tatlı Bir Protein, Obezite Salgınına Çözüm Olabilir!
MakaleŞekerden 3.000 Kat Daha Tatlı Bir Protein, Obezite Salgınına Çözüm Olabilir!

Amai Proteins adlı İsrail merkezli bir biyoteknoloji şirketi, ilave şekerden ortalama 3.000 kat daha tatlı, mikrobiyal olarak üretilen bir proteini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Eğer bu gerçekleşirse, Dünya çapında şekere bağlı metabolik hastalıklar ve obezite salgını son bulabilir! Bu proteinin, herhangi bir sağlık riski taşımadan ilave şekerin yerini %70 oranında alması hedefleniyor.

Batı Afrika kökenli tropik bir meyve olan "Serendipity Berry" (Dioscoreophyllum cumminsii) içerisinde keşfedilen monellin proteinini dil reseptörlerimiz, şekerler gibi "tatlı" algılasa da bir sorun var.[1] Amai'nin kurucusu ve CEO'su olan Ilan Samish bu konuda şöyle söylüyor:

95
Paylaş
Hayvanlarda Evcilleştirme Sendromu Nedir? Evcilleşen Hayvanlar Nasıl Değişimler Geçirir?
MakaleHayvanlarda Evcilleştirme Sendromu Nedir? Evcilleşen Hayvanlar Nasıl Değişimler Geçirir?

Evcilleştirme sendromu; insanlara yakın, sosyal bağlar kurabilme yeteneğine sahip olan, bazı durumlarda da psikolojik destek sağlayabilen evcil canlılarda görülen, evcilleştirilen canlıların fenotipik ve psikolojik özelliklerinde değişimler yaşanmasına sebep olan evrimsel bir fenomendir. Kurtların köpeklere evrimleşmesi sonucu ortaya çıkan ağır başlılık, itaatkarlık, dişlerin küçülmesi ve kürklerdeki renk değişiklikleri gibi özellikler; evcilleştirme sendromunun bir örneğini oluşturur.

Yaklaşık 140 yıl önce Charles Darwin, evcil canlılarda, atalarında gözlenmeyen sarkık kulaklar, beyaz kürk lekeleri, daha küçük beyin ve dişler, uysallık gibi fenotipik ve psikolojik farklılıklar bulunduğunu fark etmiştir. Evcilleştirme sendromunda görülen bu tür değişimler, genelde canlıyı yırtıcılıktan uysallığa doğru değiştirir ve türün insanlarla sosyal bağlarını kuvvetlendirir. Köpeklerin bugün insanların en yakın dostlarından biri olmasının sebebi budur.

63
Paylaş
İnsanlar, Primat Akrabalarından Neden Daha Az Uyur?
Makaleİnsanlar, Primat Akrabalarından Neden Daha Az Uyur?

Nambiyada'ki avcı-toplayıcı San kabilesinde insanlar; telefon, televizyon, bilgisayar gibi modern teknolojilere sahip olmamalarına rağmen teknoloji ve şehir yaşantısı dolayısıyla geç saatlere kadar ayakta kalan modern yaşantıya sahip bir insan ile neredeyse eşit süre uyuyor. Toronto Mississauga Üniversitesi'nden evrimsel antropolog David Samson'a göre araştırmalar; türümüzün evrimleştiği çevreye çok benzeyen, endüstriyel olmayan toplumlarda yaşayan insanların tipik olarak bir gecede yedi saatten az uyuduklarını gösteriyor - ki bu, primat akrabalarımızı düşündüğümüzde şaşırtıcı bir rakam.

Bilim insanlarının bugüne kadar yaptığı araştırmalara göre biz insanlar, insan-harici maymunlar ve lemurlar gibi diğer primatlarla karşılaştırıldığında daha az uykuya ihtiyaç duyuyoruz. Örneğin şempanzeler günlük ortalama 9,5 saat, pamuk başlı tamarinler 13 saat, baykuş maymunları ise yaklaşık 17 saat uyuyor.

77
Paylaş
Moleküler Filament, Genç Güneş Sistemi'ni Süpernova'dan Korumuş Olabilir!
MakaleMoleküler Filament, Genç Güneş Sistemi'ni Süpernova'dan Korumuş Olabilir!

Daha önceden yapılan ve meteoritlerde bulunan izotop oranlarını inceleyen araştırmalar, Güneş ve Güneş Sistemi henüz oluşmaktayken yakınlarında bir süpernova yaşandığına halihazırda işaret etmekteydi. Ancak böylesine yakın bir mesafede meydana gelen bir süpernovadan yayılacak şok dalgaları, yeni oluşmaya başlayan Güneş Sistemi'ni muhtemelen yok ederdi.

Yeni hesaplamalar, Güneş Sistemi'nin "doğum kozası" olan moleküler gaz filamentinin, genç Güneş Sistemi'ni yakındaki süpernova patlamasından koruyan bir kalkan görevi görerek meteorlarda izotopların bulunmasına yardımcı olduğunu gösteriyor.

46
Paylaş