İçerikler - Sayfa 297
Ünlü gezegen bilimci ve ilk astrobiyologlardan olan Carl Sagan, bilimin popülerleştirilmesine adanmış bir hayatın en büyük örneklerindendir. Yazdığı kitaplarla yüz binlerce okura erişen Carl Sagan'ın Kozmos isimli belgeseli, onun dünya çapında tanınmasında oldukça büyük bir etken olmuştur.
Carl Sagan'ın, 5 Eylül 1977'de fırlatılan Voyager 1'in 6.4 milyar kilometre uzaktan çektiği Dünya fotoğrafındaki "Soluk Mavi Nokta" hakkında yazdıkları; evrenin sonsuzluğuyla karşılaştırıldığında Dünya'nın ne kadar küçük olduğunu ve tarih boyunca yaptığımız kavgaların ne kadar anlamsız olduğunu bizlere tekrar hatırlatmıştır.
Passiflora caerulea (veya halk arasındaki adıyla "Çarkıfelek"), İngilizcede "mavi tutku çiçeği" olarak da bilinir ve Passifloraceae ailesine ait bir asma türüdür. Güçlüdür, "yaprak döken" veya "yarı yaprak döken" olarak kategorize edilir ve 25 metreye kadar uzayabilir.
Yaprakları avuç içi şeklindedir ve kokulu çiçekleri mavi-beyazdır - ki "caerulea" epiteti "mavi" anlamına gelmektedir. Ayrıca mavi, beyaz, sarı ve kahverengi bantlar halinde belirgin bir taç filament saçağı vardır. Oval turuncu meyvesi 6 santimetreye kadar büyür ve yenilebilir; ancak tadı her damağa uygun değildir (birçokları meyvesini "yumuşak", "istenmeyen" veya "tatsız" olarak tanımlamaktadır). P. caerulea, Güney Amerika'da tıbbi özellikleriyle de popülerdir ve hem Toba hem de Maka halkları tarafından geleneksel olarak kullanılır.
Kırmızı gagalı dağ kargası; Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, kargagiller ailesine ait bir kuş türüdür. Bu kuşlar, ortalama 39-40 cm boyunda ve 280-310 gram ağırlığında olup, parlak kırmızı gagaları ve siyah tüyleriyle ayırt edilebilirler. Erkek ve dişi arasında görsel bir farklılık bulunmaz. Yani bariz bir eşeysel dimorfizm yoktur.
Tüyleri ve gelişmiş sinir sistemleri sayesinde bu kuşlar uçuşta beceriklidirler. Gelişmiş sinir sistemi ifadesi; bu kuşların karmaşık davranışları sergileyebilme, çevresel uyaranlara hızlı ve etkili bir şekilde tepki verebilme, öğrenme ve hafıza gibi yüksek düzeyde bilişsel fonksiyonları gerçekleştirebilme yeteneklerini ifade etmektedir. Bu özellikler, kargagilleri zeki ve uyumlu hayvanlar olarak sınıflayabilmemizi ve çeşitli etolojik çalışmalar yapabilmemizi sağlar.[1]
Dünya'nın iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi sorunlarla karşı karşıya olduğu günümüzde, bilim insanları çeşitli inovatif çözümler aramaktadır. Bu bağlamda, uzayın soğuk ortamının gezegenimizin ısınmasını kontrol etmede etkili olabileceği düşünülmektedir. Bu inovatif fikirleri gerçeğe dönüştürmek isteyen araştırmacılar; çevresinden aldığı ısıyı uzaya gönderen plastik malzemeler, boyalar ve ahşap malzemeler geliştirmeye çalışmaktadır. Bu malzemeleri üretebilmenin yolu ise pasif ışınımlı soğuma (İng: "Passive radiative cooling") isimli bir teknolojiden yararlanmaktır. Bu makalede pasif ışınımlı soğuma teknolojileri, bu teknolojinin temel prensipleri ve farklı alanlardaki uygulamaları incelenecektir.
Pasif ışınımlı soğuma, bir cismin kızılötesi radyasyon aracılığıyla ısı kaybetmesi prensibine dayanmaktadır. Bu temel prensip; malzeme seçimi, yüzey tasarımı ve atmosfer koşulları gibi faktörlere bağlı olarak optimize edilebilmektedir. Atmosferdeki gazlar, moleküler vibrasyon ve rotasyon gibi içsel enerji seviyelerine bağlı olarak belirli dalga boylarındaki elektromanyetik radyasyonu soğurmaktadır. Bu da belirli atmosferik katmanlarda enerji dağılımında farklılıklara yol açmaktadır. Ancak atmosferdeki gazların hiçbiri, dalga boyu 8-13 mikrometre olan ışık ışınlarını soğuramamaktadır. Bu dalga boyuna sahip ışınlar, ışıma yaptıklarında atmosferin içinden geçerek uzaya gidebilmektedir. Bu durum da sıcaklığın ortam sıcaklığının altına düşmesini sağlayarak pasif ışınımlı soğuma teknolojisinin çalışma prensibini oluşturmaktadır.[1]
Kimyasal iletişim, hem karasal hem de sucul organizmalar arasında oldukça yaygın bir iletişim şeklidir.[1] Memeliler arasında kokular iletişimde kilit bir rol oynar ve kimyasal işaretlemeler tür, cinsiyet, bölgesel sınırlar, sosyal statü, üreme durumu veya grup üyeliği hakkında bilgi vermek için kullanılır. İdrar ve dışkılamanın yanı sıra memeli deri salgıları kimyasal iletişim için yüksek potansiyel taşır ve birçok türde koku işaretlemede salgıların ana kaynağı olan özelleşmiş koku bezleri bulunur.[1] Koku aracılı iletişim, genellikle havayla taşınan kimyasal bir sinyalin, bir gönderici tarafından üretilip, uygun reseptörlere sahip öngörülen bir alıcıya iletilme süreci olarak tanımlanmaktadır. Alıcı, sinyali algılayabilir ve sinyale davranışsal veya fizyolojik olarak tepki verebilir.[2]
Görsel ve vokal iletişimle karşılaştırıldığında, kokular daha kalıcıdır ve bireylerin aynı anda aynı yerde olmadan etkileşimde bulunmalarına olanak tanır. Bu amaca hizmet eden sürtünme ağaçları, memeli hayvanlar tarafından kullanılan bir tür iletişim aracı, kimyasal bir mesaj panosudur. Bu ağaçlar genellikle orman ekosisteminde yaşayan boz ayı, kurt, vaşak, yaban domuzu ve kızıl geyik gibi hayvanlar tarafından seçilerek sürtünme, tırnaklama veya çevresine idrar yapma gibi şekillerde işaretlenirler.[3]
/content/aa900bd3-5f1f-4234-b9cd-951f8e6a8438.png)
/content/2e5f14ed-c339-4708-9b13-9a650e60a7a7.jpeg)
/content/8df6745a-f9de-493c-9698-7b995ca6d1fb.jpeg)
/content/344a3d53-0254-4474-9bfd-24e611a93096.jpeg)
/content/91e829fd-b73a-43c1-98e6-c5cdccd9765f.jpeg)