Endüstri Devrimi'nden bu yana insanlık, gezegenimiz ve onun zengin biyoçeşitliliği üzerinde derin ve genellikle geri dönüşü olmayan etkiler bırakmıştır. Bu süreçte aşırı tüketim, habitat yıkımı, kirlilik ve hızlandırılmış iklim değişikliği gibi insan kaynaklı faaliyetler, sayısız canlı türünün yok olmasına yol açmıştır. 2023 yılı itibarıyla, bu eğilimler devam etmekte ve dünya çapında birçok hayvan ve bitki türü ciddi şekilde tehdit altında bulunmaktadır. Bu durum, ekosistemlerin dengesini bozarak doğal kaynakların sürdürülebilirliğini tehlikeye atmaktadır ve gelecek nesiller için ciddi endişeler doğurmaktadır. Her ne kadar türdiriltimi gibi yenilikçi çözümler biyolojik çeşitliliği koruma çabalarında umut vaat etse de insanlık bu ciddi sorun için daha fazla çaba ve kaynak ayırmalıdır. Aksi halde, insan popülasyonunun kendisi de büyük risk altına girebilir.
1800'lerin başlarına kadar, Hint Okyanusu'ndaki Seyşeller takımadalarındaki iç adaların en az beşinde binlerce Seyşeller cennet sinekkapanı (Terpsiphone corvina) yaşıyordu. 1960'lara gelindiğinde, bu canlılardan yalnızca 28 tanesi hayatta kalmıştı ve hepsi 10 kilometrekarelik La Digue adasında bulunmaktaydı.[1] Böcekler ve örümceklerle beslenen bu küçük siyah kuşlar, 19. ve 20. yüzyıllarda yaşam alanı kaybı, istilacı türler ve avcılık nedeniyle büyük zarar görmüştü.