İçerikler - Sayfa 200
Broca Bölgesi ya da Broca Alanı (İng: Broca's Area) beynin konuşma işleviyle ilgili nöronları içeren bölgesidir. Beynin sol yarıküresinin, yani sol beynin ön kısmında yer alan bu alan, 1861 yılında Fransız cerrah Paul Broca tarafından keşfedilmiştir. Beynin özelleşmiş olan bu bölgesinin, temel olarak konuşma becerisi ve konuşma üretimini gerçekleştirdiği bilinmektedir.
Dil üretimi ve konuşma kontrolü için hayati önem taşıyan Broca alanı, öncelikle sol yarıkürenin ön lobunda yer alan Brodmann Alanı 44 ve 45 ile ilişkilidir. Bu bölgeler konuşma oluşumunda, dil işlemede ve iletişimin sözdizimsel yönlerinde merkezi bir rol oynar. Anatomik olarak Broca bölgesi serebral korteksin ön loblarında yer alır. Spesifik olarak bu alan, alt ön girus adı verilen bölgenin bir parçası olarak kabul edilir; girus, beynin korteksinin yüzeyindeki bir çıkıntıdır. Bazı araştırmacılar Broca'nın alt frontal girusun tamamını oluşturduğuna inanırken diğerleri bunun, bu bölgenin bir kısmını oluşturduğunu veya alt frontal girusun biraz dışına doğru genişlediğini düşünmektedirler. Tipik olarak Broca bölgesi, ön lobların baskın yarıküresinde yer alır. İnsanların yaklaşık %97'sinde bu baskın yarıküre beynin sol yarıküresidir. Genel olarak beynin sol yarıküresi dil ve konuşmadan sorumludur.
İnsan türü, tekrar tekrar gruplar arası çatışmaya girerek diğer hayvanlarda nispeten daha nadir görülen bir savaşma eğilimi sergiler. Şiddet doğada sıkça görülür, fakat ölümcül şiddet çoğu zaman aynı türün iki bireyi arasında gerçekleşir. Yetişkin türdeşlerin koalisyon halinde birbirini öldürmesi ise çok daha nadirdir, ancak insanların yakın akrabaları olan şempanzeler gibi primatlarda örnekleri gözlenmiştir.
Aynı zamanda insan türünün gerçekleştirdiği iş birliği faaliyetlerinin kapsamı hem grup içi hem de gruplar arası olarak diğer türlerden daha geniştir. Buna örnek olarak mal ve hediye alışverişi, evlilikler ve ittifaklar gibi diplomatik uygulamalar verilebilir. İnsan türünün yüksek düzeydeki bu sosyallik haline "hiper-prososyallik" ya da "ultra-sosyallik" denmektedir. İnsan türünün aksine, çoğu türde iş birlikçi etkileşimler grup içi olmakla birlikte gruplar arası etkileşimler rekabetçi ve çatışmacıdır. Türdeş gruplar arasındaki pozitif toplamlı ilişkiler hayvanlar arasında oldukça nadirdir. Çok az sayıda memeli türü (örneğin bonobolar ve yunuslar) ve karıncalar gruplar arası iş birliği yapmaktadır.
Yıllardır astronomlar, Samanyolu'nun birkaç milyar yıl içinde komşusu Andromeda galaksisiyle çarpışmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorlardı. Ancak yeni bir simülasyon, bu çarpışmadan en azından önümüzdeki 10 milyar yıl içinde kıl payı bir şekilde kurtulma ihtimalinin %50 olduğunu ortaya koyuyor.[1]
Kaliforniya Üniversitesi'nden astronom Raja GuhaThakurta, 31 Temmuz'da arXiv'de ön baskı olarak yayınlanan ve yeni çalışmayı şöyle yorumluyor:
Batı ABD'de 1 milyon kilometreyi bulabilen uzunluktaki çitler, aynı zamanda Ay'a gidip geri dönmeye yetecek kadar uzun. Son yüzyılda, büyük ölçüde hayvanları kontrol altında tutmak amacıyla bol miktarda dikenli tel ve örgü tel çitler dikildi. Ne yazık ki bu çitler aynı zamanda geyik, sığın ve antilop gibi yabani hayvanların yiyecek bulmak veya derin kardan kaçmak için göç etmelerini de engelliyor.
Doğa korumacılar, Batı'nın uçsuz bucaksız arazilerinde eski çitleri bulup kaldırmak veya değiştirmek için kolları sıvadı. Bu zorlu görevde ise iki araştırmacı, çözüm olarak yapay zekaya başvurdu.
Yaz mevsiminin böcek gözcüleri olan ateş böcekleri parlayan karınlarını diğer ateş böcekleriyle iletişim kurmak için kullanır. Abscondita terminalis türüne ait erkekler, dişileri çekmek için her iki fenerlerini de kullanarak çoklu atımlı ışıklar yayar. Dişilerin ise tek atımlı ışık sinyalleri verirler. Ancak, araştırmacıların 19 Ağustos'ta Current Biology dergisinde yayınladıkları yeni bir çalışma, bazı örümceklerin sayesinde bu sinyali çözüp kendi avantajlarına kullandığını ortaya koydu.[1]
Küremsi ağ ören örümceklerden (İng: "orb-weaving spiders") olan Araneus ventricosus türü, erkek ateş böceklerini ağlarına yakaladıklarında bu sinyalleri manipüle ederek dişi ateş böceklerinin yaydığı tipik ışık sinyallerini taklit ederler. Bu sahte sinyaller, diğer erkekleri de ağa çekerek örümceğin bir sonraki yemeği olmasını sağlar. Ancak, örümceğin zehrinin mi yoksa ısırığının mı ateş böceğinin sinyalini manipüle ettiği henüz bilinmiyor.
/content/55887f54-ed8f-4c47-b6fd-fd521f114b79.jpeg)
/content/7ff4dd00-1fb6-4cf4-affc-89c295740e24.jpeg)
/content/5ff8aedb-7a80-4717-b590-ff106d5070d6.jpeg)
/content/63d90bfe-157b-42cb-96e9-f641568ce032.jpeg)
/content/63195d92-2d38-4de1-aee9-d2be39617790.png)