Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
10 Temmuz 2025
Yeni bir araştırma, Dünya’nın yaklaşık 2 milyar ışık yılı genişliğinde, düşük yoğunluklu bir kozmik boşluk içinde yer alabileceğini ve bunun "Hubble gerilimi" adı verilen kozmolojik çelişkiyi açıklayabileceğini öne sürüyor. Hubble gerilimi, evrenin genişleme hızının farklı ölçüm yöntemleriyle farklı sonuçlar vermesiyle ortaya çıkıyor.

Araştırmayı yürüten Indranil Banik'e göre, "baryon akustik salınımları" (BAO) — yani Büyük Patlama’nın yankısı sayılan kozmik ses dalgaları — bu yerel boşluk fikrini destekliyor. Bu boşluk, Dünya’nın ve galaksimizin içinde bulunduğu bölgenin evrenin geri kalanına göre daha hızlı genişlemesine neden olabilir. Bu durum da, yerel gözlemler ile kozmik mikrodalga arka planı gibi erken evren verilerinden elde edilen genişleme hızı arasındaki farkı açıklayabilir.

Ancak bu teori, evrenin her yönde homojen ve izotropik olduğu varsayımına dayanan standart kozmoloji modeliyle çelişiyor. Yine de Banik’in çalışması, mevcut BAO verilerine göre böyle bir boşluk modelinin, boşluksuz modellere göre yaklaşık 100 milyon kat daha olası olduğunu gösteriyor.

Araştırma, İngiltere’deki Durham Üniversitesi’nde düzenlenen 2025 Kraliyet Astronomi Derneği Ulusal Astronomi Toplantısı’nda sunuldu.

325 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
9 Temmuz 2025
Arizona’daki Petrified Forest Ulusal Parkı’nda keşfedilen 209 milyon yıllık fosiller, dinozor çağının başlarında yaşanan büyük ekosistem değişimini gözler önüne seriyor. Aralarında bilinen en eski Kuzey Amerika pterosauru (uçan sürüngen) Eotephradactylus mcintireae’nin de bulunduğu 16 omurgalı türü tespit edildi; bunlardan yedisi bilime yeni. Bu keşif, dinozorların henüz baskın hale gelmediği bir dönemde, eski türlerle yeni türlerin birlikte yaşadığı bir ekosistemi ortaya koyuyor.

Bulunan canlılar arasında ilkel kurbağalar, kertenkele benzeri sürüngenler, karasal bir kaplumbağa ve günümüz tuatarasına benzeyen canlılar yer alıyor. Ayrıca dönemin en büyük avcıları arasında 6 metreye ulaşan timsah benzeri sürüngenler ve yarı sucul yırtıcı phytosaurlar bulunuyordu.

Pterosaurun uçuş yetenekleri olan ilk omurgalılar arasında yer aldığı ve balıkla beslendiği düşünülüyor. Bu keşif, Triyas dönemi sonundaki kitlesel yok oluştan önceki biyolojik çeşitliliği ve bu yok oluşun modern ekosistemlerin evrimindeki rolünü anlamamıza katkı sağlıyor.

409 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
9 Temmuz 2025
UCL ve Cambridge Üniversitesi’nden araştırmacılar, evrende en yaygın buz formu olan düşük yoğunluklu amorf buzun tamamen yapısız olmadığını, içinde nanometre boyutunda kristaller barındırdığını keşfetti. Önceden sıvı suyun donmuş ama yapısız bir hali olarak kabul edilen bu buz, yapılan bilgisayar simülasyonları ve laboratuvar deneyleriyle aslında kısmen kristalli bir yapıya sahip olduğu gösterildi.

Bu bulgu, kuyrukluyıldızlar ve buzlu uydular gibi gök cisimlerinde bulunan buzların, yıldız ve gezegen oluşum süreçlerinde daha önce düşünülenden farklı roller oynayabileceğini ortaya koyuyor. Ayrıca, yaşamın kökenine dair "Panspermia" teorisi kapsamında, yaşamın yapıtaşlarını taşıdığı düşünülen bu buzun, kristal yapısı nedeniyle bu işlevi sanılandan daha az etkin gerçekleştirebileceği değerlendiriliyor.

Araştırma, yalnızca kozmolojik süreçleri anlamamıza katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda optik fiber gibi ileri teknolojilerde kullanılan amorf malzemelerin verimliliğini artırmak için de yeni yollar sunabilir.

321 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
8 Temmuz 2025
Yeni bir araştırma, buzulların erimesinin yalnızca deniz seviyesini yükseltmekle kalmayıp, dünya genelinde volkanik patlamaları da tetikleyebileceğini ortaya koydu. Antarktika, Rusya, Yeni Zelanda ve Kuzey Amerika'daki yüzlerce volkan buzulların altında yer alıyor. Buzulların geri çekilmesi, bu volkanların üzerindeki baskının kalkmasına ve magma ile gazların daha serbest hareket ederek daha sık ve şiddetli patlamalara neden olmasına yol açıyor.
Araştırmacılar bu etkiyi, son buzul çağında Şili’deki altı volkanın faaliyetlerini inceleyerek doğruladı. Özellikle Mocho-Choshuenco yanardağının, buzulların erimesiyle artan baskı nedeniyle oluştuğu düşünülüyor.
Bu döngü küresel ısınmayı daha da hızlandırabilir çünkü volkanik patlamalar kısa vadede serinletici etkiler yaratsa da, uzun vadede atmosfere salınan sera gazlarıyla iklim değişikliğini pekiştirebilir. Araştırmacılar, bu mekanizmanın bir geri besleme döngüsü yaratarak gezegen için daha büyük bir tehdit oluşturabileceğini vurguluyor.

399 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.7K UP
8 Temmuz 2025
Yeni bir çalışma, galaksimizin merkezinde "karanlık cüceler" adı verilen gizemli yıldızaltı nesnelerin bulunabileceğini öne sürüyor. Bu nesneler, klasik kahverengi cücelerden farklı olarak, içlerinde biriken karanlık maddenin yok olmasıyla enerji üreterek ışık saçabiliyor. Araştırmaya göre bu tür nesnelerin oluşabilmesi için karanlık maddenin WIMP (Zayıf Etkileşimli Büyük Kütleli Parçacıklar) gibi ağır ve kendiyle etkileşen bir formda olması gerekiyor. Bu nedenle karanlık cüceler gözlemlenebilirse, bu karanlık maddenin doğasına dair güçlü bir kanıt olabilir. James Webb Uzay Teleskobu gibi ileri gözlemevleriyle bu nesnelerin varlığı test edilebilir. Ayırt edici özelliklerinden biri olarak Lityum-7 elementinin izleri öne çıkıyor. Bu keşif, karanlık madde araştırmalarında önemli bir dönüm noktası olabilir.
324 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 16 Eylül 2022 3 dk.

Elmas yağmuru, dev buz gezegenlerinde gerçekleşen egzotik bir yağış tipidir. Üzerine uzun zamandır varsayımlarda bulunulan bu yağış tipi, sanılandan çok daha yaygın bir fenomen olabilir. Daha önce gerçekleştirilen bir deneyde araştırmacılar, buz devleri Neptün ve Uranüs'ün derinliklerinde bulunan aşırı sıcaklıkları ve basınçları kopyalamışlardı.[2] Bu deney sonucunda, ilk defa, elmas yağmurlarını oluşurken gözlemlemişlerdi.[1]

ABD Enerji Bakanlığı'nın SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı'ndaki bilim insanları ve çalışma arkadaşları, bu süreci Neptün ve Uranüs'ün kimyasal yapısına oldukça benzeyen yeni bir materyalde incelediler. Ekip, oksijenin varlığının, elmasların çeşitli koşullarda ve daha fazla gezegende oluşmalarını sağladığını keşfetti. Bu durum, elmas oluşumunu daha mümkün kılıyordu.

38
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 15 Eylül 2022 2 dk.

Köln, Mannheim ve Heidelberg Üniversitelerinden bir araştırma ekibi, tek bir yudum alkol alınımının bile nöronların morfolojisini kalıcı olarak değiştirdiğini buldu.[1] Alkol, özellikle sinapsların yapısı ve hücrenin enerji üretim merkezi olan mitokondrilerin dinamiğini çok etkiliyor.

Prof. Dr. Henrike Scholz ve ekip arkadaşları Michèle Tegtmeier ve Michael Berger, bu durumu sirke sineği Drosophila melanogaster'ın genetik model sistemini kullanarak inceledi. Bu modele dayanarak araştırmacılar, sinapslarda gerçekleşen mitokondri migrasyonundaki değişimlerin alkolün ödüllendirici etkisini azalttığını ortaya koydu. Bu sonuçların insanlara ne kadar uyarlanabileceği net değil; ancak tek bir içme eyleminin bile alkol bağımlılığına zemin hazırlayabileceğini gösterdi.

51
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 10 Eylül 2022 2 dk.

Atacama Büyük Milimetre/Milimetre-altı Dizisi (ALMA) ve Hubble Uzay Teleskobu (HST) ile yeni durgunlaşmış bir galaksiyi gözlemleyen bilim insanları, galaksinin yıldız oluşturmayı bıraktığını fark ettiler. Ancak bunun sebebi galaksinin tüm gazını kullanmış olması değildi. Yıldız oluşturucu yakıtlarının çoğu galaksi başka bir galaksiyle birleştiğinde sistem dışına çıkmıştı. Sonuç, ALMA bilim insanları için bir ilkti. Üstelik eğer bunun yaygın olduğu kanıtlanırsa, sonuçlar, bilim insanlarının galaksi birleşmeleri ve ölümleri hakkındaki düşüncelerini değiştirebilir. Araştırmanın sonuçları The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlandı.

Galaksiler, Evren'de hareket ederlerken, bazen diğer galaksilerle karşılaşabiliyorlar. Birbirleriyle etkileşim içerisine girdikçe her bir galaksinin kütleçekimi diğerini kendine çekiyor. Ardından gelen birbirini çekme yarışı, gazları ve yıldızları galaksilerden uzaklaştırarak geride gelgit kuyrukları olarak bilinen madde akımları bırakıyor.

39
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 10 Eylül 2022 2 dk.

Mars Perseverance Keşif Aracı'nın en yakın komşu gezegenimize indiğinden beri süregelen heyecan dolu bekleyiş nihayet son buldu. Bir buçuk yılın ardından elde edilen veriler, beklenmedik haberleri de beraberinde getirdi.

Neredeyse bir araba boyutunda olan ve yedi tane bilimsel enstrümanı üzerinde bulunduran keşif aracı, bir süredir Mars'ın 49 km genişliğindeki Jezero kraterini inceliyordu. Bir zamanlar bir göl olan bu krater, antik yaşam üzerine kanıt aramak ve gezegenin jeolojik ve iklimsel geçmişi hakkında bilgi edinmek için ideal bir yer.

29
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 10 Eylül 2022 4 dk.

Jeolojik geçmişin derinliklerine indiğimizde iklim değişikliğine bağlı olarak gerçekleşen birçok kitlesel yok oluşla karşılaşmamız mümkündür. Bu kitlesel yok oluşlar üzerine araştırma yapmak, araştırmacılara çevresel krizlerin organizma evrimine olan etkisini inceleme olanağı tanımaktadır. Kitlesel yok oluşların başlıca örneği, Permiyen-Triyas iklim krizidir. Sırasıyla 265 ve 230 milyon yıl önceki Permiyen ve Orta Triyas dönemlerinde gerçekleşen bu iklim krizi, küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan bir dizi iklim kaymasıdır. Bu iklim kaymaları, Permiyen döneminin sonunda tarihin en büyük iki kitlesel yok oluşuna yol açmıştır. İlki 261 ve ikincisi 252 milyon yıl önce gerçekleşirken, ikincisi tüm hayvan türlerinin %86'sını dünya üzerinden sildi.

Permiyen dönemindeki yok oluşlar, sadece büyüklük açısından önemli değildi. Aynı zamanda, gezegen tarihinde sürüngenlerin karada yaşayan en baskın omurgalı hayvan grubu olduğu yeni bir çağın başlangıcına da damga vurdular. Permiyen dönemi boyunca, memelilerin ataları olan sinapsitler karadaki omurgalı faunalara baskın geliyordu. 252-200 milyon yıl önce gerçekleşen Triyas-Permiyen yok oluşlarından sonra sürüngenler, yüksek bir hızda evrimleşmeye başladılar. Bu durum sürüngen çeşitliliğine hızlı bir artış getirmekle kalmayıp bugünkü ekosistemlerin ve birçok nesli tükenmiş ekosistemin de oluşumunda kilit bir rol oynadı. Bazı sinapsit türlerinin yok oluşundan sonra sürüngenler, onların daha önce işgal ettiği habitatları ve besin kaynaklarını ele geçirdiler. Buna bağlı olarak paleontologlar, sürüngenlerdeki evrimleşme ve çeşitlenmedeki hızlanmanın rakip türlerin yok olmasının bir sonucu olduğu çıkarımına vardılar.

60
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Her bilimsel keşfin üç aşaması vardır: Önce insanlar gerçeği reddeder. Sonrasında, keşfin önemini reddederler. En son olaraksa krediyi yanlış kişiye verirler."
Bill Bryson
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)