- evrimleşmek
Biyolojideki anlamıyla kullanıyorum: Yani "popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının, nesiller içinde değişimi".
- popülasyon
Burada, birbirine az çok benzeyen, en azından benzer parametrelerin farklı değerlerine sahip olan birimler topluluğu; metinde "evrenler popülasyonu" olarak kullanılan, benzer fakat parametrik olarak farklı çok sayıda evren kümesi.
- ince yapı sabiti
Değeri tam olarak "1/137,036" olan bir sabit. Bu sabit, elektromanyetizmanın gücünü (yani mesela elektronların atom çekirdeğine ne kuvvetle bağlandığını) belirliyor. Eğer ince yapı sabiti daha büyük olsaydı, elektronlar atoma şu ankinden çok daha fazla yapışırdı; daha küçük olsaydı, elektronlar atomun etrafında stabil bir şekilde kalamayabilirdi — ve her iki durumda da, yaşamı ortaya çıkaracak kimya var olamayabilirdi.
- kozmolojik sabit
Değeri 10 üzeri -122 Planck birimi olan kozmolojik sabit. Bu sabit, geç dönem Evren'in genişlemesinin hızlanma oranını belirliyor. Eğer bu sayı negatif olsaydı, Evren daha galaksiler oluşamadan kendi üzerine çökerdi. Eğer sayı bugünkünden çok daha büyük olsaydı, uzay-zaman dokusu öylesine hızlı genişlerdi ki, madde bir araya öbeklenip de galaksileri oluşturamayabilirdi.
- Hassas Ayar Problemi
Metinde bahsedilen, Evren'in bazı parametrelerinin çok özel (hassas) değerlerde olmasının, Evren'in bizim gözlemlediğimiz türde yapılar ve yaşam barındırmasıyla ilişkili olduğu düşüncesi; bazı düşünürlerin, parametrelerin bizim Evren'imiz için 'ayarlandığı' iddiasına işaret eden kavram.
- Kozmolojik Seçilim Teorisi (Bereketli Evrenler Teorisi)
Lee Smolin'in önerisi: Birbirine benzer ama birazcık farklı olan katrilyonlarca evrenden oluşan bir popülasyon olduğunu varsayar; bu evrenler, yeni oluşacak evrenlerin yapısını ve doğasını belirliyorsa, en 'uygun' kombinasyonları üreten evrenler en çok var olup, en uzun süre "hayatta kalıp", kendilerine benzer evrenlerin yaratılmasını kolaylaştırabilir. Smolin bu süreci karadeliklerin yeni bebek evrenler üretmesi üzerinden kurguluyor; böylece evrenler arası bir seçilim işlemi işler ve parametre kombinasyonları, daha çok karadelik üreten evrenlerde daha sık görülür hale gelir.
- karadelik
Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi'nin klasik yorumunda karadeliğe düşen madde, "tekillik" dediğimiz o sonsuz yoğunluktaki noktaya ulaşana kadar karadeliğin içine düşer; karadeliğin merkezine yaklaştıkça deneyimlediği olağanüstü gelgit kuvvetleri nedeniyle atomlarına ve kuarklarına kadar parçalanır. Smolin'in teorisinde karadelikler "yeni evrenler yaratabilen kozmik tohumlar" olarak kurgulanır: Kuantum kütleçekim etkileri tekilliği sonsuz yoğunluk yerine Planck yoğunluğunda tutabilir ve merkezdeki uzay-zaman dokusunda bir "rebound" (geri sıçrama) oluşturarak yeni, kendine has bir "bebek Evren" üretebilir; üretilen bu bebek evrenin parametreleri ebeveyn evreninkinden az miktarda ve rastgele değişmiş olabilir.
- tekillik
Klasik genel görelilik çerçevesinde karadeliğin merkezinde ulaşılan, "sonsuz yoğunluktaki nokta" olarak tanımlanan durum. Ancak Smolin ve kuantum kütleçekim görüşleri bağlamında bunun gerçekten sonsuz olmayıp, Einstein'ın teorisinin bozulacağı seviyeye gelmeden önce Planck yoğunluğu gibi sonlu ama çok büyük bir değere ulaşıyor olabileceği ileri sürülüyor.
- Genel Görelilik Teorisi
Einstein'ın teorisi; klasik yorumuyla karadeliğe düşen maddenin tekilliğe ulaştığını öngören çerçeve. Ancak bu teori, tekillikteki enerji ve büyüklük sınırlarında çalışamaz hale gelir, dolayısıyla tekilliğin fiziksel doğası hakkında tek başına yeterli açıklama sağlamaz.
- kuantum kütleçekim teorileri
Einstein'ın genel göreliliği ile kuantum mekaniğini birleştirmeye çalışan teoriler; Smolin bu teorilerin ileri sürdüğü bir ihtimali devreye sokarak karadelik tekilliğinin sonsuz yoğunlukta olmayıp Planck yoğunluğunda olabileceğini ve bu nedenle merkezde kuantum süreçlerin devreye girip bir "rebound" (geri sıçrama) yaratarak yeni bir evrenin kopuşunu mümkün kılabileceğini tartışır.
- Planck yoğunluğu
Kuantum kütleçekim bağlamında tekilliğin gerçekten sonsuz olmayıp ulaşabileceği, gündelik hayattan hiç de aşina olmadığımız kadar büyük ama sonsuz olmayan yoğunluk değeri; Smolin'in senaryosunda karadelik merkezindeki yoğunluğun bu değere ulaşması halinde kuantum süreçler devreye girer ve geri sıçrama meydana gelebilir.
- rebound (geri sıçrama)
Karadelikle kuantum arasındaki çekişme sonucu karadeliğin merkezinde bulunan uzay-zaman dokusunda meydana gelen kopuş; o bölgedeki uzay-zaman dokusu, bizim Evren'imizi oluşturan dokudan kopup ayrılır ve böylece kendine has, yeni bir "bebek Evren" üretir.
- uyum başarısı / fitness / üreme başarısı
Doğada uyum başarısını genellikle "hayatta kalma" ve "üreme" başarısıyla, yani kendine benzer bireyleri çoğaltma başarısıyla ölçüyoruz. Evrenler için bu, o evrenin kendi iç parametrelerine bağlı olarak üretebildiği karadelik sayısıyla belirleniyor; bir evren ne kadar çok karadelik üretebiliyorsa, o kadar fazla yeni bebek evren oluşturma şansı olur.
- TOV Limiti (Tolman–Oppenheimer–Volkoff Limiti)
Karadeliklerden sonraki en iri stabil gök cismi olan nötron yıldızlarının alabileceği üst sınırı tanımlayan limit. İsmini Tolman, Oppenheimer ve Volkoff'tan alır. Şu anda yaklaşık olarak Güneş'imizin 2.2–2.3 katı civarında kabul ediliyor. Bir yıldızın ölümü öncesinde yeterli kütlesi yoksa; erken dönemde çekirdeğinde kalan madde TOV limitinin altında kalırsa nötron yıldızına dönüşür; eğer çekirdek kütlesi bu limitin üzerinde ise kendi üzerine çökerek karadeliğe dönüşebilir. Smolin'in hesaplarına göre Kozmolojik Seçilim doğruysa bu limit yaklaşık Güneş'in 2–2.5 katından daha büyük olmamalı; eğer gözlemlediğimiz hiçbir nötron yıldızı yaklaşık 2.5 Güneş kütlesi üzerinde değilse teori ayakta kalır, bir tane bile daha büyük nötron yıldızı bulunursa teori çürür.
- nötron yıldızı
Karadeliklerden sonra gelen en iri stabil gök cismi. Bir yıldızın ölümü sırasında kütlesinin büyük bir kısmını saçar; çekirdeğinde kalan madde eğer TOV limitinin altındaysa nötron yıldızına dönüşür. Metinde ayrıca gözlemlenen en büyük nötron yıldızı örneği olarak 2.4 Güneş kütleli Karadul Pulsarı verilmiştir.
- süpernova
Bir yıldızın ölümü sırasında gerçekleşen çöküş ve patlama olayı; süpernovalar uzaya madde saçılımı sağlar. Eğer çok fazla yıldız karadeliğe dönüşürse, süpernovaların uzaya madde saçılımı azalır ve yeni yıldız oluşumu zorlaşır.
- Popülasyon III yıldızları
Evrende oluşan ilk yıldızlar; Kozmolojik Seçilim Teorisi açısından evrenin erken evrelerinde yeterli sayıda ve iri kütlede bu tür yıldızların üretilmesi gerekiyor ki, bunların ölümüyle bol sayıda karadelik üretilebilsin. Bu ilk yıldızların çok fazla veya çok az olması da karadelik üretimini ve sonraki yıldız oluşumunu olumsuz etkileyebilir.
- lambda-CDM
Metinde geçen ve "şu anda var olan en güçlü kozmoloji modeli" olarak tanımlanan standart kozmolojik model; erken evrede gözlemlenen hızlı yıldız oluşumunu ilk etapta açıklamakta zorlandıysa da, veriye uyacak şekilde adapte edilebiliyor ve Kozmolojik Seçilim Teorisi lehine hemen terk edilebilecek bir model değil.
- Kozmik Enflasyon
Evrende erken dönemde gerçekleştiği öne sürülen ve hızlı genişleme/dinamikler yaratan süreç; Leonard Susskind gibi bazı fizikçilere göre Kozmik Enflasyon, Kozmik Seçilime ihtiyaç kalmaksızın sayısız Büyük Patlama yaratıp toplam karadelik sayısını Kozmik Seçilimin yapabileceğinden çok daha fazla maksimize edebilecek dinamiklere sahip olabilir.
- entropi
Söz konusu eleştiride; normalde karadeliklerin maksimum entropiye, yani maksimum düzensizliğe ve gürültüye sahip olduğu, oysa Evrenimizi başlatan Büyük Patlama'nın inanılmaz düşük bir entropiye sahip olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla bir karadeliğin maksimum entropisinden bir Büyük Patlama'nın düşük entropisine doğrudan dönüşüm mekanizmasının bilinmediği vurgulanıyor.
- Planck ölçeği
Fiziğin bilinen sınırlarını zorlayan, inanılmaz yüksek enerji seviyeleriyle ilişkilendirilen ölçek; Smolin'in kuramında karadeliği yeni bir evrene dönüştürecek sıçramanın bu tür Planck ölçeği enerji seviyelerinde gerçekleşmesi gerektiği ve bunun varyasyonel kalıtsallık gerektiren doğal seçilim bakışından problem teşkil edebileceği tartışılıyor.
- ara geçiş türü (örnek: Tiktaalik)
Evrimsel biyolojide, bir geçişin varlığı iddia edildiğinde beklenen türler; metinde örnek olarak Tiktaalik veriliyor: Evrimsel biyologların yaptığı çıkarımlara dayanarak, eğer denizel canlılar karalara çıktıysa fosil kayıtlarında yarı-balık yarı-sürüngen canlıların belirli jeolojik katmanlarda bulunması gerektiği ve Tiktaalik'in bu öngörüyü doğruladığı anlatılıyor. Bu, Kozmolojik Seçilim Teorisi'nin yaptığı gibi test edilebilir öngörülere bir benzetme olarak kullanılıyor.
- Büyük Patlama
Evrenimizin başlangıç anı olarak anılan olay; metinde, Büyük Patlama'nın düşük entropili olduğu ve karadeliklerin maksimum entropili olması nedeniyle aradaki entropi farkının Smolin'in karadelik→Büyük Patlama bağlantısı için önemli bir problem oluşturduğu belirtiliyor.