Düzenli mastürbasyon gerekli mi?
Düzenli mastürbasyon gerekli değildir. Cinsel sağlık ve genel refah için faydalı olabilir, ancak zorunlu değildir.
Düzenli mastürbasyonun bazı potansiyel faydaları şunlardır:
Stres ve gerginliği azaltabilir.
Uyku kalitesini artırabilir.
Bağışıklık sistemini güçlendirebilir.
Baş ağrılarını hafifletebilir.
Kendine güveni ve özgüveni artırabilir.
Cinsel işlevleri geliştirebilir.
Prostat kanseri riskini azaltabilir.
Düzensiz mastürbasyonun (bağımlılık olmayacak şekilde) herhangi bir zararı olduğu bilinmemektedir.
Ancak, bazı potansiyel dezavantajlar şunlardır:
Suçluluk veya utanç duygularına yol açabilir.
Zaman ve enerji israfı olarak görülebilir.
Odaklanma ve konsantrasyon zorluğuna neden olabilir.
Aşırıya kaçılırsa ilişkileri olumsuz etkileyebilir.
Unutulmamalıdır ki, her bireyin mastürbasyon sıklığı ve şekliyle ilgili kendi tercihleri vardır. En önemli şey, kendinizi rahat hissettiğiniz ve size zarar vermediğini düşündüğünüz bir şekilde mastürbasyon yapmanızdır.
Mastürbasyon hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, şu kaynaklara başvurabilirsiniz:
Planned Parenthood: https://www.youtube.com/watch?v=XUdPanGBhT4
Sex Etc: https://sexetc.org/
Scarleteen: https://www.scarleteen.com/
Ayrıca, bir terapist veya danışmanla da konuşabilirsiniz.
Bilimsel olarak ele aldığımızda, günümüzde hekimlerin ve psikologların ezici bir çoğunluğu tarafından mastürbasyon normal ve sağlıklı bir davranış olarak tanımlanmaktadır. Mastürbasyonun genel geçer faydalarına ve sağlık üzerindeki olumlu etkilerine yönelik bulguların enginliğine karşılık, bazı izole vak'alarda görülen zararlara ve olumsuz etkilere yönelik bulgular yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla aralıklarla gündeme gelen ve mastürbasyonu özellikle de dini nedenlerle eleştirmeye çalışan içeriklerin dikkate değer bir geçerliliği bulunmamaktadır. Birçoğu hatalı neden-sonuç ilişkileri ve bilimsel verilerin eksik okunmasına yönelik hatalar üzerine kurulu argümanlardır. Geri kalan eleştiriler ise, zaten tıbbi terminoloji çerçevesinde "sorunlu" olarak tanımlanan koşulların sanki mastürbasyon yapan herkesin sorunuymuş gibi genellemesinden kaynaklanmaktadır. Mastürbasyonun zararlı olduğu yegane koşullar, Merck Tanı ve Terapi Elkitabı'nda şu şekilde tanımlanmaktadır:
Mastürbasyonun anormal olduğu yegane durumlar şu şekilde tanımlanmaktadır: Partnere yönelik davranışı engellediğinde, halk içerisinde açık bir şekilde yapıldığında, veya kişiye rahatsızlık verecek miktarda ve takıntıya varacak düzeyde yapıldığında.
Mastürbasyonun sağlıklı olmasının ana nedeni, seksi simüle ediyor olmasıdır. Seksin kendisi son derece sağlıklı olduğu için, mastürbasyon da genel olarak sağlıklı görülebilir. Ancak anlaşılmalıdır ki seks her zaman ulaşılabilir bir davranış değildir. Bu nedenle mastürbasyonun bir davranış olarak evrimleşme sebebi de kolayca anlaşılabilir. Ancak evrimsel kökenine girmeden önce sağlık ile ilişkisini açıklamak istiyoruz, böylece evrimsel süreçte neden doğa tarafından desteklendiğini daha kolay anlayabiliriz:
Yapılan araştırmalar, mastürbasyonun faydalarıyla ilgili pek çok veriye ulaşmamızı sağlamıştır. Örneğin mastürbasyonun depresyonu azalttığı ve kişinin öz güvenini arttırdığı, Gale Çocuk Sağlığı Ansiklopedisi'nin 2006 baskısındaki bir araştırma yazısında yer almaktadır. Aynı zamanda cinsiyetler arası sosyal dengeyi sağlamak konusunda da faydaları olduğu bilinmektedir. Örneğin taraflardan birinin diğerine göre sekse daha düşkün olduğu durumlarda mastürbasyon yersiz isteklerden doğacak çatışmaları önleyici bir unsurdur. Bunun yanı sıra karşılıklı mastürbasyon (seks yapmadan çiftlerin birbirlerine mastürbasyon yapmaları), cinsel birleşme gerçekleşmeden kişilerin uyarılma bölgelerini bulmalarını sağlamaktadır. Böylece cinsel birleşme sırasında tarafların daha fazla zevk alması sağlanabilmektedir.
1997 yılında yapılmış bir araştırma, haftada ortalama 5-7 defa mastürbasyon yapan insanlarda kalp krizi, enfarktüs, miyokardiyal iskemi risklerinin azaldığını göstermiştir. 2003 yılında Graham Giles Avusturalya Kanser Konseyi'nin yaptığı bir araştırmaya göre düzenli mastürbasyon yapan insanların prostat kanserine yakalanma ihtimalleri azalmaktadır. Özellikle 20'li yaşlarda haftada 5 ya da daha fazla defa mastürbasyon yapan (veya genel olarak boşalan) kişilerde bu risk minimuma inmektedir. Ancak bu sayı abartılırsa, kansere yakalanma oranının arttığı 2008 yılında yapılan bir araştırmayla gösterilmiştir. Aynı zamanda mastürbasyon yapan kişilerin, sırf bu hissi yaşamak için tanımadıkları insanlarla seks yaparak Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar'a (CYBH) yakalanma riskleri azalmaktadır. Yine 2008 yılında Tebriz Tıp Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre düzenli yapılan mastürbasyon, daralmış damarların ve solunum yollarının açılmasını ve açık tutulmasını sağlamaktadır. Bunların yanı sıra, mastürbasyon sayesinde cinsel birleşme miktarı azaltılarak, istenmedik doğumların da önüne geçilebilmektedir. Son olarak, 2009 yılında Amsterdam'da bulunan Avrupa İnsan Üremesi ve Embriyoloji Cemiyeti tarafından yapılan bir araştırmaya göre mastürbasyon veya seks yoluyla düzenli boşalmak, sperm kalitesi ve hareketliliğini arttırmaktadır; bu da cinsel gücün artması demektir.
Aşırı Mastürbasyon: Mastürbasyonun Hiç mi Riski Yok?
Pratik olarak hayır, mastürbasyonun bugüne kadar genel geçer bir şekilde zararlı olduğunu iddia etmemize yetecek kadar bir güvenilir araştırma verisi bulunmuyor. Ancak "aşırı mastürbasyon" konusu, birazcık daha detaylıca değinmenin faydalı olabileceği bir konudur.
Öncelikle, "aşırı mastürbasyon"un ne olduğunu tanımlamamız gerekiyor. Ancak bu pek kolay değil, çünkü genel geçer bir sıklık veya sayı bulunmuyor. Uzmanlar, kişinin mastürbasyon sırasında ve sonrasında kendilerini nasıl hissettiklerine bağlı olarak bunu tanımlamaları gerektiğini bildiriyorlar. Genel olarak günde birden fazla defa mastürbasyon yapmak "fazla" gelebilir; ancak eğer ki bunu yaparken, işlerinize yetişebiliyor ve genel olarak kendinizi mutlu, rahatlamış ve huzurlu hissediyorsanız sorun yok. Muhtemelen bu sıklık sizin için zararlı değil. Zira "belli bir sayının üzerinde mastürbasyon yapmak vücuda zararlıdır" gibi bir kaide bulunmuyor. Bilimsel araştırmalarda buna yönelik hiçbir bulgu yok! Ancak eğer ki mastürbasyon yapma sıklığınız dolayısıyla partnerinize veya işinize zaman ayıramıyorsanız, odaklanamıyorsanız, sıkıntıya düştüğünüzü hissediyorsanız ya da cinsel doygunluğa erişemediğinizi fark ediyorsanız, muhtemelen bir sıkıntı olabilir ve bir psikolog ile görüşebilirsiniz. Dolayısıyla mastürbasyonun "aşırı" olup olmadığı kişiden kişiye değişmektedir.
Ancak diyelim ki siz aşırı sıklıkta mastürbasyon yaptığınızı düşünüyorsunuz. İşte düzenli olarak yapıldığında son derece faydalı olan mastürbasyon , aşırıya kaçtığınızda bazı sorunlara sebep olabilmektedir. Çünkü mastürbasyondan alınamayan doyum, insanları farklı yollara itmektedir. Bunların başında, özellikle insanların mastürbasyon yaparken kullandıkları araçların cinsel organlarına sıkışması sorunu gelmektedir. Bu durum, erkeklerde de kadınlarda da sıklıkla görülmektedir. Bazı insanlar mastürbasyondan aldıkları zevki arttırmak adına vücutlarına büyük objeler sokabilmektedir veya penislerini tehlikeli objelerin içine sokabilmektedirler. Bu gibi durumlarda yaralanmalar, yırtılmalar ve kopmalar oluşabilir; ancak "normal mastürbasyon" davranışı çerçevesinde dikkate değer bir sorunun tespit edilemediği söylenebilir.
Aşırı mastürbasyon yapan erkeklerde "penis kırılması" olarak bilinen hasarın oluşma ihtimali artmaktadır. Ayrıca yine erkeklerde, aşırı durumlarda Peyronie Hastalığı'na yakalanma şansı artmaktadır. Bu hastalıkta, peniste bulunan bağ dokuları hasar görür ve aşırı acı, peniste anormal kıvrımlar, erekte olamama, yaralar ve penis boyunda kısalma görülmektedir. Erkeklerin %10'unda bu hastalığın olduğu bilinmektedir. Sünnetsiz erkeklerde çok sık yapılan mastürbasyon, fimoz (phimosis) denen bir soruna yol açabilmektedir. Bu durumda penisi kavrayan deri ileri itildiğinde öylece kalır ve geri açılmaz. Bu durumda penis başında kapanma, ağrı ve acı meydana gelir. Bir diğer durumda meni sızması oluşabilir ve istenmedik zamanlarda sızıntı şeklinde boşalmalar meydana gelebilir. Keza penis ucundaki derinin (sünnetli erkeklerde bulunmaz) iltihaplanması da temiz olmayan koşullarda mastürbasyon yapan erkeklerin karşılaştıkları sorunlardan birisidir.
Ayrıca, aşırı mastürbasyon yapmak kimi durumda bir sonuç değil, bir semptom da olabilir. Özellikle de zihinsel bazı sorunlarda bireyler mastürbasyona yönelmektedirler. Örneğin küçük yaşta aşırı mastürbasyon yapan kişilerin kendileri ve başkaları üzerinde cinsel üstünlük kurma algısı kontrolsüz olarak gelişebilmektedir. Bu da, çocuklarına cinsel istismarda bulunma risklerini artmaktadır. Ancak bunun arasında bir neden-sonuç ilişkisi kurmak için henüz yeterince veri bulunmamaktadır. Dahası, az sayıda araştırma, aşırı mastürbasyon yapımı sonucunda tarafların cinsel istekleri azaltabildiğini göstermektedir. Özellikle erkeklerde sık mastürbasyondan dolayı cinsel istek çok azalabilir ve bu ilişki sorunlarına sebep olabilir.
Elbette, bir diğer sorun, takıntılı mastürbasyon davranışıdır. Mastürbasyonun gerginlikle baş etmek için bir "tedavi" olarak görülmesi ve buna bağlı olarak takıntılı bir şekilde, aşırı sık mastürbasyon yapılması, kişilerin bazı psikolojik rahatsızlıkları olduğuna işaret edebilir. Çok sık mastürbasyon yapan insanlarda kasılmalar artmakla birlikte, gevşeme konusunda zorluklar yaşanabilmektedir. Ayrıca mastürbasyonun, tıpkı seks gibi rahatlatıcı ve mutluluk verici bir etkisi olsa da, aşırıya kaçan miktarlarda yapıldığında bu etki azalabilir ve dolayısıyla tatminsizlik sorunları baş gösterebilir.
Özetle, aşırı mastürbasyonun genel tıbbi yan etkileri arasında şunlar sayılabilir:
Görülebileceği gibi, bunların hepsi son derece izole ve ufak yüzdelerle karşımıza çıkan sorunlardır. Bunların birçoğu mastürbasyon yapanlar tarafından hiçbir zaman deneyimlenmeyecek sorunlardır ve bu sorunları popülasyonunun geneline vurmak gerçekçi olmayacaktır. Mastürbasyonun sağlık faydalarının karşısında bu düşük olasılıklı sorunlar göz ardı edilebilir. Keza her davranış, belirli bir risk ile beraber gelir ve canlılar, elde edecekleri faydalara karşılık bu riski göze alırlar. Seksin kendisi bile risksiz değildir!
Bu konu ile ilgili, Evrim Ağacı sitesinde "Masturbasyon Nedir? Mastürbasyon Neden Evrimleşti?" başlıklı makaleyi okuyabilirsin. O makaleden not aldığım kısımları paylaşıyorum.
1)Mastürbasyonun sağlıklı olmasının ana nedeni, seksi simüle ediyor olmasıdır. Seksin kendisi son derece sağlıklı olduğu için, mastürbasyon da genel olarak sağlıklı görülebilir.
2)2009 yılında Amsterdam'da bulunan Avrupa İnsan Üremesi ve Embriyoloji Cemiyeti tarafından yapılan bir araştırmaya göre mastürbasyon veya seks yoluyla düzenli boşalmak, sperm kalitesi ve hareketliliğini arttırmaktadır; bu da cinsel gücün artması demektir.
3)Peki canlıları mastürbasyona iten evrimsel seçilim baskısı ne olabilir? İşte bu noktada, İngiliz evrimsel biyologlar Robin Baker ve Mark Bellis'in teorisi bir cevap öneriyor: Spermlerin "raf ömrü" olduğu gerçeği! Erkek insanların testislerinde her gün 3 milyon civarında sperm üretilmektedir; ancak bu spermler ölümsüz değildir. Üretildikten sonraki 5-7 gün içerisinde ölürler. Bu durumda masturbasyon, insanda ve diğer canlılarda spermleri ölmeden vücut dışına atmanın bir yolu olarak evrimleşmiş olabilir. Bu sayede, ola ki gerçekten çiftleşme şansı doğarsa, testislerde üretilmiş "taze" ve "daha güçlü" spermler dişi vücuduna enjekte edilebilecektir.
4)Uzmanlar, 30 heteroseksüel çiftten "çiftleşme sonrası vajinal akıntı" örneği istemişlerdir. Bu, erkek dişinin içerisine boşaldıktan sonra geriye akan sperm, meni ve vajinal sıvı karışımıdır. Bu akıntı içerisindeki spermler, başarısız olan veya ölü spermlerdir. Yaptıkları incelemelerde, gerçekten de seksten önce mastürbasyon yapmayan (ya da çok eskiden yapmış olan) erkeklerin kız arkadaşlarının vajinal akıntısı içerisinde çok daha fazla sperm gözlenmiştir. Bunun sebebi, mastürbasyon yapmayan (ya da az yapan) erkeklerin spermlerinin daha zayıf olması ve kolayca dişi vücudundan atılabilmesidir. Yani mastürbasyon , kaliteli spermlerin önünü açmaktadır.
Sonuç olarak; aşırıya kaçılmadığı düzeyde yapılan mastürbasyon zararlı gözükmüyor. Fakat pornografik içerik seyretmek, tıpkı uyuşturucu gibi yapay bir şekilde mutluluk hormonu salgılattığı için zararlı diye biliyorum.
Merhabalar
Bu soru oldukça geniş çaplı ve tek seferde kısaca açıklanamayacak kadar önemli bir soru ancak dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım.
Ergen bireylerde aşırıya kaçmayan porno tüketimiyle birlikte mastürbasyonun tamamen zararlı olduğunu söylemek güçtür. Çünkü birey en azından neyin nasıl yapıldığının bilincine varır. Orgazm sonrası gelen rahatlamayla stresten biraz daha uzaklaşmış hisseder. Herhangi bir aktivite sırasında bireyin dikkatini dağıtan cinsel uyaranlar bir problem olmaktan çıkar çok daha rahat konsantre olur. Salgılanan dopamin sonucu bir anlığına (orgazm anında) biraz daha mutlu ve özgüveni yüksek hisseder.
Aşırıya kaçan porno tüketimiyle, mastürbasyon sonrası gelen orgazm hissi yukarıdaki sonuçlarına rağmen tehlikeli bir olgudur. Çünkü beynimiz bu kadar yüksek sayıda hormonal salgıya sebep olan olaylara ve uyaranlara karşı oldukça hassastır. Nörolojik yönden bunu açıklamak mümkündür. Mastürbasyon sonrası orgazm sırasında beyinde yüksek oranda dopamin salgılanır. Bu dopaminin her hormonda olduğu gibi bir reseptöre tutunması yani eslenmesi gerekir. Aşırıya kaçan porno tüketiminde salgılanan bu dopaminin tutunabilecegi reseptor sayısı oldukça azalır. Beyin, özellikle orgazm anında bu azalışı dogru yorumlayamaz. Öyle ki tam tersi bir mantıkla reseptör sayısını yeterli, dopamin sayısını az bulur ve eksik olduğunu düşündüğü dopamin salgısını arttırma sürecine gider. Dolayısıyla her bir mastürbasyon sırasında beyin, bir öncekinden daha çok dopamine ihtiyac duyar ve neticede bağımlılık oluşabilir. Aynı zamanda bu dopamin salgısını telafi süreci her zaman aynı kategorideki içerikten karşılanmaz. Beyin, dopamin salgısını kısa sürede arttırmak için çok daha şiddetli bir uyarana ihtiyaç duyacaktır. Dikkat edilirse gerçekleştiği takdirde büyük bir suç unsuru oluşturabilecek cinsel davranışlar (özellikle partnere şiddet içerikleri ve tecavüz), olayların tamamen karikatürize edildiği porno filmlerinin başlıca konularını oluşturur. İşte sebebi bağımlılıktan oluşan bu dopamin etkisidir. Bütün bu aşırı mastürbasyon ve porno tüketimi sonucunda erkeklerde sertleşme bozuklukları, erken boşalma sorunları ve hatta ön beyinde kalıcı hasar, çeşitli sinir krizleri ve ruhsal bunalımlar meydana gelebilir. Hatta bu olaylar, kisilerde ensesi ilişkilere, tecavüze veya aldatmaya sebebiyet verebilir.
Sonuç olarak mastürbasyon yapmak, cinsel seçilimin bir parçasıdır. Elbetteki bu olayın da doğurduğu bazı yararlı sonuçlar olacaktır ancak bu aktivite sırasında tehlikeli sularda yüzüldüğü gerçeği, aşırıya kaçan tüketimin bağımlılık yaratabileceği ve az önce yukarıda sıraladığımız sonuçlara yol açabileceği göz ardı edilmemelidir. Daha çok açıklama için "nofab" 'ı da araştırabilirsiniz.
Bence abartılmadığı sürece bir sorun yok. Ama gerçekten onsuz yapamamaya başlarsan bir süre sonra bağımlısı olursun. Her fırsatta onu izleyip zevk aldıktan sonra içerikler azalmaya başlar çünkü artık sıradan gelir ve extrem olanları ararsın. Ve porno filmlerindeki kişiler özenle seçilerek alınır. Erkeklerin penisi uzun ve kalındır, kadınlar fit ve güzeldir. İnsan bunları gördükçe aynı performansı partnerinden bekler ve haliyle alamayınca ilişkiden zevk almaz. Veya tam tersi, sen o filmlerdeki gibi mükemmel olamadığın için özgüven sorunu yaşarsın ve ilişki sırasında aşk, tutku, romantizm yerini kendini partnerine kanıtlama çabasına döner.
Bu konuda kapsamlı bir yazımız mevcut. "Sonuç" kısmını buraya bırakacağım ama tamamını okumanızı önemle tavsiye ederim:
Uzun lafın kısası, eldeki veriler ışığında, pornonun toplumda algılandığı kadar tehlikeli bir unsur olmadığı söylemek mümkündür. Daha önce de belirttiğimiz gibi, belirli bir yaşın altındaki bireylerin cinsel içeriğe doğrudan maruz kalması, toplumsal yapımız dahilinde psikolojik bazı sorunları beraberinde getirebilecek olsa da (toplum tarafından dışlanma, sapıklıkla yargılanma gibi), pornografik içeriğin gerekenden fazla baskılanmasından doğacak sorunların daha tehlikeli olacağı söylenebilir. Dolayısıyla, sanıyoruz ki en uygun yöntem, olayları akışına bırakarak aşırı katı bir yol izlememek, gerektiği zaman, gerektiği şekilde genç bireylerin pornografik içerikle tanışmasına müsaade etmek olacaktır.
Ayrıca bu süreçte verilebilecek, yetişkin tavsiyeleri de gençlerin cinsel yaşantısını olumlu etkileyecek, ebeveynlerinin bu konuda onu desteklediğini bilmek, gence güven verecektir. En önemlisi ise toplumsal yanılgıların aksine, olay ve olgulara bilimsel ve tarafsız bir bakış açısıyla yaklaşmamız ve eğer ki önceden hatalı düşünüyorsak, bunları düzeltmemizin gerekliliğidir. Bu bağlamda, pornonun "kirli akıl" ile değil, insanın doğal ihtiyaçlarından doğan (evrimsel geçmişimizden doğan) bir unsur olduğu kabul edilmelidir.
Pornografinin toplum ve birey üzerindeki etkilerine yönelik araştırmalar tamamlanmış veya kusursuz değildir; dolayısıyla zaman geçtikçe bu konuda bilimsel konsensüs (görüş birliği) değişebilir. Fakat şu anda var olan veriler ışığında görülen, pornografi sektörünün kendi iç etik sorunları haricinde (çalışma şartları, ödemeler, sektörden çıkışın zorlukları, cinsiyet eşitsizlikleri, vb.), aşırıya kaçılmadığı müddetçe insanlar ve toplum üzerinde dikkate değer bir zararı olmadığını, hatta birçok durumda faydası olabildiğini (en azından ortalamada faydasının zararından daha yüksek olduğunu) söyleyebiliriz.
Eğer ki porno tüketiminizin sosyal ilişkilerinizi zedelediğini, gündelik fonksiyonlarınızı aksattığını, sorumluluklarınızı yerine getirmenize engel olduğunu düşünmüyorsanız ve haftada birkaç seferden daha sık porno tüketimine başvurmuyorsanız, eldeki veriler ışığında en azından bu açıdan bir rahatsızlığınız olmadığını söyleyebiliriz. Eğer bunları yaşıyorsanız, alanında uzman bir psikolog ile görüşerek durumu çözmeye çalışabilirsiniz. Ayrıca pornografi sektörünün yansıttığı kadın-erkek ilişkilerinin bir "filmden" veya bir "hayalden" ibaret olduğunun (yani yapılanların ezici çoğunluğunun senaryoya bağlı rollerden ibaret olduğunun) farkında olmalı; her iki cinsiyetin de, aksi yöndeki bir fanteziye açık rızanın olduğu durumlar haricinde, karşı cinsiyete her zaman saygıyla yaklaşması gerektiğini bilmeli; pornografinin genel geçer olarak iyi bir seks eğitimi aracı olmadığını ve modern seks eğitiminin yerini alamayacağını hatırlamalısınız.
Yazının tamamında bulabileceğiniz başlıklar:
Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.
***
Ayrıca konuyla ilişkili olarak ilginizi çekebilecek diğer makaleler: