https://evrimagaci.org/20-yas-disi-nedir-neden-sorun-cikarir-259
Yirmi yaş dişi, insanın evrimsel atalarına bitkileri öğütmede yardımcı olan körelmiş üçüncü azı dişidir. İnsanın atalarının kafataslarında daha çok diş içeren daha büyük çeneler olduğu düşünülüyor. Böylece insanın bitki hücre duvarını oluşturan selülozun sindirimindeki yetersizliğini kapatarak yeşillikleri çiğnemelerine yardımcı olmuştur. 10.000 yıl önce yaşanan tarım devrimi ile birlikte insanlar, karbonhidrat ve yüksek enerji içeren daha yumuşak besinler tüketmeye başlamışlardır. Böyle bir diyet sonucunda paleolitik atalarımızda olduğu gibi çenemiz daha ileri büyümemiş ve haliyle yirmi yaş dişine yer kalmamıştır.
(bilgelik dişi=20.yaş dişi)
Antropologlar, bilgelik dişlerinin veya üçüncü azı dişlerinin atalarımızın daha erken çiğneme gücü gerektiren ve dişlerin aşırı aşınmasıyla sonuçlanan kaba, kaba gıda - yaprak, kök, fındık ve et gibi erken diyetinin evrimsel cevabı olduğuna inanırlar. Yumuşak besinler ile modern diyet, çatal, kaşık ve bıçak gibi modern teknolojilerin harikaları, bilgelik dişlerine olan ihtiyacı ortadan kaldırmıştır. Sonuç olarak, evrimsel biyologlar artık bilgelik dişlerini körelmiş organlar veya evrim nedeniyle işlevsiz hale gelen vücut parçaları olarak sınıflandırmaktadır.
Bilgelik dişleri, diş perisi yastığınızın altında değişiklik bıraktıktan sonra neden patlar? Bebeğin birincil dişlerinden kalıcı dişlere kadar diş gelişimi, yıllar boyunca, ilk molar altı yaş civarında patlar ve ikinci molar 12 yaş civarında patlar, organize bir şekilde gerçekleşir. onuncu yaş gününüzün etrafında şekillenme, diş gelişimi zaman çizelgesindeki son azı dişleri kümesidir, bu nedenle genellikle 17 ila 25 yaşları arasında olana kadar patlamazlar. Çünkü bu, insanların daha akıllı oldukları söylenen yaştır, üçüncü azı dişleri seti “bilgelik dişleri” olarak adlandırılmıştır.
Bazı insanlar hiçbir zaman bilgelik dişleri almazlar, ancak Kanada Dişhekimleri Birliği'nde yayınlanan bir araştırmaya göre, sayı bir ila dört arasında herhangi bir yerde olabilir - ve çok nadir durumlarda dörtten fazla olabilir . Bilimsel literatür, birey başına diş sayısının neden değiştiğini henüz açıklayabilmiş değildir, ancak bu yabancı veya süpernümerer dişleri alanlar için her türlü soruna yol açabilir.
İnsan çeneleri evrimsel tarih boyunca daha küçük hale geldiğinden, bilgelik dişleri oluştuğunda etraflarındaki diğer dişlerden sıklıkla etkilenir veya tıkanırlar. Ayrıca, diş kısmen patlarsa, yiyecekleri çevreleyen sakız dokusunda sıkışabilir, bu da bakteri büyümesine ve muhtemelen ciddi bir enfeksiyona yol açabilir.
Patlamayan, ancak sıkışmış kalan bilgelik dişleri aynı zamanda kalıcı dişlerin kalabalıklaşması veya yer değiştirmesi gibi ağız sorunlarına da yol açabilir. Çok nadir durumlarda, etkilenen bilgelik dişini çevreleyen yumuşak dokuda bir kist (sıvı dolu kese) oluşabilir. Bu kistler kemik yıkımına, çene genişlemesine veya çevredeki dişlerde hasara yol açabilir. Daha nadir olarak, kistlerde tümörler gelişebilir, bu da tümör veya kist çok büyürse çenenin kendiliğinden kırılmasına neden olabilir.
Ağızdaki diğer tüm dişlerin yanı sıra işlev gören bilgelik dişleri geliştiren hastalar vardır ve sonuç olarak bıçağın altına girmeleri gerekmez. Ancak hiç kimse üçüncü molar komplikasyonların ne zaman ortaya çıkacağını tahmin edemez ve Amerikan Oral ve Maksillofasiyal Cerrahlar Birliği, bilgelik dişlerinin yaklaşık yüzde 85'inin nihayetinde çıkarılması gerektiğini tahmin eder.
Ateş keşfedilmeden önce atalarımızın yediği besinler genellikle sert ve çok çiğnenmesi gereken besinlerden oluşmaktaydı. Çiğnemenin kolaylaşması için daha fazla dişe ihtiyaç duyduk ve 20'lik diş dediğimiz dişler evrimleşti. Ateşin keşfedilmesi; çatal, kaşık, bıçak gibi yemeyi kolaylaştırıcı aletlerin icat edilmesiyle birlikte çiğneme ihtiyacımız azaldı ve 20'lik dişlerin bir önemi kalmadı.
Zamanla insan çenesinin daha küçük olmaya doğru evrimleşmesiyle beraber 20'lik dişlerin çıkacağı yerler genellikle başka dişler tarafından bloklandı ve bu dişlere baskı yapan 20'lik dişler şu anda sizin muzdarip olduğunuz ''20'lik diş ağrılarını'' ortaya çıkarttı.
Umarım yardımcı olabilmişimdir. Diş ağrılarınızın yakın zamanda geçmesini temenni ediyorum. İyi günler...
Merhabalar,
akıl dişi diyerek de adlandırdığımız bu ağrı veren kullanılmayan bir organa dönüşmüştür insanlarda.
Bu dişimizin kendi fonksiyonunu yitirmesinin sebeplerinden birisi elbette atalarımızdan günümüze kadar olan beslenme alışkanlıklarımızdır.
Atalarımız otçul olarak beslendikleri ve bizlerin ise hem etçil hem de otçul olmamızdan dolayı 20 lik dişimiz fazlalık haline gelmiştir. Umarım en kısa sürede kurtulur rahatlarsınız.
Ayrıca kaynak kısmına evrim ağacından yayınlanmış 20 lik diş ile alakalı çok güzel bir içeriğin linkini bırakıyorum. Umarım beğenirsiniz.
İyi okumalar.
Sağlıklı günler.
Evrim ile açıklarız :) yazının devamını aşağıdaki linkten bakabilirsiniz.
20 Yaş Dişleri (İng: Wisdom Teeth), insan türünün hem alt hem üst çenesinde bulunan azı dişleri arasında en arkada, üçüncü azı dişleri olarak çıkan dişlerdir. Ağıza sürme yaşı ortalama 17-25 arasında olduğundan ve insan bu yaşlarda daha eğitimli ve dolayısıyla nispeten akıllı olduğundan buna “akıl dişi” de denilmektedir.
Normal olarak, her bir çenenin iki köşesinde de birer tane olmak üzere 4 tanedirler. Ancak kimi yetişkinde bu sayı daha da artabilir.
Yirmi yaş dişlerinin sıklıkla gömülü kalırlar, çıktıkları zaman doğru şekilde çıkmazlar ve diğer dişlere sürtünerek onların yapısını bozabilirler. Bu nedenle de ağrı ve enfeksiyona neden oldukları bilinmektedir. Bunun haricinde ise hiçbir işlevleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla ağrıya neden oldukları zaman, diş hekimleri tarafından çekilerek hasta rahatlatılabilmektedir.
Uzun yıllar insanlar bu dişlerin en başından neden var olduğunu anlayamamış ve bir çeşit "lanet" olarak görmüşlerdir; zira 20 yaş dişlerinin çıkmaya başlamasından çekilene kadar verdiği acıyı, bu dişleri sorunlu olarak çıkan kişiler gayet iyi bilirler. Ancak evrimsel biyolojinin gelişimiyle birlikte öncelikle insan evrimine ışık tutulmuş, daha sonra da bu tip körelmiş organların varlığı açıklanmıştır. 20 yaş dişleri de, insanda görülen 40'tan fazla körelmiş organ ve yapıdan sadece birisidir.
20 yaş dişleri de popülasyon içerisinde yok olmaya doğru adım adım gitmektedir. Et ile beslenmeye 2.5 milyon yıl önce başladık ve bu sürede, artık işe yaramadığı için ve çenenin küçülebilmesi için yer açmanın avantajlı hale gelmesiyle, insan popülasyonu içerisinde 20 yaş dişleri giderek yok olmaya başladı. Eskiden popülasyonlarda bireylerin %99'undan fazlasında 20 yaş dişlerinin var olduklarını bilmekteyiz, ancak günümüzde, Dünya geneline baktığımızda bazı insanlarda ömürleri boyunca hiç 20 yaş dişinin çıkmadığını görmekteyiz.
İstatistik vermemiz gerekirse, günümüzde insanların %35'inde bu diş hiç oluşmamaktadır. Buna, evrimsel biyolojide agenez denmektedir. Yani popülasyon normları aksine, aynı popülasyon içerisindeki bireylerin, belirli bir organ/yapı/mekanizmayı embriyonik dönemde ya da zamanı geldiğinde üretememesi...
Genel olarak insan popülasyonunda ise Tazmanya'da yaşayan Aborjinlerde 20 yaş dişleri hiçbir bireyde çıkmamaktadır. Öte yandan Meksika yerlilerinde popülasyon içerisindeki tüm bireylerde 20 yaş dişleri çıkmaktadır. Diğer tüm toplumlarda ise bu dişlerin varlığı geniş bir çeşitlilik göstermektedir. Örneğin bazı ailelerde anne tarafında 20 yaş dişleri hiç çıkmazken, baba tarafında bu dişler tamamen ağrısız olarak çıkabilmektedir. Yavrular da buna bağlı olarak çeşitlilik spektrumunda belirli noktalarda yer alabilmektedir.
Merhaba, kısaca anlatacağım çünkü sitemizde bununla ilgili biri içerik mevcut, kaynak olarak bırakacağım.
Bir zamanlar ağaçta yaşayıp meyve ve yeşillik ile beslenen insan, bir süre sonra savanalara göç etti. Bundan sonra et ağırlıklı bir beslenme düzenine geçiş yapıldı. Otların daha güçlü ve hızlı sindirilmesini sağlayan bu fazladan azı dişlerimiz, hem et ağırlıklı beslenmeye geçiş yüzünden, hem de insan beyninin büyüyüp çenesinin küçülmesinden dolayı şuan ki hallerine dönüştüler.
Yazıdan not aldığım kısımlar;
1) "Beynimizin büyüyebilmesinin bizlere avantaj sağlamasından ötürü, beyne yer açmak adına ve diyetin de değişmesiyle birlikte çene yapımız küçülmeye başladı. Artık eski güçlü ve vahşi ağızlara ihtiyacımız azalmaya başlamıştı. Otlara göre sindirimi çok daha kolay olan et için fazladan dişlere ihtiyacımız kalmamıştı. İşte bu yüzden de fazladan dişler üretmeye harcanan enerji, başka alanlara harcanabilirdi. Zaten çenenin küçülebilmesi için en dıştan başlayarak dişlerden fedakarlık etmek avantaj sağlamaktaydı."
2) "Eskiden popülasyonlarda bireylerin %99'undan fazlasında 20 yaş dişlerinin var olduklarını bilmekteyiz, ancak günümüzde, Dünya geneline baktığımızda bazı insanlarda ömürleri boyunca hiç 20 yaş dişinin çıkmadığını görmekteyiz.
İstatistik vermemiz gerekirse, günümüzde insanların %35'inde bu diş hiç oluşmamaktadır."
3) "Genel olarak insan popülasyonunda ise Tazmanya'da yaşayan Aborjinlerde 20 yaş dişleri hiçbir bireyde çıkmamaktadır."
4) "...apandiks eser miktarda da olsa selüloz sindirimi için salgı sağlamaktadır; ancak bu salgı hiçbir işe yaramayacak kadar azdır)."