Bugün
Bugün hazırlanıyor.
Bugün hazırlanıyor.
Yapabileceğin en sağlıklı şey, bu sevgiyi olduğu gibi kabul edip karşılıklı bir ilişkiymiş gibi davranmamak. Bir futbolcuya hayranlık duymak normal ve çoğu zaman zararsız. Önemli olan bu duygunun hayatında nereye oturduğu.
Psikolojide buna parasosyal ilişki deniyor. Medyada sürekli gördüğümüz biriyle, onu tanıyormuş gibi bir yakınlık kurarız. Beynimiz tanıdık yüzleri, sesleri ve tekrar eden görüntüleri sosyal yakınlık olarak işler. Messi'nin maçlarını, röportajlarını, ailesiyle fotoğraflarını izledikçe tanıdığın biri gibi hissetmen bu yüzden şaşırtıcı değil. Ama bu ilişki tek yönlü. O seni tanımıyor, sen onun hayatının sadece sahneye yansıyan küçük bir kısmını biliyorsun.
Pratikte işe yarayanlar şunlar:
Dikkat etmen gereken işaretler de var. Onunla ilgili düşünceler gerçek ilişkilerinin, okulunun ya da uykunun önüne geçiyorsa, para ve zaman harcaması kontrolden çıkıyorsa, onun hayatındaki olaylar ruh halini günlerce belirliyorsa, bu hayranlığın artık sana iyi gelmediğini gösterir. O zaman bir uzmanla konuşmak mantıklı olur.
Özetle, birini uzaktan sevmek yanlış değil. Sağlıklı olan, bu sevginin keyif verdiği ve gerçek hayattaki bağlarının yerini almadığı hâl.
kasırgalar genelde açık denizde okyanus kıyılarında olur onun nedenide ılıman iklim olması yağmurlu yağışlı soğuk memleketlerde olmaz odan dolayı kasırga dahada ılıyıp açıkabilir bulutlar çok yüksekte olmaz zaten troposferin üstünde olur
Kısa cevap: Kendi araştırmam yok, bir lise öğretmeniyim ve birleşik alan teorisini sınıfta anlatan, popüler bilim yazan biri olarak takip ediyorum. Düşüncem de şu: fikir çok güzel, ama henüz deneyle doğrulanmış bir "birleşik teori" yok. 🙂
Neyin birleştiği biliniyor? Elektrik ve manyetizma Maxwell ile tek çatı altına girdi. Sonra elektromanyetik kuvvet ile zayıf nükleer kuvvet, elektrozayıf kuramda birleşti ve bu kuramın öngördüğü W ve Z bozonları deneyde bulundu. Güçlü kuvvet bunlarla birlikte Standart Model'de yer alıyor, ama gerçek anlamda tek bir kuvvet olarak birleşmiş değil. Büyük Birleşik Kuramlar (GUT) üç kuvvetin çok yüksek enerjide birleşebileceğini öneriyor, fakat bu kuramların en basit biçimlerinin öngördüğü proton bozunması şimdiye kadar gözlenmedi ve proton ömrüne konan alt sınırlar çok yüksek.
Asıl zor kısım yerçekimi. Genel görelilik yerçekimini uzay-zamanın eğriliği olarak, diğer üç kuvvet ise kuantum alan kuramı diliyle anlatıyor. İkisini tutarlı biçimde birleştiren, yani kuantum kütleçekimi kuramı henüz yok. Sicim kuramı ve döngü kuantum kütleçekimi başlıca adaylar, ama ikisi de şu an deneysel olarak sınanamıyor. Sınanabilirlik de burada kilit nokta: matematiksel olarak zarif bir kuram, deneyle desteklenmedikçe fizik bilgisi sayılmaz, aday olarak kalır.
Benim görüşüm. Birleştirme arayışı fiziğin en verimli sezgilerinden biri, tarih de bunu haklı çıkardı. Yine de "her şeyin kuramı" adı biraz fazla iddialı. Öğrencilerime de söylediğim gibi, güzel görünmesi doğru olduğunu göstermez. Bu yüzden herhangi bir birleşik kuram duyduğumda önce şunu soruyorum: sınanabilir bir öngörüsü var mı? Cevap hayırsa, ilginç bir hipotez olarak saklıyorum.
Kısa cevap: Elindeki araziyi büyütmeden, önce verimini ve kalitesini ölçerek değerlendirmek en sağlam yol. Avrupa ve Amerika'daki farkın büyük kısmı makineden değil, planlamadan, ölçümden ve pazara nasıl çıkıldığından geliyor. Üniversiteye de gidecek olman bu yüzden büyük avantaj.
YouTube'daki görüntüler genelde en iyi işletmeleri gösteriyor, ortalamayı değil. Yine de fark gerçek. Orada bağcı kararı tahmine değil veriye dayandırıyor. Bizde ise çoğu yerde sulama "komşu ne zaman verdiyse" diye yapılıyor, gübre "hep bu kadar atılır" diye atılıyor. Asıl kazanç şu başlıklarda:
İkinci mesele pazar. Aynı üzümü ham satmakla işlemek ya da markalaşmak arasında dağ gibi fark var. Sofralık mı, kurutmalık mı, şaraplık mı yetiştirdiğine göre kuru üzüm, pekmez, sirke gibi işlenmiş ürün ya da kooperatif yoluyla ortak satış düşünülebilir. Coğrafi işaretli ürün varsa bunu mutlaka değerlendir. Çeşit ve bölgeye göre bu seçenekler değişir, o yüzden önce kendi bölgenin ve çeşidinin gerçek rakamlarına bak.
Üniversitede ziraat mühendisliği, bahçe bitkileri, toprak bilimi ya da tarım ekonomisi okumak sana hem teknik bilgiyi hem de iş planı kurma becerisini verir. Okurken arazini bir laboratuvar gibi kullan: küçük bir parselde tek bir değişikliği dene (sulama programı, budama şekli), sonucu kayda geçir. Devlet tarafında genç çiftçi hibeleri ve kırsal kalkınma destekleri (IPARD, TKDK ve Tarım Bakanlığı programları) var, şartları her yıl değiştiği için güncel ilanlara bakmak gerek.
Son olarak, araziyi satmak ya da bırakmak için acele etme. Toprak, ailenin elindeki en pahalı ve en zor yeniden kurulan varlık. Önce öğren, ölç, küçük denemelerle ilerle.