İçerikler - Sayfa 686

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Aynştayn­yum Elementinin Bağ Mesafesi Nihayet Ölçüldü!
MakaleAynştayn­yum Elementinin Bağ Mesafesi Nihayet Ölçüldü!

Aynştaynyum elementinin 1952 yılında ABD Enerji Departmanı'na bağlı Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı tarafından yapılan atomik testlerde ilk hidrojen bombasının enkazında keşfedilmesinden bu yana, bilim insanları bu element ile çok az deney yapabildi; çünkü elementin üretilmesi zordu ve element, son derece radyoaktifti. Berkeley Laboratuvarı kimyacılarından bir grup, bu elementin bazı özelliklerinin tanımlandığı ilk çalışmayı yayımlamak için bazı engelleri nihayet aşmayı başardılar ve bu durum, periyodik tablonun yedinci sırasında yer alan ve 15 radyoaktif elementten oluşan element serisi olarak bilinen aktinitler içerisinde bulunan, periyodik tabloda uranyumdan sonra gelen, neptünyumdan başlayan ve yapay yollarla üretilen kararsız elementler olarak bilinen transuranik elementlerin daha iyi anlaşılmasının kapılarını araladı.

Nature dergisinde yayımlanan "Bir Aynştaynyum Kompleksinin Yapısal ve Spektroskopik Karakterizasyonu" adlı çalışma, Berkeley Laboratuvarından Rebecca Abergel ve Los Alamos Ulusal Laboratuvarından Stosh Kozimor tarafından ortaklaşa yürütüldü ve çalışmada, ayrıca bu iki laboratuvardan, Kaliforniya Üniversitesinden ve Georgetown Üniversitesinden yüksek lisans ve doktora öğrencileri de yer aldı. Ekip, 250 nanogramdan daha az aynştaynyum elementini kullanarak, bir elementin diğer atomlarla ve moleküllerle etkileşimlerinin temel bir özelliği olan bağ mesafesini aynştaynyum elementi için ilk kez ölçtü. Berkeley Laboratuvarında Ağır Element Kimyası Grubuna liderlik eden ve Kaliforniya Üniversitesi Nükleer Mühendislik Bölümünde yardımcı doçent olan Abergel şöyle söylüyor:

24
Paylaş
Döngüsel Ekonomi Nedir? Çizgisel Ekonominin Sorunları Nelerdir ve Neden Bu Ekonomik Modeli Olabildiğince Erken Terk Etmeliyiz?
MakaleDöngüsel Ekonomi Nedir? Çizgisel Ekonominin Sorunları Nelerdir ve Neden Bu Ekonomik Modeli Olabildiğince Erken Terk Etmeliyiz?

Türümüz, belli bir temel ihtiyaç seti ile doğdu. Öyleyse bunun üzerine koyulan her bir fazladan tüketim, aslında ihtiyaç değil; toplumdaki statünün bir göstergesi olarak motivasyonları, kişilikleri, ilişkileri ve hevesleri temsil ediyorlar. Bir barınak temel ihtiyaç iken, 3 kişilik bir ailenin yalıda oturuyor olması bu ailenin sosyal statüsüne yönelik yaptıkları bir harcamadır; yahut işyerine toplu taşıma ile kolayca ulaşabilecek bir üst düzey yöneticinin özel arabası ile gitmeyi tercih etmesi, onun toplumdaki yerini belirleme hevesi ve kişiliğine yönelik ihtiyaçlarının birleşmesidir. Bir nevi toplumdaki konumu belirlediği için temel ihtiyaçların üzerinde kalan bu mallara konumsal mallar da denir.

Özellikle Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nda yaşanan kıtlığın ardından ödül gibi gelen ekonomik yükseliş ile yaşanan bolluk ve "fazla mal göz çıkarmaz" düşüncesiyle alışılan konumsal mal tüketimi sonucu insanlık, fazla tüketime bir nevi "adapte oldu". Neredeyse bir asırdır artan kişi başı tüketim figürü sonucunda ise obezitenin görülme sıklığı neredeyse iki katına çıktı, alışveriş bağımlılığı (onyomani) ortaya çıktı ve ekolojik kriz baş gösterdi.

23
Paylaş
Telegoni Nedir? Dişilerin Yavrularının Babası Olmayan Erkekler, O Yavrulara Genetik Bir Miras Bırakıyor Olabilir mi?
MakaleTelegoni Nedir? Dişilerin Yavrularının Babası Olmayan Erkekler, O Yavrulara Genetik Bir Miras Bırakıyor Olabilir mi?

Bilim dünyasında bir durumun ya da olgunun varlığından şüphelenilmesi ile gerçekten var olduğunun ispat etmesi arasında kimi zaman uzun yıllar bulunabilir. Hipotez ortaya atıldıktan sonra ispatı yanlış yerlerde aramak, bilim insanlarını onlarca yıl oyalayabilir ve sonunda o hipotezden (veya onun parçası olduğu teoriden) tamamen vazgeçirebilir. Ta ki yıllar sonra başka bilim insanları, teknolojik ve bilişsel ilerlemeler ve bilgi birikimi sayesinde doğru yere bakmayı akıl edene kadar... Telegoni Teorisi, bunun en güzel örneklerinden biridir.

Telegoni, kısaca, dişinin yavrularında, babanın kalıtsal özellikleri dışında, dişinin önceki partnerlerinden de özellikler taşımasıdır. Yani bir erkeğin özelliklerinin, yavru o erkeğin spermleriyle döllenmiş embriyodan oluşmasa bile, anne aracılığıyla yavruya aktarılması durumudur. Bir diğer deyişle, dişilerin spesifik bir yavrusunun babası olan partnerleri haricinde kalan partnerin de babaları olmadıkları o yavruya bilgi aktarabilmesi durumudur.

52
Paylaş
Hidrojen
MakaleHidrojen

Hidrojen, "H" sembolü ile ifade edilen, atom numarası 1 olan kimyasal elementtir. Standart atom ağırlığı 1.008 olan hidrojen, periyodik tablodaki en hafif elementtir. Hidrojen, tüm baryonik kütlenin yaklaşık %75'ini oluşturan, evrende en bol miktarda bulunan elementtir. Hidrojen atomu içerisinde protondan meydana gelmiş bir çekirdek ve bir birim elektrondan oluşan elektron bulutu bulunmaktadır. Normal koşullarda hidrojen gazı bir diatomik molekül olarak bulunur. Bu diatomik molekülün kimyasal gösterimi H2'dir.[1]

Hidrojen; renksiz, kokusuz, tatsız, zehirli olmayan, ametal ve oldukça yanıcı bir gazdır. Sıvılaşması en zor ikinci gaz olarak da bilinen hidrojen, 1 atmosfer basınçta -252.77 °C'de ancak sıvılaşabilir. Sıvı hidrojenin hacmi, gaz halindeki hacminin sadece 1/700'ü kadardır.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
163
Paylaş
Hortum Nasıl Oluşur? Bir Rüzgarı Hortuma Dönüştüren Faktörler Nelerdir?
MakaleHortum Nasıl Oluşur? Bir Rüzgarı Hortuma Dönüştüren Faktörler Nelerdir?

Hortumlar, havanın çok hızlı bir şekilde dönmesi sonucu oluşan dikey, huni yapılı hava akımlarıdır. Hortumlar içerisindeki rüzgarlar saatte 400 kilometre hıza ulaşıp, 1.5 kilometre genişliğindeki 80 kilometrelik bir koridor boyunca önüne çıkan tüm engelleri parçalayabilir. Hortumlar, ortalamada 1000'de 1 ihtimalle süperhücre adı verilen müthiş doğa olaylarına dönüşerek, normalde olandan bile yıkıcı hâle gelebilmektedir (ayrıca her 5-6 süperhücreden birinde en az 1 hortum oluşur)!

Hortumlar, fırtınalar içerisinde meydana gelen, bulutlardan yere doğru uzanan ve son derece hızlı bir şekilde dönebilen, vahşi hava sütunlarıdır (ateş girdapları da benzerdir; ancak fırtınalardan bağımsız olarak oluşabilir). Hortumlar oluştuğu zaman gökyüzü çoğu zaman koyu, yeşilimsi bir renge bürünür ve etrafında çok koyu, siyah bulutlar oluşur. Ayrıca kimi durumda hortumlar sırasında çapı 23 santimetreye varabilen dolu yağışı görülebilir.

29
Paylaş