İçerikler - Sayfa 675

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Przewalski Atı (Takhi) Nedir? Günümüzde Var Olan ve Soyu Tükenme Tehdidi Altında Olan Son Antik Atlar, Klonlama Projesi ile Kurtarabilir miyiz?
MakalePrzewalski Atı (Takhi) Nedir? Günümüzde Var Olan ve Soyu Tükenme Tehdidi Altında Olan Son Antik Atlar, Klonlama Projesi ile Kurtarabilir miyiz?

Günümüzde yaşayan ve günlük hayatımızdan tanıdığımız atların tamamının yapay seçilim sonucunda vahşi atlardan evrimleştiğini, günümüzdeki at türlerinin de diğer tüm hayvan türleri gibi uzun evrimsel süreçler sonucunda bugünlere ulaşabilmiş hayvanlar olduklarını biliyoruz. Peki ya evcilleştirilmiş atların dışında kalanlar? Vahşi atlar nerede? Ne yazık ki, birçok türe yaptığımız gibi, onları da yok olma tehdidiyle karşı karşıya bıraktık. Ancak neyse ki, bazı çabalarla onları halan görmek mümkün.

Przewalski'nin Atları olarak bilinen Equus ferus przewalskii alttürüne (kimi kaynağa göre Equus przewalskii ismiyle ayrı bir türe) ait atlar, günümüzde yaşayan son gerçek vahşi atlardır. Moğollar, Przewalski atını "ruh" ve "tapınmaya değer" anlamına gelen "takhi" diye isimlendirmiştir. Doğal popülasyonlarından sonuncusu da, 50 yıl kadar önce Moğolistan'da yok olmuştur.

16
Paylaş
Paris İklim Anlaşması 5 Yaşında! Peki İşe Yarıyor mu?
MakaleParis İklim Anlaşması 5 Yaşında! Peki İşe Yarıyor mu?

Dünya liderleri, 2015 yılının aralık ayında Paris'te iklim değişikliği anlaşmasının kabul edilmesini kutladıklarında, Eyfel Kulesi ve Zafer Takı, yeşil projektörlerle aydınlatıldı. Işıkların verdiği mesaj ise “Accord de Paris c'est fait!"("Paris anlaşması imzalandı!") oldu. Şimdi ise, aradan geçen beş çalkantılı yılın ardından, yeni slogan olsa olsa “travail en cours” ("Çalışmaya devam!") olabilir.

"Çalışmaya devam", Paris Anlaşması'nın ilk 5 yılında ne elde ettiğini incelemek ve daha da önemlisi gezegenin ısınmasına yol açan gaz emisyonlarını daha da azaltmak için uluslar bir araya geldiğinde verilen üstü kapalı bir mesaj oldu. Araştırmacılar, anlaşmanın ortalama küresel sıcaklıkların sanayileşme öncesi seviyelerin 2°C üzerine çıkmasını önleme hedefinde ilerleme kaydedilmesinde yardımcı olduğunu söylese de, birçok ülkenin 2015'te verdikleri taahhütleri yerine getirmediğine dair birçok kanıtla bu çabalar boşa çıkmış oldu. Uluslar sözlerini tutmuş olsalar bile, bazı araştırmacılar, daha sağlam bir eylem planı ihtiyacının altını çizerek, küresel sıcaklıkların yüzyılın sonuna kadar 2.6°C artacağını tahmin ediyorlar. Princeton Üniversitesi'nden iklim bilimci ve politika uzmanı Michael Oppenheimer, şöyle diyor:

16
Paylaş
Feed image
Makale

Biyolojinin en temel amacı, canlılığı anlamaktır; öyle ki, "biyoloji" sözcüğü, "yaşam bilimi" anlamına gelir. Ancak bugüne kadar yapılan ve birbirinden köklü bir şekilde farklı olan yaşam tanımlarının da gösterdiği üzere, yaşamı tanımlamak ve ortak özelliklerini belirlemek o kadar da kolay değildir. Bir sonraki yazımızda birini göstereceğimiz üzere, bugüne kadar canlıların ortak özellikleri olduğuna inanılan, dolayısıyla canlılığı tanımlamakta ve ayırt etmekte kullanılabileceği düşünülen özellik sayısı durmaksızın değişmektedir. Farklı kaynaklar, canlıların ortak özellikleri ile ilgili farklı kategoriler ve maddeler üretmektedir.

Canlıların ortak özelliklerini belirlemenin zor olmasının ana nedeni, canlılığı biyolojik temelde tanımlama hatasıdır. Biyoloji canlılığın bilimi olabilir; ancak bu yazı dizisi boyunca da göreceğimiz gibi, canlılığı cansızlıktan ayıran süreçler, biyolojik süreçler değil, kimyasal süreçlerdi. Dolayısıyla birazdan geleceğimiz gibi, canlılığın tanımını yaparken ve onu, cansızlıktan ayırmak amacıyla canlılığın ortak özelliklerini tanımlarken, biyolojik maddelere odaklanmak yerine, kimyasal ve hatta fiziksel temellere dayanmamız gerekmektedir.

191
Paylaş
Rabia Aydın
UyarlayanOnkoloji3 dk.
Sekonder Metabolit Nedir? Bitkilerin Savunma Sisteminin Önemli Bir Parçası, Kanser Tedavisinde Nasıl Rol Oynar?
MakaleSekonder Metabolit Nedir? Bitkilerin Savunma Sisteminin Önemli Bir Parçası, Kanser Tedavisinde Nasıl Rol Oynar?

Tarihsel olarak bitkilerin ürettikleri bileşikler, primer (birincil) metabolitler ve sekonder (ikincil) metabolitler ikiye olarak ayrılmıştır:[1] Primer metabolitler, birçoklarınca yaygın olarak bilinen basit şekerler, amino asitler, proteinler ve nükleik asitlerdir. İsimlerinden de anlaşılacağı üzere primer metabolitler, tüm bitki hücrelerinde bulunurlar ve diğer tüm canlılar gibi, bitkilerin de var olabilmesinin temelinde yatan biyomoleküllerdir.

Sekonder metabolitler ise, alkaloidler (amin yapısında) , terpenoidler (C5H8 (izopren) türevleri) ve fenolikler (fenol türevleri) olmak üzere 3 başlıkta sınıflandırılır. Primer metabolitlerin aksine sekonder metabolitler, bir zamanlar "artık ürünler" olarak görülmekteydi. Oysa şimdi, onları üreten bitkilerin hayatta kalması ve üretimi için önemli kabul edilmektedir.

35
Paylaş
Bazı Neandertal Genlerine Sahip Olanların COVID-19 Hastalığını Ağır Geçirme Riski Daha Az!
MakaleBazı Neandertal Genlerine Sahip Olanların COVID-19 Hastalığını Ağır Geçirme Riski Daha Az!

Eylül 2020'de Nature dergisinde yayımlanan makalelerinde Hugo Zeberg ve Svante Pääbo, COVID-19'u ağır geçiren hastalardan alınan örnekler üzerinde yaptıkları iki genom çapında ilişkilendirme araştırmasından yola çıkarak, Neandertaller'den modern Homo sapiens'e 3. kromozom üzerinde miras kalan bir gen kümesinin, COVID-19 ile ilişkili solunum yetmezliği gibi semptomların görülme olasılığını arttırdığını öne sürmüşlerdi. 2 Mart 2021'de PNAS dergisinde yayımlanacak yeni makalelerinde ise, zıt bir sonuca ulaştılar.

İlk çalışmalarında 3. kromozom üzerindeki bir genom bölgesinin etkilerini tanımlayan Zeberg ve Pääbo, bu sefer 12. kromozom üzerinde Neandertal kökenli bir genom bölgesinin etkilerini incelediler. Bu gen bölgesinin SARS-CoV-2 isimli virüsün enfekte ettiği hastaların COVID-19'u ağır geçirme olasılıklarını %22 azalttığını gösteren araştırmacılar, bu bölgenin RNA virüsleri ile etkileşime geçen proteinleri dizilediğini gösterdiler.

32
Paylaş