İçerikler - Sayfa 648

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) Nedir? PET Taraması ile Görüntüleme Nasıl Yapılıyor? Hastalar Nasıl Bir Süreçten Geçiyor?
Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) Nedir? PET Taraması ile Görüntüleme Nasıl Yapılıyor? Hastalar Nasıl Bir Süreçten Geçiyor?

Pozitron Emisyon Tomografisi (PET), hastalıkların erken ve kesin teşhisinde doktorlara yardımcı olan bir tıbbi görüntüleme tekniğidir. Tarama için hastanın vücuduna radyoaktif izleyiciler içeren radyofarmasötik ilaçlar verilir. Bu ilaçlar, yoğun kimyasal aktivite gösteren organlar ve dokular tarafından absorbe edilir.

Radyofarmasötikler, bir taşıyıcı moleküle tutturulmuş radyoaktif izotoplardan oluşur. Kullanılacak taşıyıcı molekül, taraması yapılan hastalığa göre değişebilir. Örneğin, kanser taramalarında genellikle glikozun modifiye edilmiş bir formu olan FDG kullanılır.

23
Paylaş
Paralel Evren Teorisi Nedir? Kuantum Fiziğinin Everett Yorumu, Schrödinger'in Kedisi Paradoksunu Çözebilir mi?
Paralel Evren Teorisi Nedir? Kuantum Fiziğinin Everett Yorumu, Schrödinger'in Kedisi Paradoksunu Çözebilir mi?

Eğer Schrödinger'in Kedisi gibi düşünce deneylerini veya Çift Yarık Deneyi gibi gerçek deneyleri daha önceden duyduysanız, kuantum fiziğinin gerçek dünya deneyimlerimizden ne kadar farklı olduğunun haberdarsınızdır. Schrödinger'in Kedisi isimli düşünce deneyinde, kutunun içinde olduğu hayal edilen bir kedi, kutu açılana kadar hem ölü hem diridir ve kutuyu açtığımız anda bu birden fazla olasılıktan sadece bir tanesi gerçekliğe dönüşür. Çift Yarık Deneyi'nde ise iki ufak yarığa doğru tek tek fırlatılan elektronlar, gözlenmediklerinde bir dalga gibi davranarak girişim deseni oluştururlar, gözlendiklerindeyse bir parçacık gibi davranarak iki basit çizgi oluştururlar. Her iki deneyde de sorun, yapılan gözlem veya ölçüm ile gözlenen/ölçülen şeyin davranışları arasında bir ilişki olduğu fikridir. Schrödinger'in Kedisi örneğinde, farklı olasılıklara sahip iki durumdan biri, ölçüm anında %100 ihtimale dönüşüvermektedir. Çift Yarık Deneyi'nde ise elektron ve foton gibi parçacıklar, gözlenip gözlenmemelerine bağlı olarak davranışlarını değiştirmektedirler.

Klasik ve geleneksel fizik bilgilerimiz ışığında, gözlemci veya bilinç gibi kavramların Evren fiziği üzerinde özel bir yere sahip olmasını beklemeyiz. Benzer şekilde, ölçüm araçları elbette ölçülen unsurun davranışlarını değiştirebilecek olsa da, bilinçli bir gözlemin veya kuantum düzeyde yapılacak bir ölçümün, deney sonuçlarını bu kadar köklü bir biçimde değiştirmesi, izahı ve ek sorgulamayı hak eden bir soru işareti yaratmaktadır. İşte Ölçüm Problemi adı verilen bu problemi izah edebilmek için, bugüne kadar çok sayıda açıklama geliştirilmiştir. Bu açıklamaların araştırıldığı sahaya Kuantum Mekaniğinin Yorumları denmektedir. Bu yazımızda, bunlardan bir tanesi olan Paralel Evrenler (İng: "many-worlds") yorumuna bir bakış atacağız.

174
Paylaş
Dünya, Bir Bovling Topu veya Bilardo Topu Kadar Pürüzsüz Değildir!
Dünya, Bir Bovling Topu veya Bilardo Topu Kadar Pürüzsüz Değildir!

Dünya yüzeyindeki girinti ve çıkıntılar, Dünya'nın yarıçapına kıyasla çok ama çok daha küçük olmasına rağmen; bu pürüzsüzlük seviyesini bir bovling topu veya bir bilardo topuyla kıyaslamak doğru değildir. Bir bovling topunun yüzeyi Dünya'dan yaklaşık 40 kat, bir bilardo topunun yüzeyiyse Dünya'dan yaklaşık 100 kat daha pürüzsüzdür.

Dünya yüzeyindeki en yüksek dağdan en derin okyanus tabanına kadar olan mesafenin, Dünya'nın yarıçapına kıyasla çok ama çok daha küçük olduğu gerçeğini vurgulamak adına, Dünya'nın bir bovling topu veya bir bilardo topundan bile daha pürüzsüz olduğu söylenir. Tarih boyunca birçok bilim anlatıcısı bu iddiayı tekrarlamıştır: Neil deGrasse Tyson bunu söyledi. Phil Plait bunu söyledi. Evrim Ağacı olarak biz de bunu söyledik. Ne var ki bu iddia, yanlıştır.

38
Paylaş
Feed image

Bitkiler, her ne kadar rüzgârla tozlaşabiliyor olsalar da, tahmin edileceği üzere, tamamen bilinçsiz ve rastgele olan bu tozlaştırıcıya pek güven olmaz. Fakat böceklere, özellikle de bal arılarına çok daha fazla güvenilebilir. Çünkü bal arıları da yaşamak için çiçeğin salgıladığı polene muhtaçtır. İşte bu mutualist yaşam biçimi sayesinde, çiçekler üremesini, bal arıları da besin kaynağını garantilemiş olur! Nitekim, bal arılarının bu eşsiz özelliği, onları canlılar dünyasında çok önemli bir yere koyar.

Ancak işler, çam ve göknar ağaçları gibi iğne yapraklı ağaçlara, diğer bir deyişle çiçek açmayan bitkilere geldiğinde, biraz karışır. Arılar, bu çiçek açmayan bitkilerden bile besin kaynağını bir şekilde çıkarabilmektedir. Fakat bu arılar bitkilerin fotosentez ile ürettiği şekeri, bu kez doğrudan bitkinin üreme organlarından değil, dolaylı yollardan temin ederek yapar.

41
Paylaş
Karl Marx ve Marksizm: En Genel Hatlarıyla Marksizm Neler Söyler? Marksizm'e Yönelik Eleştiriler Nelerdir?
Karl Marx ve Marksizm: En Genel Hatlarıyla Marksizm Neler Söyler? Marksizm'e Yönelik Eleştiriler Nelerdir?

Marksizm (veya Marxizm), 19. yüzyılın ikinci yarısında Karl Marx ve Friendrich Engels’in çalışmalarına dayanan felsefi, iktisadi, siyasal ve toplumsal bir yaklaşımdır. Daha resmî tanımıyla Marksizm, özellikle de toplumsal sınıf ilişkilerini, sosyal çatışmaları ve sosyal dönüşümü diyalektik bir perspektiften inceleyen, tarihsel gelişimi materyalist (daha isabetli ifadesiyle tarihsel materyalist) bir bakış açısıyla yorumlayan, sosyoekonomik bir analiz yöntemidir. Marksizm'in temelleri, 19. yüzyılda yaşamış Alman filozofları Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından atılmıştır.

Tam da bu noktada, yazımıza başlamadan evvel, önemli birkaç uyarıyı yapmakta fayda görüyoruz: Marksizm'i yalnızca bir politik hareket olarak görmek onu anlamamızı zorlaştırabilir; çünkü günümüzde Marksizm, estetikten edebiyata, metafizik tartışmalardan epistemolojiye, sosyolojiden tarihe, antropolojiden ekonomiye, arkeolojiden sanata, kriminolojiden kültürel araştırmalara, eğitimden coğrafyaya, film teorisinden tarih yazıcılığına, edebi eleştiriden medya araştırmalarına, felsefeden siyaset bilimine, psikolojiye, bilimsel araştırmalara, şehir bölge planlamaya ve hatta tiyatroya kadar uzanan epey geniş kapsamlı bir literatüre etki etmektedir.

198
Paylaş