İçerikler - Sayfa 639

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Anadolu Parsı (Panthera pardus tulliana)
Anadolu Parsı (Panthera pardus tulliana)

Bu gözlem Evrim Ağacı tarafından yapılmamıştır. İran parsının Türkiye sınırlarındaki varlığını doğrulayan gözlem, Ahmet Karataş, Şafak Bulut ve Burak Akbaba tarafından fotokapan yöntemiyle yapılmıştır. Irak-Türkiye sınırında uzun bir süredir yaşadığı düşünülen birey/bireyler sonunda kaydedildi. Ayrıca Anadolu parsı, İran parsı veya Kafkasya parsı aynı alt tür olarak kabul edilmektedir.

Pars, bir diğer adıyla leopar, kedigiller ailesinin bir üyesi olan 5 panter türünden birisidir. Aslan, kaplan, jaguar ve kar leoparı ile yakın olan pars, bu türlerin içinde kar leoparından sonra en küçük olandır. Fakat kimi habitatlarda kar leoparından daha iri parslar kaydedilmiştir.[11]

14
Paylaş
Othello Sendromu Nedir? Hastalık Derecesinde Kıskançlık, İnsan İlişkilerini Nasıl Etkiliyor?
Othello Sendromu Nedir? Hastalık Derecesinde Kıskançlık, İnsan İlişkilerini Nasıl Etkiliyor?

Othello Sendromu (OS), "ölümcül kıskançlık" veya "sanrılı kıskançlık" olarak da bilinir ve "sadakatsizlik" veya "aşırı kıskançlık yanılsaması" ile karakterize edilen bir psikotik bozukluktur. Bu kişiler, ellerine herhangi bir kanıt veya dayanak olmamasına rağmen, eşleri veya cinsel partnerlerinin kendilerine karşı sadakatsiz olduklarına yönelik saplantılı düşüncelere sahiptirler.[1] Ancak bu sendromda bu kişiler sadece bu düşüncelere sahip olmakla kalmazlar, aynı zamanda sosyal olarak kabul edilemez (eşlerini dövmek, cinayet işlemek, vb.) ve anormal davranışlar (sürekli tedirgin olmak, eşlerini takip etmek, vb.) da sergilerler. Bu nedenle Othello Sendromu, sanrılı bozuklukların bir alt kategorisi olarak değerlendirilmektedir.[1]

Bu hastalığın temelinde, hastanın olmak istediği şey ile, gerçekte olduğunu düşündüğü şey arasındaki tutarsızlıktan kaynaklı ortaya çıkan yetersizlik bulunur.[1] Bu kişiler, belli bir düşünceye aşırı değer verirler; ancak buradaki aşırılık, "aslen kabul edilebilir veya anlaşılabilir olan bir fikre mantık sınırlarının ötesinde bir boyutta değer vermek; fikre direnç gösterememe; o fikri araştırmaya var oluşsal bir önem atfetme; partnere büyük zararlar verme pahasına partnerin sadakatini koruma ve ispatlama çabası" anlamındaki bir aşırılıktır. Aşırı değer verilen fikirler, kişinin kendi zihninde üretilen fikirlerdir ve kişinin egosunun talep ettikleriyle veya kişinin özimgesiyle uyumlu bir doğaya sahiptir (egosintoniktir); aslında rasyonel sorgulamayla değiştirilebilirler fakat birey, genellikle bu sorgulamayı yapmaktan kaçınır.

31
Paylaş
Heliconius Cinsi Kelebekler, Işık Miktarına Bağlı Olarak Gözümüzün Önünde Yeni Türlere Evrimleşiyor!
Heliconius Cinsi Kelebekler, Işık Miktarına Bağlı Olarak Gözümüzün Önünde Yeni Türlere Evrimleşiyor!

Bilim insanları, kelebeklerin beyinlerindeki görsel yapılarda bulundukları çevredeki ışık seviyesine bağlı farklılıklar gözlemledi. İki farklı kelebek grubu tamamen farklı türlere evrimleşme yolunda olduklarını gösteren ipuçları veriyor! Yeni araştırma, Bristol Üniversitesi Biyolojik Bilimler Okulu'ndan Dr. Stephen Montgomery ve Panama Smithsonian Tropikal Araştırma Enstitüsü ve LMU Münih'ten araştırmacılar tarafından yürütüldü. Araştırma sonuçları; ekoloji, davranış ve beyin anatomisindeki değişimler arasındaki etkileşimlere dikkat çekiyor.

Çok benzer görünen iki türü birbirinden ayıran tam olarak nedir? Bu, biyolojide oldukça tartışmalı bir konudur. En çok kabul gören tanım, kısır olmayan yavrular yaratabilen bireylerin aynı türe mensup olduğudur.

29
Paylaş
McGurk Etkisi: İnsan Beyni, Gördüğüne ve Duyduğuna İnanmaz; İnandığını Görür ve Duyar!
McGurk Etkisi: İnsan Beyni, Gördüğüne ve Duyduğuna İnanmaz; İnandığını Görür ve Duyar!

McGurk etkisi, işitme ve görme duyularımızın, konuşma yetimizle yakından bağlantılı olduğunu öne süren bir olgudur. Bu olguya göre, bir işitsel öge ile farklı bir görsel ögenin birleşmesi durumunda, ortaya üçüncü bir "ses" çıkar ya da kişi "gördüğü sesi algılar" ve bu, kişinin gerçekte işittiğinden farklı bir sesi algılamasına sebep olur.

1976 yılında Surrey Üniversitesi'nin Psikoloji bölümünde araştırmalar yürüten Harry McGurk ve asistanı John McDonald, esasen farklı bir araştırma için [ba], [da] ve [ga] hecelerini hem işitsel hem görsel dosyalar olarak kaydeder. Fakat McGurk, teknik asistana [da] sesini işlememelerini, sadece [ba] ve [ga] seslerini işlemelerini söyler. Böylece, teknik asistan [ba] görselinin arkasına [ga] sesini, [ga] görselinin arkasına [ba] sesini yerleştirerek Harry McGurk'e yollar.

27
Paylaş
Uzay Tabanlı Güneş Enerjisi Santralleri Nasıl Çalışır ve Faydaları Nelerdir?
Uzay Tabanlı Güneş Enerjisi Santralleri Nasıl Çalışır ve Faydaları Nelerdir?

Uzay tabanlı güneş enerjisi, uzayda güneş enerjisini toplamayı ve bunu dünyaya aktarmayı içinde barındırmaktadır. Uzay tabanlı güneş enerjisi sisteminde güneş panelleriyle donatılmış devasa bir güneş enerjisi uydusu yer almaktadır. Bu paneller elektrik üretir, sonrasında bu elektrik yüksek frekanslı radyo dalgaları aracılığıyla kablosuz bir şekilde dünyaya aktarılır. Bu radyo dalgalarını elektriğe çevirmek için Rectenna adı verilen bir toprak anteni kullanılır. Daha sonra bu elektrik, güç dağıtım şebekesine iletilir.

Uzay tabanlı güneş enerjisi yeni ortaya çıkmış bir fikir değildir; ancak güncel teknolojik gelişmeler, bu olasılığı giderek daha da ulaşılabilir hale getirmektedir.

27
Paylaş