Yeni bir araştırmaya göre, kiliseye giden (dini ritüellere katılan) "boomerler" ve "milenyaller"in ("Y kuşağı"nın) komşularına güvenme ve hayır kurumlarına bağışta bulunma olasılıkları, gitmeyen akranlarına göre daha yüksek. Araştırmacılar, dini inançların ve dindar ritüellere katılımın, Y kuşağı ile büyükleri arasında görülen sivil uçurumu kapatmaya yardımcı olduğunu buldu.
Uzmanlar, dinin her yaştan insana verdiği sosyal "sermaye"yi ölçtüler. 20'li ve 30'lu yaşlardaki kişilerin dini gruplara ve toplum derneklerine katılma olasılıklarının ve dindar olma olasılıklarının daha düşük olduğunu, ancak kiliseye dahil olmanın, onlara aynı zamanda yaşlı insanlardan daha fazla bir "dini sermaye" sağladığını buldular. Din sosyolojisinde "dini sermaye", bir kişinin dini inancına yaptığı yatırımların tamamı olarak tanımlanmaktadır. Bu yatırımlar, zaman veya maddi bağışlar gibi fiziksel yatırımlar olabileceği gibi, kişilerin dini ideoloji, doktrin ve pratiklere yaptığı bireysel katılım da olabilir.