Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Elixir Sulfanilamide Trajedisi: 1930'larda Bir Bakteriden Kurtulma Çabası, Az Daha Büyük Bir Felakete Dönüşüyordu!
Elixir Sulfanilamide Trajedisi: 1930'larda Bir Bakteriden Kurtulma Çabası, Az Daha Büyük Bir Felakete Dönüşüyordu!

1927’de Bayer Patoloji ve Bakteriyoloji Enstitüsü’nün direktörü olarak atanan Alman patolog ve bakteriyolog Gerhard Domagk, enstitüde sentezlenen her boyanın Streptokok (Streptococcus) kültürleri (in vitro) üzerindeki etkisini incelemeye başladı. 1932 yılında Domagk, yeni sentezlenen bir boya olan ve kırmızı renk veren Prontosil Rubrum adı verilen sülfamidokrisoidin ile çalışmaya başladı.

Domagk, deneyler sonucunda boyanın in vitro bir etkisini gözlemlemeyince, Streptokok enjekte edilmiş farelerdeki (in vivo) etkisini incelemeye karar verdi. Çalışmasında kontrol grubundaki 14 fareye Streptokok ile enfekte olduktan sonra hiçbir tedavi uygulanmadı, 12 fare ise Streptekok ile enfekte olduktan sonra yüksek dozda Prontosil ile tedavi edildi. Deneyin sonuçları şaşırtıcıydı: Tedavi edilen farelerin tümü hayatta kalırken, kontrollerin tümü birkaç gün içinde öldü.

30
Paylaş
Feed image

Adil dünya hipotezi, insanların eylemlerinin her zaman adil sonuçlara yol açtığını iddia eden bir bilişsel eğilimdir. Bu inanca göre, iyilik yapanlar her zaman ödüllendirilirken, kötülüğe sebep olanlar eninde sonunda cezalandırılır.

Örneğin; adil dünya hipotezi, herhangi birinin "Eğer bir başkası trajik bir talihsizlik deneyimlemişse, geçmişte bunu hak edecek bir şey yapmış demektir." şeklinde düşünmesine sebep olur.

40
Paylaş
Daha Fazla Tohum Türü Dağıtan Kuşların Evrimsel Başarısı da Daha Yüksek!
Daha Fazla Tohum Türü Dağıtan Kuşların Evrimsel Başarısı da Daha Yüksek!

Çiçek üreten bitki türlerinin %70'inden fazlası, tohumlarını dağıtmak için kuşlara bağımlıdır. Kuşlar, çok çeşitli farklı bitkilerden elde edilen meyvelerle beslenir ve kuş-bitki etkileşimleri, karmakarışık bir ağ gibidir.

Brezilya'daki São Paulo Üniversitesi Biyolojik Bilimler Enstitüsü'nde (IB-USP) yürütülen bir araştırma, her kuş türünün evrimsel kararlılığının, bu ağ içinde işgal ettiği konuma bağlı olduğunu gösteriyor.[1] Ayrıca bu kararlılık, potansiyel ortak etkileşilebilecek bitki türlerinin sayısı ve merkeziliğine bağlı olarak ve sürdürdüğü ağ bağlantılarının sayısına bağlı olarak adım adım artıyor.

13
Paylaş
John Snow Kimdir? Epidemiyoloji Tarihi İçin Neden Önemlidir?
John Snow Kimdir? Epidemiyoloji Tarihi İçin Neden Önemlidir?

Günümüz dünyasında fark etmediğimiz, fakat büyük katkıları sayesinde hayatımızı inanılmaz derecede kolaylaştıran insanlar bulunmaktadır. Bu insanları fark edebilmek için "Acaba hayatımızda X olmasaydı, başımıza neler gelirdi?" diye sorulabilir. Biraz kafa yorduktan sonra, bulaşıcı hastalıkların nasıl incelendiği, hayatımızı kolaylaştıran ama hayatımızdaki büyük etkilerini fark edemediğimiz bilimsel gelişmelerden biri olarak gösterilebilir.

2 seneden beri dünyanın gündemi olan COVID-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 virüsü ile ilgilenen çok sayıda bilim insanı olmuştur. Bir tek COVID-19 da değil, geçmişte bunun gibi salgınlar yaşanmıştır ve biz, bu salgınları araştırmalarının merkezine alan bilim insanlarının emekleri neticesinde çok daha rahat yaşayabilmekteyiz. Salgınları incelemeyi merkezine alan bilim dalı, “epidemiyoloji” olarak bilinir. Bu bilime sayısız katkıları dokunan ama adını pek duymadığımız bilim insanı ise John Snow'dur.

21
Paylaş
Feed image

Her ne kadar düzenli egzersiz yapmanın neredeyse tüm kronik hastalık risklerini azalttığı gerçeği geniş çapta bilinse de bu süreçte görevli mekanizmalar tam anlamıyla aydınlatılmış değildi. Şimdiye kadar... Copenhagen Üniversitesi’ndeki bilim insanları, yayınladıkları bir makalede fiziksel egzersizin sağladığı yararlı etkilerin, DNA yapımızda meydana gelen değişiklerden kaynaklanabileceğini keşfettiler![1]

Genlerin fonksiyonunda meydana gelen ve DNA dizilimindeki farklılaşmalarla (örneğin mutasyonlarla) açıklanamayan değişimlere epigenetik modifikasyonlar denir. Epigenetik modifikasyonlarda DNA dizilimi değişmez, ancak DNA diziliminin nasıl okunacağı değişebilir. Bu tip modifikasyonlar kalıtsaldır, ancak geri döndürülme potansiyelleri vardır. Epigenetik cevap oldukça dinamiktir, biyolojik ve çevresel faktörlerden etkilenir. Bunlardan biri de fiziksel aktivitedir.

52
Paylaş