Kültürün ve toplumun değişen yaşam yolculuğunda tiyatro da kendi evrimini geçirmiştir. Günümüze kadar süren bu yolculuk, binlerce yıl öncesine dayanır.
O döneme doğru gittiğimizde avını avlamak için hayvan postuna bürünen avcının avlanma hikayesi çıkıyor karşımıza. Avcı avlandıktan sonra nasıl avladığını anlatacak bir hareket düzenine girer ve yaşadığı bölgeye gelirdi. Dönemin insanları avladıkları hayvanı yiyebilmek için, o hayvanın ruhunu kovmaları gerektiğine inanırlardı. İlkel insanların hayatta kalmak için doğaya karşı takındığı tavırdan tiyatronun temellerinin atıldığını söyleyebiliriz.