İçerikler - Sayfa 348
Yapılan bir çalışmaya göre kaslarda bulunan bir protein, farelerde uyku eksikliğinin etkilerini azaltabilir. Beynin uykuyu tüm yönleriyle kontrol ettiği şeklindeki düşünceye meydan okuyan bu keşif, bazı uyku bozukluklarına çözüm bulmak için beyni araştıran bilim insanlarının cevabı yanlış yerde arıyor olabileceğini gösteriyor.
UT Southwestern Peter O'Donnell Beyin Enstitüsü ve diğer iki tıp merkezinin iş birliği sonucunda ortaya çıkan bulgular, bilim insanlarına aşırı uykululuk hali olan kişilere özel tedaviler geliştirmek için beyin dışında odaklanabilecekleri yeni bir hedef veriyor. UT Southwestern Tıp Merkezi'nde Nörobilim Bölüm Başkanı ve Howard Hughes Tıp Enstitüsü'nde araştırmacı olan Dr. Joseph S. Takahashi şöyle diyor:
Uyku sırasında konuşma, yeme, gezme ve daha birçok beklenmedik bilinçdışı aktivite yaşanabilir. Bu durumlar çeşitli hastalıklara bağlı oluşabildiği gibi kendiliğinden de ortaya çıkabilir. Peki uyku sırasında meydana gelen bu aktivitelere bilinçli bir şekilde iletişim kurma da eklense nasıl olurdu? Yapılan çalışmalar, kişilerin lucid dream (veya "berrak rüya") içerisindeyken komutlar alabileceğini göstermişti. 2021 yılında Current Biology dergisinde yayımlanan bir çalışma ise mevcut bilgilere farklı bir boyut kazandırdı. Çalışma sonuçlarına göre berrak rüyalar sırasında çift yönlü iletişim kurmak mümkün!
Lucid Dream (Tr: "berrak rüya", "kontrollü rüya" veya "bilinçli rüya") tanımı, kişinin rüya gördüğünün farkında olduğu rüyaları tanımlamak için kullanılır. Kişiler, berrak rüyalar esnasında uyku halinde ve rüya görmektedir; ancak rüya görüldüğüne dair bir içgörü kazanırlar. Kazanılan içgörü, yalnızca rüya farkındalığından ibaret değildir; kişiler, rüyadaki eylemlerini ve rüyanın gidişatını kontrol edebilir hale gelir.
Müzik, her birimizin yaşamında az ya da çok yer kaplar; çoğu zaman dinlediğimiz müzikler bizde bazı anıları canlandırır, tüylerimizin diken diken olmasına sebep olur ve bazense belirli duygusal tepkiler yaratır. Örneğin, bazı şarkılar bizi mutlu ve umut dolu hissettirirken bazı şarkıların bizde bir çeşit hüzün yarattığını tecrübe etmişizdir. Müziğe yönelik verdiğimiz duygusal tepkiler; beyin sapı reflekslerinden epizodik (anısal) belleğe, müzikal beklentiden duygusal bulaşmaya pek çok farklı mekanizmadan etkilenmektedir.[1]
Dışarıdan bakıldığında, bir insanın müzik dinleyince ağlayıp sonrasında garip bir şekilde rahatlama hissi yaşaması ilginç görünebilir. Ancak müzik psikolojisi, bu konuya pek çok farklı açıdan gayet tatmin edici cevaplar bulabileceğimizi gösteriyor. Bu cevaplardan ilki prolaktin hormonunu temel alıyor.
Cengiz Han, 13. yüzyılın en büyük savaşçılarındandır ve tarihin en büyük kara imparatorluğunu kurmuştur. Öyle ki, Cengiz Han tarafından kurulan Moğol İmparatorluğu, 1206 yılında Asya'nın çoğunu ve Avrupa'nın bir kısmını kaplıyordu.
Bu başarılarına karşın Cengiz Han hakkındaki bilgilerimiz epey kısıtlıdır. Ecole de Louvre'den Profesör Jean-Paul Roux, Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu adlı kitabında, Cengiz Han'ın görünüşüyle alakalı kesin bir bilgi olmadığını belirtmiştir.[1] Bu durumun nedeni olarak, Cengiz Han'a ait bir çizim ya da portrenin günümüze kadar ulaşamamasını göstermiştir. Ayrıca Cengiz Han'ı resmeden eserler, ya Cengiz'in ölümünden çok sonra yapılmış ya da aynı dönemde yaşamalarına rağmen Cengiz Han'ı hiç tanımayan ressamlar tarafından çizilmiştir.
Kanser hastalıkları, yüzyıllardır insanlık için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Günümüzün gelişmiş olanaklarına rağmen, henüz kanser için mutlak bir tedavi yöntemi bulunamamıştır. Fakat kanser hastalıklarının doğasını ve davranış biçimlerini anlamak, bu hastalığı yenebilmemiz için büyük bir önem taşımaktadır. Kanser gibi karmaşık yapıları anlamak; sadece kanser bilimi için değil, bilimin doğası gereği birçok disiplin için hayatı ve doğayı anlamak konusunda ilham kaynağı olacaktır.
Nature dergisinde yayınlanan bir makalede araştırmacılar, glioblastom adlı bir kanser türünün adeta beynin elektrik devrelerini değiştirerek nöronlar ile bağlantılar kurduğunu ve bu bağlantılar sayesinde beyin düşündükçe kendi büyümesini hızlandırdığını gözlemlemişlerdir. Bu yeni makale, kanserin beyni nasıl ele geçirdiği ile ilgili aydınlatılmamış bir konuya ışık tutmaktadır.
/old/content_media/76863f8fc42081845b3dbc3a7770ee7d.jpeg)
/old/content_media/b35c18bf3b88e462f3262a3cf53fc61c.jpeg)
/old/content_media/92521d93ee7b76ed0185b389a836fd1c.jpeg)
/old/content_media/72ae4ea005b7027f9f10ad020cef4d87.jpg)
/old/content_media/8b758e0c03af8f8e9f275e18b673773a.jpg)