İçerikler - Sayfa 265

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Yörünge Nedir? Yörünge Türleri ve Basıklık Nelerdir?
MakaleYörünge Nedir? Yörünge Türleri ve Basıklık Nelerdir?

Yörünge, uzayda bir cismin başka bir cisim etrafında düzenli olarak izlediği yola denir. Yörüngeye oturmuş her türlü cisim ise uydu adını alır. Burada her türlüden kasıt, cismin doğal bir nesne olabilmesinin yanında insan yapımı da olabileceğidir.

Örneğin Uluslararası Uzay İstasyonu yapay olarak Dünya'nın yörüngesine yerleştirilmiş uydulardan biridir. Güneş sistemindeki gezegenlerden en çok uyduya sahip olan Satürn, ki kendisi de Güneş'in bir uydusudur, 82 uydusuyla doğal uydulara güzel bir örnektir.[1][2]

30
Paylaş
Dergi Etki Faktörü Nedir, Ne Değildir? Bir Makalenin Kalitesini Sadece Yayınlandığı Dergiye Bakarak Anlayabilir miyiz?
MakaleDergi Etki Faktörü Nedir, Ne Değildir? Bir Makalenin Kalitesini Sadece Yayınlandığı Dergiye Bakarak Anlayabilir miyiz?

Bilimsel dergilerle biraz olsun haşır neşirseniz en az bir defa etki faktörünü duymuşsunuzdur. Bu faktör, bir akademik dergiye (örneğin Nature, The New England Journal of Medicine veya Turkish Journal of Medical Sciences'a) verilen bir nottur ve genellikle derginin yayınladığı makalelerin kalitesinin bir ölçütü olarak düşünülür, ancak bu bir yanılgıdan ibarettir. Genellikle derginin etki faktörü ne kadar yüksekse içinde bulacağınız yazıların o kadar kaliteli olduğu zannedilir, eğer bu sayı düşükse yazılara şüpheyle yaklaşılmalıdır gibi bir algı vardır. Peki ya etki faktörü aslında neye işaret eder?

Bir akademik dergide yayınlanan yazılar, başka akademik makaleler tarafından kaynak gösterilirler; işte etki faktörü de bunun ne sıklıkla yapıldığının bir ölçütüdür. Bu nedenle, belirli bir makale sıklıkla atıf alıyorsa bu muhtemelen önemli ve kaliteli bir çalışma olarak görüldüğü anlamına gelir. Bu faktör, Clarivate adlı bir analitik şirket tarafından hesaplanır. Sonuç olarak, düzenli bir şekilde atıf alan makaleler yayınlayan dergiler de kaliteli ve prestijli sayılan dergilerdir. Bir derginin etki faktörü çoğunlukla yıllık olarak hesaplanır ve bu hesabı yapmak oldukça kolaydır. Hesap basitçe şöyle yapılır:

16
Paylaş
Nanoteknolojide Altın Çağ: Altın Nanoparçacık Nedir, Nasıl Sentezlenir, Hangi Alanlarda Kullanılır?
MakaleNanoteknolojide Altın Çağ: Altın Nanoparçacık Nedir, Nasıl Sentezlenir, Hangi Alanlarda Kullanılır?

Nanoteknoloji ve tıp alanındaki son gelişmeler; biyolojik veya fizikokimyasal olarak sentezlenen altın, gümüş, demir, bakır, kobalt, platin gibi farklı elementlerden çok sayıda nanoparçacık ve nano malzeme üretilmesinin önünü açmıştır.[1] Nano parçacıkların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri gibi özelliklerini manipüle etme yeteneği, bu nano parçacıkların tıp, çevre ve endüstri gibi alanlarda kullanımının önünü açmaktadır.[2] Bu çeşitli organik ve inorganik nanoparçacıklar arasında yer alan altın nanoparçacıklar benzersiz optik ve Yüzey Plazmon Rezonansı (SPR) özelliklerine sahip olmasından dolayı, özellikle biyolojik ve farmasötik alanda araştırmacıların ilk tercihi haline gelmiştir.[3]

Altın, yüzlerce yıl sert koşullara maruz kaldıktan sonra bile kimyasal olarak etkilenmeyen ve kalıcı fiziksel özelliklere sahip asil bir elementtir. Beş bin yıl önce Bulgaristan'da altının keşfinden çok sonra, eski Mısır ve Çin, MÖ 5. yüzyılda kolloidal altını tedavi ve dekoratif amaçlarla kullanmaya başlamıştır.[4] 1857 yılında ise Micheal Fraday kolladial altını indirgeyerek yakut kırmızısı altını sentezleyen ilk kişi olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda altınla ilgili yapılan ilk bilimsel araştırma olarak bilinmektedir. Sonraki 150 yıl boyunca yapılan çok sayıda deneysel ve teorik araştırma sonrasında, altın kolloidlerin (altın nanoparçacıkları) sadece güzel olmakla kalmayıp aynı zamanda optik, algılama, kataliz ve biyomedikal özellikler gibi zengin özellikler sergiledikleri de keşfedilmiştir.[5][6]

17
Paylaş
Kuzey Kutbu Önümüzdeki On Yıl İçinde Buzsuz Hâle Gelebilir!
MakaleKuzey Kutbu Önümüzdeki On Yıl İçinde Buzsuz Hâle Gelebilir!

Kuzey Kutbu önümüzdeki birkaç yıl sonraki yaz aylarında "buzsuz" hâle gelebilir. Nature Reviews Earth & Environment dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma, Kuzey Kutbu'nun buzsuzlaşacağını öne süren önceki çalışmaların tarihini 10 yıl geriye atıyor. Burada bahsettiğimiz buz, her kış donan ancak yazın eriyen mevsimsel deniz buzudur. İnsan kaynaklı küresel ısınma nedeniyle yaz mevsimindeki deniz buzu miktarının her geçen yıl azaldığını biliyoruz. Bilim insanlarının Kuzey Kutbu için "buzsuz yaz yılı" olarak adlandırdıkları bu durum, 621.200 kilometre kareden daha az deniz buzu olduğunda gerçekleşecek.

Colorado Üniversitesi'nden Alexandra Jahn, buzsuz koşulların erken bir tarihte ortaya çıkabileceğini ve sera gazı emisyonlarının deniz buzu kaybına katkıda bulunan ana etken olduğunu belirtiyor. Çalışma, Kuzey Buz Denizi'nin gelecekteki tüm emisyon senaryoları altında 2020'lerden 2030'lara kadar Ağustos sonu veya Eylül başında buzsuz hâle gelebileceğini öngörüyor.

16
Paylaş
İrade Nedir? Kendinizi Nasıl Kontrol Edersiniz?
Makaleİrade Nedir? Kendinizi Nasıl Kontrol Edersiniz?

8 Mayıs 1963 tarihinde Vietnam'da 500'den fazla Budist, Buda'nın doğum gününü kutlamak için ellerinde bayraklar, ağızlarında ilahilerle Hue şehrinin en büyük meydanını doldurdu. Halk eğleniyor, Phat Dan denilen bu bayram gününde geleneklerini yerine getiriyordu.

Ancak çok uzun yılların bu geleneksel bayram gününü kutlamak Vietnam'da artık resmi olarak yasaktı. %90'ından fazlası Budist olan ülkenin başkanı Ngo Dinh Diem isimli bir Hristiyandı, kardeşi de Katolik bir başpiskopostu. Başkan, toplanan kalabalığın üzerine askerleri gönderdi, kalabalığa ateş eden askerler yedi kişiyi vurdu. İki çocuk da zırhlı askeri araçların altında ezilerek can verdi.

65
Paylaş