İçerikler - Sayfa 21

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Hannibal'ın Alpler'i Geçişi: Filleriyle Birlikte Kullandığı En Olası Rota Bulunmuş Olabilir!
Hannibal'ın Alpler'i Geçişi: Filleriyle Birlikte Kullandığı En Olası Rota Bulunmuş Olabilir!

Yeni bir araştırmaya göre bilim insanları, Hannibal'ın filleriyle birlikte Alpler'i geçerken kullandığı en olası rotayı bulduklarını öne sürüyorlar.

Almanya'daki Friedrich Schiller Üniversitesi Jena'dan Dr. Emilio Berti ve Oxford Üniversitesinden Prof. Fritz Vollrath tarafından yayımlanan makale, Kartacalı savaş ağasının ordusuyla İtalya'ya girmek için Col de la Traversette geçidini kullandığını savunuyor.

7
Paylaş
ABD'deki Heyelan Riski Ne Boyutta? Yeni Harita 6,5 Milyon İnsanın Tehlikede Olduğunu Gösteriyor!
ABD'deki Heyelan Riski Ne Boyutta? Yeni Harita 6,5 Milyon İnsanın Tehlikede Olduğunu Gösteriyor!

Uzmanlar, heyelanların tehlike bölgelerinde yaşayan 6,5 milyon Amerikalının yaşamlarını ve evlerini tehdit ettiği konusunda uyarıyor. İncelediğimiz yeni bir araştırma, insanların en çok nerede risk altında olduğunu ortaya koyuyor.

Earth's Future dergisinde yayımlanan çalışma, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki heyelanların beşeri coğrafyasını inceleyen ilk araştırma olma özelliğini taşıyor ve ülkedeki sıcak noktaların bir haritasını sunuyor. ABD'nin en sarp arazilerinin çoğu batıda yer almasına rağmen, daha yüksek nüfus yoğunlukları, heyelan tehlike bölgesinde yaşayan insanların yarısından fazlasının doğu kıyısında olduğu anlamına geliyor.

2
Paylaş
Laika'yı Herkes Biliyor, Peki Uzaya Giden İlk Kedi Hangisiydi?
Laika'yı Herkes Biliyor, Peki Uzaya Giden İlk Kedi Hangisiydi?

Uzay yarışının ilk yıllarında, Sovyet köpeği Laika veya Amerikalı şempanze Ham gibi isimler sıkça hatırlansa da uzaya giden ilk ve tek kedi olan Félicette'in hikâyesi genellikle göz ardı edilir. Paris sokaklarından uzayın derinliklerine uzanan bu etkileyici hikâye hem büyük bir bilimsel başarıyı hem de hüzünlü bir sonu barındırır.

Her şey 1961 yılında, Fransız Centre d'Enseignement et de Recherches de Médecine Aéronautique (Tür: "Havacılık Tıbbı Eğitim ve Araştırma Merkezi", CERMA) bilim insanlarının, uzay yolculuğu potansiyeli için 14 dişi sokak kedisini toplamasıyla başladı. Bilim insanlarının kedilere duygusal olarak bağlanmasını önlemek için onlara isim yerine sadece numaralar verildi. Astronotlara benzer bazı eğitim prosedürleri uygulanan bu kediler, dar alanlara uyum sağlamaları için uzun süre küçük kaplarda tutuldu ve G-kuvvetlerini simüle eden santrifüj cihazlarında döndürüldü. Ayrıca nörolojik aktivitelerinin izlenebilmesi için beyinlerine elektrotlar yerleştirildi. Sonunda, eğitimleri başarıyla geçen ve sakin yapısıyla öne çıkan "C341" numaralı siyah beyaz kedi, bu tarihi görev için seçildi.

17
Paylaş
Retinoblastom
Retinoblastom

Retinoblastoma, retina dokusundan köken alan ve çoğunlukla erken çocukluk döneminde görülen malign bir göz tümörüdür.[2][8] Çocukluk çağındaki en yaygın intraoküler kanser olarak kabul edilen bu hastalık, temel olarak hücre döngüsünü düzenleyen RB1 geni adlı tümör baskılayıcı genin işlev kaybı sonucunda gelişir.[7][12][14]

Normal koşullarda RB1 geni tarafından üretilen pRB proteini, hücrelerin kontrolsüz şekilde bölünmesini engelleyerek hücre döngüsünün G1-S kontrol noktasını düzenler.[7][21] Ancak RB1 genindeki mutasyonlar sonucunda pRB proteini işlevini kaybeder ve retina hücreleri kontrolsüz proliferasyona uğramaya başlar.[7][12] Bu durum özellikle gelişimsel olarak hızlı bölünen retinal progenitör hücrelerde tümör oluşumuna neden olur.[2][11] Retinoblastoma gelişiminde sıklıkla “iki vuruş hipotezi” olarak bilinen moleküler mekanizma rol oynar. Buna göre RB1 geninin her iki alelinin de inaktive olması gerekir.[12][13]

5
Paylaş
Simge Coşkun
ÇevirenKimya1 dk.
Hiroşima Patlaması Kalıntıları Daha Önce Bilinmeyen Bir Alaşımı Ortaya Çıkardı!
Hiroşima Patlaması Kalıntıları Daha Önce Bilinmeyen Bir Alaşımı Ortaya Çıkardı!

6 Ağustos 1945'te meydana gelen Hiroşima patlaması, insanlık tarihinin en yıkıcı olaylarından biriydi. Tüm nükleer patlamalarda olduğu gibi bu olayın da aşırı ısı, basınç, karışma ve soğumanın anlık olarak yaşandığı bir ortam yarattığını biliyoruz. Bu tür koşulların, normal şartlar altında asla oluşamayacak malzemelerin çok kısa bir süreliğine ortaya çıkmasını sağlayabildiğini görüyoruz.

Son yıllarda bölgeyi inceleyen bilim insanları, hiroşimait olarak bilinen ve eşsiz nitelikteki nükleer serpinti kalıntılarını keşfettiler. Bunlar, Hiroşima Körfezi'nin plaj kumlarında korunmuş olan küçük, camsı damlacıklardır.

18
Paylaş