Yaşamın bir makinede varlık kazanıp kazanamayacağı sorusu çok tartışılan bir konu. Bundan 33 yıl önce, teorik biyolog Robert Rosen da tam olarak bu soruya cevap aradı. Rosen, canlı sistemlerin "kendini yaratma" ve "kendini sürdürme" yetenekleri nedeniyle benzersiz olduklarını savunmuş ve bu kavramı "etkin nedenselliğe kapalı" olarak tanımlamıştır. Rosen, matematiksel olarak bu etkin nedenselliğe kapalılığın yaşamın temel özelliklerinin bilgisayarlar tarafından karşılanamayacağı anlamına geldiğini ileri sürmüştür. Bu kabul, yaşamın programlanabilir olduğu fikrine meydan okumaktadır.
Son zamanlarda, bir bilgisayarda bilinç oluşturma konusunda çok fazla tartışma dönmektedir. Simülasyon hipotezinden tutun, yaklaşan bir yapay zeka kıyameti endişesine kadar, insan yaşamının temel işlevlerinden biri olan "deneyim" kavramının bir bilgisayarda somutlaşması üzerine düşünülmektedir. Bu düşünce deneyi, birkaç önemli soruyu da beraberinde getirmektedir. Örneğin bilinçli olsun ya da olmasın yaşam, bir makinede vücut bulabilir mi? Başka bir deyişle yaşam, programlanabilir mi? Sahi, yaşam dediğimiz şeyi bir bilgisayar tarafından gerçekleştirilen bir dizi matematiksel işleme indirgemek mümkün mü?