İçerikler - Sayfa 188

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
2024 Nobel (Tıp) Fizyoloji Ödülünü Kazanan Buluş: MikroRNA Nedir?
Makale2024 Nobel (Tıp) Fizyoloji Ödülünü Kazanan Buluş: MikroRNA Nedir?

2024 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, mikroRNA'ları keşfederek bilim dünyasında devrim yaratan iki Amerikalı bilim insanına, Victor Ambros ve Gary Ruvkun'a verildi. Bu iki bilim insanı, hücrelerimizde bulunan minik moleküller olan mikroRNA'ları keşfederek insan vücudunun işleyişine dair anlayışımızı kökten değiştirdiler. Nitekim bu keşif yalnızca biyolojimizi daha iyi anlamamızı sağlamakla kalmadı, aynı zamanda gen düzenleme teknolojilerinde yeni kapılar açtı ve tedavi edilemeyen birçok hastalık için umut vadeden potansiyel tedavi yöntemleri geliştirilebilmesine olanak sağladı.

MikroRNA'lar (miRNA'lar), hücrelerimizde bulunan çok küçük RNA parçalarıdır ve genetik düzenlemede önemli görevler üstlenirler. Boyutları 20-24 nükleotid arasında olan bu moleküller, hücre içinde mRNA adı verilen ve genetik bilgiyi taşıyan moleküllere bağlanır. Bu bağlanma sonucunda, mikroRNA'lar mRNA'nın protein üretmesini engeller ya da bu üretimi azaltır. Bu şekilde mikroRNA'lar, hücrelerdeki genlerin tıpkı bir ses düğmesi gibi çalışmasını sağlarlar. Yani, bazı genleri daha aktif hale getirirken, bazılarını tamamen susturur veya sessiz bırakır.[1]

56
Paylaş
2024 Nobel Fizik Ödülü, Modern Yapay Zekanın Temelindeki Yöntemleri İcat Eden İkiliye Verildi!
Makale2024 Nobel Fizik Ödülü, Modern Yapay Zekanın Temelindeki Yöntemleri İcat Eden İkiliye Verildi!

2024 Fizik Nobel Ödülü, yapay sinir ağları ve makine öğrenmesini mümkün kılan temel algoritmalar üzerine yaptıkları öncü çalışmalar nedeniyle John Hopfield ve Geoffrey Hinton'a verildi.[1]

Bu çalışmalar, ChatGPT gibi büyük dil modelleri için büyük önem taşıyor. ABD'li bilim insanı John Hopfield ve İngiliz-Kanadalı bilim insanı ve yapay zeka uzmanı Geoffrey Hinton, makine öğreniminin temelini oluşturan keşifleri ve icatları nedeniyle 2024 Nobel Fizik Ödülü'nü almaya hak kazandılar. Nobel Ödülü'nü veren kuruluş olan İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, ödül sahiplerine verilirken yapılan açıklamada şöyle söylüyor:

42
Paylaş
Yeni Keşfedilen Yaban Arısı Türü, Yetişkin Meyve Sineklerini Enfekte Ediyor!
MakaleYeni Keşfedilen Yaban Arısı Türü, Yetişkin Meyve Sineklerini Enfekte Ediyor!

Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada, biyologlardan oluşan bir ekip, yakın zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nde yeni bir parazitik yaban arısı türü keşfetti. Syntretus perlmani isimli bu tür, konaklarını enfekte etmek için daha önce görülmemiş bir yol izliyor.

Syntretus perlmani yumurtalarını larva ya da pupa yerine yaşayan yetişkin meyve sineklerinin vücutlarına yumurtalarını bırakıyor. Arı larvaları daha sonra sineğin karnından dışarı patlayarak onu öldürüyor. Ballinger, şunları söylüyor.

21
Paylaş
Feed image
Makale

NASA, Arizona Devlet Üniversitesi (ASU), Jet Tahrik Laboratuvarı (JPL), SpaceX ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) gibi çok sayıda kurumu bir araya getiren Psyche görevi, 16 Psyche isimli bir asteroidi ziyaret etmek üzere kolları sıvadı.

Bu, sıradan bir görev değil: Önceden yayınlanan çalışmalara göre, aslen "düzgün oluşamamış bir gezegen çekirdeği" olduğundan kuşkulanılan 16 Psyche'nin sadece yüzeyine ulaşmayı başaran madenlerinin değeri 10.000 katrilyon (10 kentilyon) dolar değerinde olabilir.[1][2]

93
Paylaş
Türdiriltimi Şirketi, Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlara da Umut Oluyor!
MakaleTürdiriltimi Şirketi, Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlara da Umut Oluyor!

Türdiriltimi çalışmaları ile tanınan biyoteknoloji şirketi Colossal Biosciences, yeni bir kar amacı gütmeyen kuruluş olan Colossal Vakfı'nı başlattığını duyurdu. 50 milyon dolarlık bir fonla desteklenen bu vakfın amacı, nesli tükenme kriziyle mücadele etmek ve biyolojik çeşitliliği korumak. Colossal Vakfı'nın odaklandığı üç ana alanın ilki, bugün nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan türleri kurtarmak. Bu kapsamda vaquita (körfez muturu), kuzey beyaz gergedanı, Sumatra gergedanı, fildişi gagalı ağaçkakan ve pembe güvercin (Nesoenas mayeri) gibi nadir türlerin korunması hedefleniyor.

Bu türleri kurtarmanın yollarından biri biyoarşivleme yöntemiyle genetik çeşitliliğin korunması. Biyoarşivler ve biyobankalar, nesli tükenme tehlikesi altındaki veya nadir türlerin genetik materyallerini (DNA, sperm, yumurta hücreleri ve embriyolar gibi) dondurarak uzun süreli muhafaza eden birer genetik depo işlevi görüyor.

27
Paylaş