Deneyimleri anılara dönüştürebilme yeteneğimiz, geçmişten ders çıkararak öğrenmemizi ve öğrendiklerimizi yeni durumlara uygun şekilde yanıt vermek için bir model olarak kullanmamızı sağlar. Bu nedenle, çevremizdeki dünya değiştikçe bu hafıza modeli yalnızca eski güzel günlerin hatırlandığı sabit bir arşiv değil, aksine, zamanla değişen, yeni koşullara uyum sağlayan ve geleceği daha iyi tahmin etmemize ve en iyi hareket tarzını seçmemize yardımcı olan dinamik bir yapıya sahip olan bir depo olmalıdır. Beynin bir anının dinamiklerini nasıl düzenleyebildiği, bir anının hafızada birden fazla kopyasının bulunduğu keşfedilene kadar bir gizem olarak kalmıştı.
Basel Üniversitesi'nden Profesör Flavio Donato'nun araştırma ekibi, hafızaların beyinde nasıl depolandığını ve yaşam boyunca nasıl değiştiğini incelemek için fare modelleri kullanıyor. Ekip, yaptığı incelemelerle deneyimlerden bir şeyler öğrenmekten sorumlu bir beyin bölgesi olan hipokampüste, tek bir olayın en az üç farklı nöron grubu arasında paralel hafıza kopyaları olarak depolandığını ortaya çıkardı.[1] Bu nöron grupları, embriyonik gelişimin farklı aşamalarında ortaya çıkıyor.