İngiltere'de Bulunan Mezarlıklar Anaerkil Toplulukları Ortaya Çıkarıyor!
/content/b1acdcf3-26d3-44ca-9848-273450b64bd9.png)
- Basın Bildirisi
- Arkeoloji (Arkeolojik Antropoloji)
- Bilim Haberciliği
Eski Haber
Araştırmacıların Nature dergisinde yayınladıkları 2000 yıllık genomlar üzerinde yapılan derinlemesine bir analiz, Demir Çağı'nda İngiltere'deki Kelt topluluklarında kadınların sosyal ağların merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor.[1] Ekip, kadınların toplumsal ve siyasi açıdan oldukça etkili olduğunu ve toplulukların şekillenmesinde önemli rol oynadığını düşünüyor.
Antropoloji ve arkeoloji alanında, insan toplumlarının yapısı genellikle evli çiftlerin nerede yaşadıklarına göre belirlenir. Patrilokalite, eşlerin genellikle erkeğin ailesinin yakınında ya da onlarla birlikte yaşaması anlamına gelir. Matrilokalite ise bunun tam tersidir, çiftler kadının ailesinin yakınında yaşar.
Avrupa'daki Neolitik dönem, Bakır Çağı ve Tunç Çağı yerleşimlerinde bilim insanlarının gözlemlediği en yaygın sistem patrilokalitedir. Ancak arkeolojik kanıtlar, Durotriges kabilesi gibi Kelt toplumlarının da kadınlara yüksek statü vermiş olabileceğini göstermektedir. Bu grup, M.Ö. 100 ile M.S. 100 yılları arasında İngiltere'nin güney kıyılarında yaşamış ve kadınları değerli eşyalarla birlikte gömmüştür.
Yeni çalışmadaki genetik veriler, bazı Kelt kadınlarının daha yüksek statüye sahip olduğu teorisini destekliyor. Araştırmacılar, çalışmada tek bir topluluğa ait olan Durotriges mezar alanından alınan 50'den fazla eski genom inceledi. Bournemouth Üniversitesi'nden arkeologlar, "Duropolis" olarak adlandırılan ve günümüzde İngiltere'nin Dorset bölgesinde yer alan bölgede 2009 yılından bu yana kazı çalışmaları yürütüyor. Mezar alanları, M.S. 43 yılında Roma'nın Britanya'yı fethinden önce ve sonra kullanılmıştır. Dublin'deki Trinity College'da genetik uzmanı ve çalışmanın ortak yazarı olan Lara Cassidy şöyle anlatıyor:
Burası büyük bir akraba grubunun mezarlığıydı. Birçok farklı dala sahip bir aile ağacı oluşturduk ve çoğu bireyin anne soyunu yüzyıllar önce yaşamış tek bir kadına kadar takip ettiğini bulduk. Buna karşılık, baba soyundan gelen ilişkiler neredeyse yok denecek kadar azdı.
Bu durum, erkeklerin evlendikten sonra eşlerinin topluluklarına katılmak için taşındıklarını göstermektedir. Ayrıca, toprağın erkek yerine kadınlar aracılığıyla miras alınması da oldukça olasıdır. Cassidy, şöyle diyor:
Bu tür bir sistem, tarih öncesi Avrupa'sında ilk kez belgeleniyor ve kadınların sosyal ve siyasi olarak güçlü olduklarını gösteriyor. Modern toplumlarda bu oldukça nadir bir durum olsa da her zaman böyle olmamış olabilir.
Araştırma ekibi, bu matrilokal sosyal organizasyonun yalnızca Dorset bölgesiyle sınırlı olmadığını da ortaya koydu. Demir Çağı İngiltere'sine ait daha küçük genetik incelemelerden elde edilen veriler de benzer bir yapıya işaret ediyor. Araştırmanın ortak yazarı ve Trinity College'de genetikçi olan Dan Bradley şöyle anlatıyor:
İngiltere genelindeki bazı mezarlıklarda çoğu bireyin atalarını küçük bir kadın atalar grubunda yer alıyordu. Örneğin Yorkshire’da, M.Ö. 400’den önce oluşmuş baskın bir anne soyuna rastladık. Bu durumun adada derin köklere sahip yaygın bir olgu olduğunu gördüğümüzde çok şaşırdık.
Arkeolojik kanıtların ötesinde, Demir Çağı İngiltere'sine dair bildiklerimizin büyük bir kısmı Romalı ve Yunan yazarların anlatılarından geliyor. Çalışmanın ortak yazarlarından ve Bournemouth Üniversitesi'nde arkeolog olan Miles Russell, şöyle anlatıyor:
Romalılar Britanya'ya geldiklerinde kadınların güç sahibi olduğunu görünce şaşırmışlardı. Kaydedilen en eski hükümdarlardan ikisi kadın liderlerdi. Boudica ve Cartimandua olarak bilinen iki lider de orduları komuta etti.
Bazı akademisyenler, Romalıların Britanya adalarındaki kadınların özgürlüklerini abartarak bu toplumu daha az medenileşmiş gibi gösterdiğini öne sürmüştür. Ancak genetik ve iskelet kanıtları, kadınların büyük olasılıkla oldukça güçlü ve etkili olduğunu ve toplumsal kimliklerin anne soyundan şekillendiğini gösteriyor. Çalışmanın ortak yazarı ve Bournemouth Üniversitesi antropoloğu Martin Smith şöyle anlatıyor:
Bu sonuçlar, öğrencilerimizle birlikte ortaya çıkardığımız mezarlara yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor. Bakınca sadece bir dizi iskelet görmüyoruz, bu insanların yaşamlarının ve kimliklerini de anlıyoruz. Ayrıca, bu insanların kendi soyları hakkında derin bir bilgiye sahip olduklarını da görüyoruz. Muhtemelen bilinçli bir tercih yaparak uzak akrabalar ile evlilikler gerçekleşmiş ancak yakın akraba evliliklerinden kaçınmışlar.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Tebrikler!5

- Muhteşem!3

- Mmm... Çok sapyoseksüel!1

- Bilim Budur!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- ^L. M. Cassidy, et al. (2025). Continental Influx And Pervasive Matrilocality In Iron Age Britain. Nature, sf: 1-7. doi: 10.1038/s41586-024-08409-6. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 31.10.2026 14:38:34 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/19635
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.