Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
50 ATP Ödüllü Soru: Eskiden çevresine inanılmaz zararlar veren bir düşmanı veya bir şeyi sonradan tamamen "nedensiz" yere affetmek erdemli bir davranış mı yoksa aptallık mı? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
30 Eylül 2025
NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST), Dünya’dan 625 ışık yılı uzaklıktaki CT Cha b adlı genç ötegezegenin etrafında, ay oluşumuna uygun toz ve gaz diski keşfetti. Bu, gezegen etrafındaki uyduların nasıl oluştuğuna dair şimdiye kadarki en net gözlemlerden biri oldu.

Webb’in orta kızılötesi spektrografı (MIRI) ile yapılan ölçümler, diskte diasetilen, hidrojen siyanür, propin, asetilen, etan, karbondioksit ve benzen gibi karbon açısından zengin moleküller bulunduğunu gösterdi. Bu kimyasal çeşitlilik, uyduların ve hatta yaşam için gerekli yapı taşlarının oluşumunda önemli rol oynayabilir.

CT Cha b’nin çevresindeki disk, ana yıldızın diskinden farklı bir kimyasal yapıya sahip. Yıldız çevresinde su tespit edilirken, gezegenin diskinde su yerine karbon bileşikleri baskın çıktı. Bu fark, sadece 2 milyon yıl gibi kısa bir sürede hızlı kimyasal evrim yaşandığını gösteriyor.

Bilim insanları, bu gözlemin Jüpiter’in uydularının oluşum süreci hakkında ipuçları sunduğunu belirtiyor. Webb’in gelecekte yapacağı kapsamlı gözlemler, diğer genç gezegenlerin çevresindeki disklerin çeşitliliğini anlamamıza da yardımcı olacak. Bu keşif, evrenimizde gezegenler ve uyduların nasıl doğduğunu anlamak için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

388 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
29 Eylül 2025
Yeni keşfedilen 3I/ATLAS, saatte 137.000 mil hızla güneş sistemimizden geçen bir yıldızlararası cisim olarak astronomların ilgisini çekiyor. Cisim, önümüzdeki günlerde Mars’a yalnızca 1,67 milyon mil uzaklıktan geçecek.

Beklenmedik bir şekilde, Güneş’ten gelen bir koronal kütle atımı (CME) doğrudan 3I/ATLAS ile çarpıştı. Bu olay, cismin yörüngesini veya fiziksel özelliklerini nasıl etkileyeceğine dair merak uyandırıyor.

3I/ATLAS, yüksek karbon dioksit-su oranı ve alışılmadık yörüngesi ile dikkat çekiyor. Cisim, tahmini 33 milyar ton ağırlığında ve en az 3,1 mil genişliğinde, bu da onu önceki yıldızlararası cisimlerden daha büyük kılıyor.

Cismin perihelion’a yaklaşmasıyla parlaklığında belirgin bir artış gözlemlendi. Bu, özellikle diatomik karbon (C2) gazının güneş UV ışınıyla uyarılması sonucu yeşil ışık yaymasıyla ilgili. Araştırmacılar, bu olayın cisimlerin yapısı, kimyası ve güneş ışınlarına tepkisi hakkında önemli bilgiler sağlayacağını belirtiyor.

Bilim insanları, 3I/ATLAS ve benzeri yıldızlararası cisimlerin incelenmesinin, evrenin yapı taşlarını ve kozmik dinamikleri anlamada büyük bir fırsat sunduğunu ifade ediyor.

639 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
29 Eylül 2025
SpaceX, 28 Eylül 2025’te Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden (Kaliforniya) gerçekleştirdiği Starlink 11-20 görevi kapsamında 28 geniş bant internet uydusunu alçak Dünya yörüngesine başarıyla yerleştirdi.

Falcon 9 roketi 19:04 PDT (22:04 EDT / 02:04 UTC)’de kalkış yaptı ve kalkıştan yaklaşık bir saat sonra uyduların konuşlandırıldığı doğrulandı. Görevde kullanılan B1063 güçlendiricisi, NASA’nın DART ve Sentinel-6 gibi önceki önemli görevlerinde de yer almış ve bu uçuşla birlikte 28. kez kullanılmış oldu. Kalkıştan yaklaşık 8,5 dakika sonra B1063, Of Course I Still Love You adlı insansız deniz platformuna güvenli şekilde iniş gerçekleştirdi. Bu, platformun 154. başarılı inişi ve SpaceX’in bugüne kadar ulaştığı 513. güçlendirici inişi olarak kayıtlara geçti.

Bu fırlatma ile SpaceX, Eylül 2025’i 16 yörünge göreviyle tamamladı, böylece şirket Mayıs ayındaki rekorunu egale ederek bir ayda en çok fırlatma yapan dönemlerden birine ulaştı. 2025 yılı toplamında ise 124 Falcon 9 görevi başarıyla gerçekleştirildi.

Starlink projesi, dünya genelinde uydu internet kapsama alanını genişletmeyi hedefliyor ve bu görev, mega takımyıldızın büyümesine önemli katkı sağladı.

372 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
27 Eylül 2025
Bilim insanları, fiber optik kablolar ve hassas lazer cihazları kullanarak 2024 Mendocino depremini “görüntülemeyi” başardı. Bu teknoloji, deprem kırılmasının büyüklüğünü, yerini ve uzunluğunu tespit etmeye yardımcı oluyor.

Araştırmada kullanılan dağıtılmış akustik algılama (DAS) sistemi, fiber optik kablolar üzerinden lazer ışınlarını gönderiyor ve geri dönen sinyallerdeki titreşimleri ölçerek deprem verisi sağlıyor. Bu yöntem, sismometrelerin sınırlı olduğu bölgelerde ve özellikle deniz tabanında daha ucuz ve kapsamlı veri toplama imkânı sunuyor.

Uzmanlar, bu teknolojinin depremler için erken uyarı sistemlerini ciddi şekilde geliştirebileceğini ve gelecekte büyük depremleri tahmin etmede kilit rol oynayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, teknoloji bazı depremlerde görülen “süper kayma” olaylarını da ortaya çıkararak deprem davranışının daha iyi anlaşılmasını sağlıyor.

Uzmanlar, telekomünikasyon şirketleri ve hükümetin mevcut kabloların veri toplama amacıyla kullanımını düzenlemesi gerektiğini vurguluyor.

539 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
27 Eylül 2025
Nature Plants’te yayımlanan yeni bir araştırma, Amazon yağmur ormanlarındaki ağaçların artan karbondioksit (CO2) seviyeleri nedeniyle her on yılda ortalama %3,3 daha kalınlaştığını ortaya koydu.
1971–2015 yılları arasında 188 bölgede yapılan ölçümler, küçükten büyüğe tüm ağaçların daha hızlı büyüdüğünü ve ormanın depoladığı karbon miktarının arttığını gösteriyor. Bu durum, Amazon’un iklim değişikliğine karşı beklenenden daha dayanıklı olabileceğine işaret ediyor.
Bilim insanları, artan ısı, kuraklık ve fırtınaların uzun vadede büyüme hızını düşürebileceğini uyarırken, Amazon’u korumanın ve karbon emisyonlarını azaltmanın ormanın direnç kapasitesini sürdürmek için kritik olduğunu vurguluyor.

367 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
157.9K UP
Aktaran 19 Şubat 2024 3 dk.

Tetrapodomorpha veya Choanata olarak bilinen grup, dört uzuvlu omurgalılardan oluşan bir kladı ifade eder ve yaşayan tetrapodlara, bugünkü lob yüzgeçli balıklardan daha yakın akrabalar olan Sarcopterygii sınıfını içerir. Bu grupta, balık ve erken labirentodontlar arasında geçiş gösteren ileri formlar da bulunmaktadır. Tiktaalik gibi bu canlılar da "fishapod" yani "ayaklı balık" olarak adlandırılır, çünkü görünümleri ve uzuv morfolojileri yarı balık, yarı dört uzuvlu bir yapıya işaret eder.[1]

Tetrapodomorfları tanımlayan belirgin özelliklerden biri, yüzgeçlerinde gözlenen anatomik evrimdir. Özellikle, omuz ekleminde yer alan dışbükey başlı humerus, bu evrimin önemli bir göstergesidir. Çünkü bu özellik, su ortamında hareket etmek için özelleşmiş bir yapının karasal yaşama geçişini yansıtır.

44
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 16 Şubat 2024 1 dk.

Bebekler sekiz aylıkken bile başkalarına şakacı bir şekilde sataşır. Bu davranış için dil gerekli olmadığından bilim insanları insan harici hayvanlarda da benzer davranışların olabileceğini düşünüyor.

Şaka yapmak, insan etkileşiminin önemli bir parçasıdır ve sosyal zekaya, gelecekteki eylemleri tahmin etme yeteneğine ve başkalarının beklentilerinin ihlal edildiğini fark etme ve takdir etme becerisine dayanır. İnsanlarda şakacı sataşmanın ilk biçimleri, bebekler ilk kelimelerini söylemeden önce, yaklaşık sekiz aylıkken ortaya çıkar. Bebekler ebeveynlerine şakacı bir şekilde nesneler sunup geri çekerek "alay" edebilirler. Bu, kışkırtıcı uyumsuzluk olarak da adlandırılır.

39
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 16 Şubat 2024 1 dk.

Arjantin'in Huenul Mağarası'nın taş duvarları; geometrik şekiller, insanlar ve hayvanlardan oluşan yaklaşık 900 farklı resimle kaplı. Ancak arkeolog Guadalupe Romero Villanueva'ya göre Huenul Mağarası'ndaki kırmızı, beyaz, sarı ve siyahın canlı tonlarındaki bu resimlerden bazıları diğerlerinden daha eski görünüyor. Tarak şeklindeki bir avuç motif, duvara kırmızımsı siyah pigmentle çizilmiş ve daha sonraki mağara ressamları tarafından neredeyse gizlenmişti.

Araştırmacılar, küçük odun kömürü örneklerini radyokarbonla tarihlendirdiğinde en eski resmin 8200 yıl öncesine ait olduğu ortaya çıktı. Bu, motifin Güney Amerika'daki doğrudan tarihlendirilmiş en eski kaya sanatı olduğu anlamına geliyor.

19
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 14 Şubat 2024 1 dk.

Yeni bir araştırma, dinozorların yürüme şekilleri sayesinde 160 milyon yıldan fazla bir süre boyunca hüküm sürmüş olabileceğini öne sürüyor. Hem iki hem de dört ayak üzerinde yürümeye adapte olan dinozorlar, Triyas Dönemi'nin sonundan (251,9 milyon ila 201,3 milyon yıl önce) yaklaşık 66 milyon yıl önceki yok oluşlarına kadar oldukça baskın türlerdi.

Royal Society Open Science dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmada araştırmacılar, dinozorların bir dizi ekolojik çöküşün ardından ortaya çıkan ekolojik nişleri doldurarak dünyayı nasıl ele geçirdiklerini inceledi.[1] Dinozorlar önce arka ayakları üzerinde, daha sonra dört ayak üzerinde yürüdükleri için büyük çevresel değişikliklerin yaşandığı bir dönemde belirgin bir avantaja sahipti.

42
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 14 Şubat 2024 2 dk.

Baptist bir papaz olan ve kendini evlilik danışmanı olarak tanımlayan Gary Chapman tarafından oluşturulan "sevgi dili" kavramı, ilk olarak yazarın Beş Sevgi Dili (İng: "The 5 Love Languages") isimli kitabında tanıtılmıştı. Chapman'a göre beş sevgi dili şunlardı:

Chapman, her insanın partneri ile tek bir birincil dilde konuştuğunu savunmaktadır. Bu, sevgiyi ifade ettikleri ve sevilmeyi en çok arzuladıkları ana yolu yansıtmaktadır. Bu kavram ise son zamanlarda sosyal medyada oldukça yaygın hâle geldi ve insanlar partnerleriyle olan ilişkilerini iyileştirmek için yöntemi kullanmaya çalıştı. Ancak uzmanlar, sevgi dillerinin partnerler arasındaki iletişimi geliştirdiğine dair tutarlı kanıtlar olmadığını ve bu kavramların sevgiyi ifade etme biçimlerini tam olarak yansıtmayabileceğini belirtiyor.

21
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Tanrı ne kadar düşünceli, değil mi? Her şeyi o kadar güzel ayarlamış ki nerede doğarsan doğ, oranın yerel dini hep gerçek olan din çıkıyor."
Richard Dawkins
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)