Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
10 Mart
Animal Behaviour dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, rakunların yalnızca yiyecek bulmak için değil, salt meraktan da problem çözdüğünü ortaya koyuyor.
 
UBC'den araştırmacılar Hannah Griebling ve Dr. Sarah Benson-Amram, rakunların özel olarak tasarlanmış çok erişimli bir bulmaca kutusunu test ettikleri deneylerde ilginç bir davranış keşfetti: Rakünlar, kutudaki tek ödülü (bir adet marshmallow) aldıktan sonra bile yeni mekanizmaları çözmeye devam etti. Bu davranış, yiyecek güdüsünden bağımsız bir "bilgi arayışı" güdüsüne işaret ediyor.
 
Dokuz farklı giriş noktasına sahip kutuda kolay, orta ve zor mekanizmalar bulunuyordu. Görev kolaylaştıkça rakünlar daha fazla seçeneği denedi; zorluk arttıkça bildik çözüme yöneldiler, ancak yine de keşfetmeyi bırakmadılar. Araştırmacılar bu davranışı, riskin düşük olduğunda yeniyi deneyen, yüksek olduğunda güvenliyi tercih eden bir karar mekanizması olarak tanımlıyor; tıpkı restoranda menü seçer gibi.
 
Bulgular, rakunların şehir hayatındaki başarısını da açıklıyor. İnsan yapımı kilitlere ve mandallara uygun olan hassas ön pençeleri, yiyecek olmasa bile problem çözme güdüleri ve esnek bilişsel yapıları onları kentsel ortamlara son derece iyi uyum sağlayan bir tür haline getiriyor.
 
Araştırmacılar, bu tür bilişsel özelliklerin anlaşılmasının; rakünların yanı sıra ayılar gibi insan kaynaklarına erişmek için problem çözen diğer türlerin yönetimine de rehberlik edebileceğini vurguluyor.

409 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
10 Mart
Matematiğin en temel yapı taşlarından biri olan asal sayılar, yalnızca kendilerine ve 1'e bölünebilen sayılardır. Son araştırmalar ise bu matematiksel "parçacıkların" kara deliklerin fiziksel yapısını tanımlamada şaşırtıcı bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
 
Kara deliklerin merkezindeki tekillik noktalarının çevresinde, klasik fiziğin çöküme uğradığı kaotik bir bölge bulunur. Cambridge Üniversitesi'nden fizikçi Sean Hartnoll ve ekibi, bu kaotik bölgede ortaya çıkan simetrinin, asal sayılarla tanımlanan bir kuantum sistemini işaret ettiğini keşfetti. Araştırmacılar bu yapıyı "konformal primon gazı" olarak adlandırdı.
 
Ekip daha sonra analizlerini beş boyutlu bir evrene genişletti. Bu durumda tekilliklerin dinamiklerini tanımlamak için, sanal bir bileşen içeren ve "Gauss asal sayıları" adı verilen karmaşık sayıların devreye girdiği görüldü.
 
Bu çalışmalar, 1859'dan bu yana kanıtlanamamış en büyük matematik varsayımı olan Riemann hipoteziyle de doğrudan bağlantılı. Hipotezin temelindeki zeta fonksiyonunun sıfır noktaları, kara delik fiziğiyle giderek daha derin bağlar kuruyor.
 
Teorik fizikçi Eric Perlmutter, bu gelişmeleri "evrenin güzel yapılarını anlamak için sayı teorisinin doğal bir dil sunduğu" şeklinde yorumluyor. Bulgular, kuantum yerçekimi teorisine giden yolda matematiğin beklenmedik bir rehber olabileceğine işaret ediyor.

309 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
9 Mart
Scientific Reports dergisinde yayımlanan iki ayrı çalışma, Ay ve Mars'ta yaşamın sürdürülebilirliğine dair önemli ipuçları sunuyor.
 
Ay toprağında nohut yetiştirmek mümkün olabilir. Texas A&M Üniversitesi'nden araştırmacılar, simüle Ay toprağına hem solucan gübresi (vermikompost) hem de arbüsküler mikorizal mantar (AMF) eklendiğinde nohut bitkilerinin çiçek açıp tohum ürettiğini gösterdi. Tek başına uygulanan yöntemler işe yaramazken, ikisinin kombinasyonu bitkilerin üremesini mümkün kıldı. Elde edilen tohumların ağırlığı, normal ticari toprakta yetişen bitkilerle kıyaslanabilir düzeydeydi. Yine de tüm bitkiler stres belirtileri gösterdiğinden, araştırmacılar bu yöntemin potansiyel taşıdığını ancak henüz ideal olmadığını vurguluyor.
 
Mars toprağında mikroplar hayatta kalabiliyor. Öte yandan ikinci çalışmada, Mars yüzeyindekine benzer nem koşullarında (%34 atmosferik nem) simüle Mars toprağında 30 gün boyunca mikrobiyal büyüme gözlemlendi. Mikroorganizmalar atmosferdeki suyu emerek çoğalabildi; ancak 60. günde DNA miktarı sıfıra geriledi. Bu bulgu, Mars'taki yaşanabilirlik koşullarının sınırlarını anlamak açısından kritik bir referans noktası sunuyor.
 
Her iki çalışma da insanlığın Ay ve Mars'ta kalıcı üsler kurma hayaline bilimsel bir zemin kazandırıyor; toprak ıslahı ve mikrobiyal dayanıklılık, gelecekteki uzay tarımının temel taşları olabilir.

406 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
9 Mart
NASA'nın 2022 yılında gerçekleştirdiği DART (Çift Asteroid Yönlendirme Testi) görevi, beklenenden çok daha büyük bir başarıya imza attı. Yeni yayımlanan araştırmaya göre, uzay aracının ikili asteroid sisteminin küçüğü olan Dimorfos'a çarptırılması; yalnızca Dimorfos'un Didymos etrafındaki yörüngesini değil, her iki cismin Güneş etrafındaki ortak yörüngesini de değiştirdi.
 
NASA'nın Jet Tahrik Laboratuvarı (JPL), bu sonucun "insan yapımı bir nesnenin, bir gök cisminin Güneş etrafındaki yolunu ölçülebilir biçimde değiştirmesi" bakımından bir ilk olduğunu açıkladı.
 
Didymos-Dimorfos ikilisinin 770 günlük güneş yörüngesi, saatte yaklaşık 4,3 santimetre gibi son derece küçük bir hızla değiştirildi. Baş araştırmacı Rahil Makadia, bu küçük değişikliğin zaman içinde birikerek tehlikeli bir asteroitin Dünya'ya çarpıp çarpmayacağını belirleyebileceğine dikkat çekti.
 
Yaklaşık 170 metre genişliğindeki Dimorfos'u hedef alan görev, 2024'te yapılan bir çalışmada Dimorfos'un yörünge süresini 33 dakika kısalttığı için zaten başarılı sayılıyordu. Ancak tüm ikili sistemi etkileyen bu yeni bulgu, gezeген savunması açısından çok daha umut verici bir tablo ortaya koyuyor.

307 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
7 Mart
Mart ayı, güneş aktivitesindeki artış ve yaklaşan bahar ekinoksu nedeniyle kuzey ışıklarını gözlemlemek için en uygun dönemlerden biri olarak kabul ediliyor. 20 Mart’ta gerçekleşecek ekinoks civarında, Russell-McPherron Etkisi olarak bilinen manyetik fenomen sayesinde Dünya’nın manyetik alanı güneş rüzgarlarına karşı daha açık hale geliyor ve bu durum aurora oluşma ihtimalini önemli ölçüde artırıyor. 2024 sonlarında zirveye ulaşan 11 yıllık güneş döngüsünün etkileri hala sürerken, güneşten gelen yüklü parçacıkların atmosferdeki atomlarla etkileşimi gökyüzünde görkemli ışık gösterileri oluşturmaya devam ediyor.
543 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 7 Aralık 2024 2 dk.

Papers in Palaeontology dergisinde yayımlanan bir çalışmada araştırmacılar, İngiltere'nin Doğu Sussex kıyılarındaki Bexhill-on-Sea bölgesinde ilk kez Tyrannosauruslara ait jilet gibi keskin dişler keşfettiklerini açıkladılar.[1] Bu dişler; tiranozorlar, spinosorlar ve Velociraptor ailesinin üyeleri de dahil olmak üzere bir dizi etobur dinozorun yaklaşık 135 milyon yıl önce bu bölgede hüküm sürdüğüne işaret ediyor.

Paleontologlar, son 200 yılda bu bölgede Kretase Dönemi’ne tarihlenen tortullarda çok az tiranozor kalıntısı bulunulduğundan bu bölgede tiranozor izlerinin bulunması özellikle dikkat çekici olduğunu belirtiyor.

11
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 7 Aralık 2024 2 dk.

İnsanlar tarafından bölgeye getirilen yabancı türler, küresel tür azalmasının ana nedenleri arasındadır. İstilacı türler, son yıllarda dünya çapında nesli tükenen türlerin %60'ından kısmen sorumludur. Orta Avrupa’da karşılaşılan bu yabancı memeliler arasında kahverengi sıçan, yaban koyunu ve vizon gibi türler bulunmaktadır.

Viyana Üniversitesi ve Roma'daki La Sapienza Üniversitesi'nden biyologların yürüttüğü ve Conservation Letters dergisinin son sayısında yayınlanan bir çalışma, insanlar tarafından bölgeye sokulan bu türlerin bazılarının kendi doğal yaşam alanlarında tehlike altında olduğunu ortaya koydu.[1]

15
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Aktaran 6 Aralık 2024 1 dk.

Çoğumuz biri kara tahtaya tırnaklarını sürttüğünde rahatsız hissederiz. Mizofoniden mustarip kişiler ise höpürdetme, horlama, nefes alma ve çiğneme gibi seslere karşı benzer derecede yoğun bir rahatsızlık hissedebilirler.

Yakın zamanda yapılan bir derleme mizofoninin daha önce düşünülenden daha yaygın olduğunu ve Avrupa'da yapılan araştırmalar ise bu durumun anksiyete, depresyon ve TSSB ile aynı genetik temelleri paylaştığını ortaya koydu.

26
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 5 Aralık 2024 3 dk.

PeerJ dergisinde yayımlanan bir çalışma, insan dilinin ve teknolojik kültürünün temelini oluşturan yeteneklerin, milyonlarca yıl önce insanlar ve kuyruksuz maymunlar ayrılmadan önce evrimleşmiş olabileceğini öne sürüyor.[1]

Pek çok insan davranışı, diğer hayvanlarınkinden daha karmaşıktır ve bir dizi karmaşık eylemin gerçekleşmesini içerir. Bu, konuşmak veya alet üretmek olabilir. İnsanlar, bu eylemleri gerçekleştirirken aynı zamanda davranışları hiyerarşik parçalara göre düzenleme ve birbirinden uzak öğeler arasındaki ilişkileri anlama becerisine de sahiptir.

14
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 5 Aralık 2024 2 dk.

Max Planck Florida Sinirbilim Enstitüsü'ndeki araştırmacılar, beynin uzun süreli anılar oluşturma sürecine dair yeni bir yol keşfettiler.[1] Çalışma, uzun süreli hafızanın kısa süreli hafızadan bağımsız olarak oluşabileceğini gösteriyor ve hafızayla ilgili rahatsızlıkların anlaşılmasına yönelik heyecan verici olasılıklar ortaya koyuyor.

Beynimiz, deneyimlerimizi anılara kaydetmek için özenle çalışır ve günlük olaylarda yaşadıklarımızın kesitlerini temsil edecek kayıtlar oluşturur. Hafıza oluşumuna dair mevcut bilimsel teoriler, kısa süreli anıların beynimizde geçici bir sanat sergisi gibi tutulduğunu, ardından yeni deneyimlerin yerini alması için temizlendiğini öne sürer. Bu kısa süreli anıların bizim için en önemli olan küçük bir kısmı ise uzun süreli belleğimize taşınır ve burada günler, yıllar veya on yıllar boyunca saklanır.

23
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Türlerin Kökeni'nde ortaya koyduklarımın herhangi bir inanıştan herhangi bir kişiyi şoke etmesi için bir neden göremiyorum."
Charles Darwin
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)