Taşağıl, Moğolistan'daki Orhun Yazıtları'ndan Çin'in Sincan (Doğu Türkistan) bölgesindeki eski Uygur kent kalıntılarına kadar uzanan yolculuklarını anlatır. Kitabın özü, bir tarihçinin, sadece okuduğu kaynaklarla değil, aynı zamanda bölgenin kokusu, iklimi ve günümüz insanlarıyla kurduğu bağ üzerinden tarihi nasıl daha iyi anlayabildiğini göstermektir. Yazar, bir yanda göçebe çadırlarını (yurtları) ve sert doğayı betimlerken, diğer yanda bu coğrafyalarda yaşanan destansı olayları ve kurulan büyük medeniyetleri anımsatır. Kitap, kuru bir tarih anlatısından uzak durarak, bir anıtta yer alan yazıt ile o anıtın çevresindeki modern yaşam arasındaki tezatı ve sürekliliği aktarır.