Ana Britannica'da "ölmüş bir kişinin, ölüler ülkesinde yaşadığına ve bir biçimde yaşayanlar dünyasına dönebildiğine inanılan ruhu ya da görüntüsü" olarak tanımlanmış ve birçok kaynakta da benzer tanımlar bulunmakta.[1]
Hayaletlerin genelde belirli bir nedenle (kin, geçmişteki bir katliam, dehşet) kişileri, yerleri ziyaret ettiklerine; kimi kişileri sürekli rahatsız ettiklerine; doğal olmayan seslerle (müzik, gıcırtı, çığlık, kahkaha) ve ışıklarla onları korkuttuklarına inanılır.
Bunların insan tininin yarattığı imgesel varlıklar oldukları ve gerginliğin, iç sesin, yalnızca küçük bir topluluk tarafından deneyimlenen –açıklanamayacağı sanılan– kimi olayların açıklaması olarak türetildiği söylenebilir. Bunun yanında çeşitli rahatsızlıklardan (örn. alzaymır) kaynaklanan sanrıların da hayalet görmekle ilgili olabileceği düşünülür.[2] Birçok dinde de gerek hayaletlerin, gerek kötü tinlerin, cinlerin vb. olması[3] da, kişilerin hayaletler gibi tinsel varlıklara olan inancını güçlendirir.
Bir sözdebilim olarak değerlendirilmesine[4] karşın; gerek Türkiye'de[5], gerek küresel olarak[3] hayalet inancı var olmayı sürdürmektedir.