- Hiçlik
Videodaki tanımlamaya göre hiçlik, duyu organlarımızla ve bilimin olası var olabilecek herhangi bir aracıyla tespit edilmesi teorik olarak mümkün olan her şeyi çıkardığımızda geriye kalan şey olarak düşünülebilir. Ancak konuşma boyunca vurgulandığı üzere "hiçlik" sadece maddeden, enerjiden, uzay-zaman dokusundan ve kavramsal/dilbilimsel tariflenebilen her şeyden arındırılmış bir şey olmalıdır; yani ne fiziksel içerik ne de ona bakıp tanımlayan bir bilinç, kavram veya dil kalmamalıdır. Bu yüzden hiçlik hem fiziksel olarak (madde, enerji, alanlar, uzay-zaman vb. yok) hem de kavramsal olarak tarif edilemez olmalıdır; bu da hiçliğin tanımlanmasını ve zihinde canlandırılmasını son derece zor veya imkânsız kılar.
- Duyu organları
Videoda anlatıldığı üzere duyu organlarımız (özellikle görme) bir şeyin varlığını tespit etmede merkezi rol oynar: Bir şeyi görebiliyorsak o şeyin var olduğunu, göremiyorsak var olmadığını söylemek çok daha kolay olur. Ancak varlık yalnızca görmeyle sınırlı değildir; örneğin sese neden olan basınç dalgalarını duymamız, dokunma hissiyle bir akışkanın bardağın içinde olduğunu anlamamız gibi diğer duyular da varlığı tespit edebilir.
- Elektromanyetik spektrum
Videodaki açıklamaya göre elektromanyetik spektrum, gözümüzün görebildiği çok küçük bir dalga boyu aralığını içerir; gözümüz spektrumun sadece küçük bir kısmını algılayabildiği için görünmeyeni bilimsel araçlarla (örneğin kızılötesi kameralarla) görünür kılabiliyoruz.
- Foton
Videoda geçenlerle tanımlandığı üzere foton, elektromanyetik spektrumdaki ışık parçacığıdır; mesela sıvıdan saçılan fotonlar gözümüze ulaştığında o sıvıyı görürüz. Ayrıca 'kütlesiz fotonlar' ifadesiyle fotonların kütlesiz olduğu ve maddenin olmamasına rağmen (uzay-zaman dokusunda) uçuşabildikleri vurgulanır.
- Kızılötesi kamera
Videoda verilen örneğe göre kızılötesi kamera, elektromanyetik spektrumda gözümüzün göremediği kızılötesi dalga boylarındaki fotonları toplayıp bu frekansları kırmızı renge boyayarak görünür hale getiren cihazdır. Bu sayede örneğin bardağın içindeki kahvenin hacmini ve sıcaklığını görebiliyoruz.
- Molekül
Videodaki açıklamaya göre moleküller, atmosferde çok sayıda bulunan ve çeşitli gazları oluşturan atom topluluklarıdır; örneğin havadaki moleküllerin %78.08'i azot gazı (iki azot atomunun birleşmesi), %20.95'i oksijen gazı (iki oksijen atomunun birleşmesi), %0.93'ü argon, %0.04'ü karbondioksit (bir karbon + iki oksijen) gibi. Moleküller çok küçük oldukları için bir kutu içinde trilyonlarca hatta sekstilyonlarca sayıda bulunabilirler.
- Vakum pompası
Videoda gösterildiği üzere vakum pompası, bir kap içerisindeki havayı emerek basıncı ve içindeki molekül sayısını azaltan araçtır. Örneğin anlatılan alet tekniğine göre kutunun içindeki havanın %99.9998'ini emebiliyor; ancak bu bile belli bir hacimde hâlâ katrilyonlarca molekül bırakır.
- Vakum (en iyi vakum örnekleri)
Videoda vakum, içindeki gaz moleküllerinin sayısının çok aza indirildiği ortam olarak anlatılır. Dünyada elde edilebilen en iyi vakumlardan biri CERN'deki hadron çarpıştırıcısının içidir; 27 km'lik çemberin içindeki vakum havadaki molekülleri çok yüksek oranlarda azaltır (nokta sonra 12 tane 9 kadar azaltma örneği verildi), ama o ortamda dahi yine milyonlarca molekül bulunabilir. Ayrıca uzayda, gezegenler arası, yıldızlararası ve galaksilerarası boşluklarda molekül yoğunluğunun nasıl azaldığı sayılarla açıklanır: Dünya–Jüpiter arası boşlukta bir küpte yüzler ila binler; yıldızlararası boşlukta onlarla yüzler; galaksilerarası boşlukta ise çok daha az (örneğin kübümüzde 1 molekülden az) olduğu belirtilir.
- CERN'deki hadron çarpıştırıcısı
Videoda açıklanan şekilde CERN'deki hadron çarpıştırıcısı (27 kilometrelik çember) parçacıkları birbirine çarptırmadan önce yol üzerindeki havayı/diğer molekülleri büyük oranda uzaklaştırmak için son derece yüksek vakum ortamı kullanır; aksi halde parçacıklar hedefe ulaşmadan diğer moleküllerle çarpışır ve deney bozulurdu. Yine de bu inanılmaz vakumda bile örnek alınacak kadar hacimde milyonlarca molekül bulunabilir.
- Kuantum çalkalanma (quantum fluctuations)
Videoda kuantum çalkalanma, boşlukta anlık enerji dalgalanmalarına ve bunun sonucunda ortaya çıkan sanal parçacıklara neden olan süreç olarak tanımlanır. Yani boş görünen vakumda bile kuantum kuralları gereği anlık enerji değişimleri olur ve bu dalgalanmalar kısa ömürlü sanal parçacıkların ortaya çıkmasına yol açar.
- Sanal parçacıklar
Videodaki anlatıma göre sanal parçacıklar, kuantum çalkalanmalarından doğan, adeta hiçlikten kısa süreliğine var olup sonra yok olan parçacıklardır. Modern fizikte bu sanal parçacıklar matematiksel modellerin (örneğin kuantum alan teorisinin) bir sonucu olarak karşımıza çıkar; mikroskopla doğrudan görülemeyebilirler ama var oldukları sürede Evren'deki madde ve enerjiye etki edebilirler ve teorilerle öngörülebilir/ölçülebilir etkileri vardır.
- E=mc^2 (kütle-enerji denkliği)
Videoda kısaca hatırlatıldığı üzere E=mc^2 formülü, kütle ile enerjinin birbirine denk olduğunu ifade eder: Kütle ve enerji birbirine dönüşebilir veya birbirlerinin eşdeğeridir; bu yüzden sadece maddeden kurtulsanız bile enerjiden tamamen kurtulmadıkça 'hiçlik' elde edemezsiniz.
- Sıcaklık
Videoda tanımlandığı üzere sıcaklık, bir ortamdaki moleküllerin ortalama kinetik enerjisi anlamına gelir. Bu yüzden intergalaktik uzay gibi ortamlarda sıcaklık mutlak sıfıra düşmemişse, orada hâlâ enerji (hareket enerjisi) vardır; örneğin intergalaktik boşluklarda sıcaklık yaklaşık 1 Kelvin civarındadır.
- Uzay-zaman dokusu
Videodaki açıklamaya göre uzay-zaman dokusu, Evren'i tanımlayan ve genişleyen bir 'doku' olarak düşünülür; bu doku bir 'şey'dir ve içinde elektromanyetik alanlar, kütleçekim alanları, kuantum alanlar gibi öğeler bulunur. Ayrıca uzay-zamanın kendisinin de (örneğin karanlık enerji formunda) içkin bir vakum enerjisi olabilir.
- Karanlık enerji
Videoda özet olarak anlatıldığı üzere karanlık enerji, uzay-zaman dokusunun sürekli ve giderek hızlanan genişlemesine sebep olan en olası nedenlerden biridir; birçok fizisyene göre karanlık enerji, uzay-zaman dokusuna içkin bir vakum enerjisi gibi düşünülebilir.
- Olasılık bulutu (elektron için)
Videoda bahsedildiği gibi elektron gibi parçacıklar artık 'somut bir top' gibi değil, olasılık bulutu (wavefunction) olarak tarif edilir: Elektronu bir top gibi modellerseniz atomun davranışlarını doğru tahmin edemezsiniz; olasılık bulutu modeliyle doğru sonuçlara ulaşırsınız. Yani parçacığın konumu ve diğer özellikleri ancak olasılıksal olarak tarif edilir.
- Feynman diyagramları
Videoda geçen tanıma göre Feynman diyagramları, atom altı parçacıkların davranışlarını harika bir şekilde ifade eden ve teorilerin öngörülerini hesaplamada kullanılan matematiksel tariflerdir; sanal parçacıkların etkilerini ve etkileşimleri anlamada kullanılan başarılı matematiğin bir ürünüdür.
- Radyasyon
Videoda radyasyon, moleküllerin ara sıra ışıma yaparak etraflarına enerji (ışık, fotonlar şeklinde) saçmaları olarak anlatılır; kütlesiz fotonlar uzayda uçuşabildiği için galaksilerden gelen ışığı gözleyebiliyoruz.
- İnterplanetary / yıldızlararası / galaksilerarası boşluk (uzay boşluğu yoğunlukları)
Videoda açıklananlara göre 'uzay boşluğu' insanlarca genelde tamamen boş zannedilir ama aslında moleküller çok düşük yoğunlukta da olsa bulunur. Örneklerle: Dünya ile Jüpiter arası boşlukta bir 5 cm kenarlı küpte 625 ila 12.500 arası molekül; yıldızlararası (örneğin Güneş ile Alfa Centauri arası) aynı hacimde 12 ila 125 molekül; galaksilerarası (Samanyolu ile Andromeda arası) boşluklarda ise o hacimde çoğu zaman 1 molekülden az bulunur. Bu yüzden intergalaktik boşluklar gerçekten çok seyrektir ama tamamen boş değillerdir.