Kısa cevap: Hayır, gök cisimleri Dünya üzerindeki bir kaya gibi atmosferik sürtünmeyle mekanik olarak zımparalanıp aşınmaz, fakat uzay ortamı onların yüzeylerini atomik ölçekte kesinlikle hırpalar! Uzay kusursuz bir vakum değildir. Yıldızlararası ortamın barındırdığı son derece seyrek gaz, toz ve yüklü parçacıklar hem uzay aşınması (space weathering) dediğimiz mikroskobik başkalaşımlara yol açar hem de akılalmaz zaman ölçeklerinde gök cisimlerinin hareket enerjisini çok ufak bir miktar çalar.
Bunu hayal edebiliyor musunuz, gezegenlerarası veya yıldızlararası boşlukta santimetreküpte ortalama sadece birkaç tane hidrojen atomu bulunur! O kadar akılalmaz bir seyreklikten bahsediyoruz ki, Dünya gibi devasa bir kütle saniyede 30 kilometre hızla bu ortamda akıp giderken karşılaştığı gaz direnci makroskopik bir aşınma üretemez. Sürtünmeden doğan aerodinamik kuvvet, cismin kendi kütleçekiminin ve moleküler bağlarının yanında kelimenin tam anlamıyla HİÇBİR ŞEYDİR! Bu yüzden Dünya veya Jüpiter milyarlarca yıldır döndüğü halde sürtünmeyle incelip yok olmaz.
Peki bu parçacıklar yüzeye hiç mi temas etmez? Elbette eder ve burada işin içine harika astrofiziksel süreçler giriyor! Koruyucu atmosferi olmayan Ay, Merkür veya asteroitler gibi çıplak kayaç yüzeyler, Güneş rüzgarı kaynaklı yüksek enerjili iyonların bombardımanına maruz kalır. Bu yüklü parçacıklar yüzeydeki atomlara çarparak onları yerinden fırlatır, buna saçılma (sputtering) deriz! Üstüne mikrometeoritlerin hiper hızlı çarpmaları da eklenince kayaların kristal kafes yapısı bozulur, yüzey kararır ve optik özellikleri değişir. Yani klasik bir rüzgar sürtünmesi olmasa bile, kesintisiz bir kozmik radyasyon ve toz akışı yüzeyleri atom atom döverek aşındırır.
Dönme ve yörünge hareketine gelirsek, gaz yoğunluğunun çok daha yüksek olduğu bebeklik evrelerinde, yani ilkel gezegen disklerinde (protoplanetary disk) gaz sürtünmesi GEZEGENLERİN KADERİNİ belirleyecek kadar güçlüydü ve gezegen göçlerini tetikledi! Hatta ölçeği daha da büyütüp galaksilere bakarsak, galaksi kümelerindeki sıcak gazın içinden hızla geçen galaksiler ram pressure stripping (koç basıncı soyulması) yaşar ve koca bir galaksinin tüm gazı arkasında bir kuyruk gibi sökülüp atılır! Bu ölçekleri düşününce insan gerçekten varoluşsal bir ürperti hissediyor! Özetle, uzayın boşluğu cisimleri bir zımpara gibi ufalamaz ama o görünmeyen seyrek doku yüzeylerde atomik izler bırakır ve milyarlarca yıllık kozmik hareketi sessizce sınırlar.
Kaynaklar
- Carle M. Pieters, Sarah K. Noble. Space Weathering On Airless Bodies. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- J. E. Gunn, J. R. Gott III. On The Infall Of Matter Into Clusters Of Galaxies And Some Effects On Their Evolution. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı