Gözlemlediğimiz ivmelenme uzay zaman dokusunun eğriliğinden ya da geometrisinden kaynaklanan bir algı yanılgısı değildir. Evrenin hızlanarak genişlediği sonucuna sadece cisimlerin gökyüzündeki görünür hareketlerine bakarak değil, ışığın dalga boyundaki esnemeyi ve standart mum olarak kabul ettiğimiz Tip Ia süpernovaların parlaklığını doğrudan ölçerek ulaşıyoruz. Üstelik gözlemler uzayın büyük ölçekte küre gibi kıvrık değil, neredeyse tamamen düz olduğunu gösteriyor.
Küre analojiniz ilk bakışta zekice bir optik sezgi barındırıyor. Şeffaf bir kürenin veya akvaryumun dışından baktığımızda kırılma ve izdüşüm yüzünden hızlar gözümüze değişiyormuş gibi gelebilir, tıpkı bardağın içine giren çay kaşığının kırılmış gibi görünmesi gibi. Ancak evrende biz dışarıdan bakan bir gözlemci değiliz. Bizzat o dokunun içinde yaşayan ve ölçümlerini içeriden gelen ışık sinyalleriyle yapan gözlemcileriz.
Burada ilk ayrım uzayın geometrisidir. Eğer evren bahsettiğiniz gibi küre yüzeyi benzeri pozitif bir eğriliğe sahip olsaydı, çok uzaktan gelen ışık ışınlarının mercek etkisiyle birbirine yaklaşması gerekirdi. Oysa Kozmik Mikrodalga Arka Plan Işıması üzerinden yapılan hassas ölçümler, evrenin uzaysal eğriliğinin sıfıra son derece yakın olduğunu kanıtlıyor. Yani büyük ölçekte uzay bir küre gibi bükülmüş değil, düz bir çarşaf gibi uzanıyor. Bu durum küresel geometri kaynaklı olası açısal yanılsamaları baştan eliyor.
İkinci ve asıl belirleyici kanıt ise ışığın doğasında saklıdır. Evrenin genişlemesi, cisimlerin uzayın içinde koşturması değil, aradaki uzay dokusunun esnemesidir. Uzaktaki bir galaksiden çıkan foton bize ulaşana kadar, yol boyunca esneyen uzay nedeniyle dalga boyu da uzar ve kırmızıya kayar. 1998 yılında gökbilimciler Tip Ia süpernovalarını incelediklerinde bu patlamaların beklenenden çok daha sönük olduğunu fark ettiler. Bu süpernovalar standart ampuller gibidir, mutlak parlaklıkları bellidir. Evren sabit hızla genişliyor olsaydı bu patlamaların çok daha parlak görünmesi gerekirdi. Fotonların bize getirdiği bu sönüklük, aradaki mesafenin beklenenden çok daha hızlı açıldığını ve genişlemenin son birkaç milyar yıldır ivmelendiğini gösterdi.
Dolayısıyla arkadaşımızın küre üzerinde yavaşlıyor gibi görünmesi hoş bir izdüşüm problemidir fakat kozmik ölçekte hem uzay düzdür hem de fotonların parlaklık hesabı genişlemenin gerçekten hızlandığını ortaya koymaktadır.
Kaynaklar
-
Adam G. Riess et al.. Observational Evidence From Supernovae For An Accelerating Universe And A Cosmological Constant. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Planck Collaboration. Planck 2018 Results. Vi. Cosmological Parameters. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı