Türkiye, James Webb Uzay Teleskobu projesinde yer almıyor çünkü bu devasa gözlemevi yalnızca üç kurumun resmi ortaklığıyla geliştirildi: NASA, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Kanada Uzay Ajansı (CSA). Türkiye bu ajansların hiçbirinin üyesi olmadığı ve projenin başlangıç evresinde donanım ya da bütçe ortaklığı içeren ikili bir anlaşma yapmadığı için konsorsiyumda bulunmuyor. 🌍🔭
Buradaki temel mesele zamanlama, kurumsal altyapı ve uzun vadeli planlama. James Webb bir gecede ortaya çıkmadı. Projenin temelleri 1990'ların ortasında atıldı ve hangi ülkenin ne kadar bütçe vereceği, hangi parçayı üreteceği 2000'li yılların başında netleşti. Örneğin ESA, teleskobun fırlatılmasını üstlendi ve iki kritik bilimsel aygıtı üreterek projeye girdi. Türkiye ise ESA üyesi değil. 2004 yılında sınırlı bir iş birliği anlaşması imzalanmış olsa da bu adım tam üyeliğe veya teknolojik katkı sağlanan ortaklıklara dönüşmedi. Türkiye Uzay Ajansı'nın ise ancak 2018 yılında kurulduğunu düşünürsek, masaya ortak olarak oturmak için takvim açısından çok geç kalındığı açık. 🌱
Tıpkı gezegenimizi korumak gibi, büyük bilimsel atılımlar da sonradan parlatılan süslü reklamlarla veya son dakika hevesleriyle değil, onlarca yıla yayılan istikrarlı bütçeler ve sabırlı emekle gerçekleşiyor. Yine de sevindirici bir ayrıntıyı unutmayalım. Bu durum Türk gökbilimcilerin teleskoptan tamamen dışlandığı anlamına gelmiyor. Teleskobun gözlem zamanları tüm dünya araştırmacılarına açık teklif çağrılarıyla belirleniyor. Nitelikli bir araştırma projesi hazırlayan bilim insanlarımız uluslararası ekiplere katılarak ya da doğrudan başvuru yaparak Webb verilerine ve gözlem süresine erişebiliyor. 🌿✨
Kaynaklar
- NASA. Nasa - Webb Partners. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- European Space Agency. Esa Science And Technology: Building Webb. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı