Bence milliyetçilik, dindarlık hatta bugünkü futbol taraftarlığı bile evrimsel açıdan baktığımız zaman, kabileciliğe dayanmaktadır.
O zamanlardan bu zamanlara kabilecilik insan için hayati önem taşımaktaydı. Bir kuşun kanatları ne demekse bir insan için de diğer insanlar o anlamı taşıyordu. Avcı toplayıcı zamanlarımızdan bugünlere kadar, değişmeyen şeylerden biri de, kendine taraftar bulabilen insanlar hayatta kaldılar. Tek tabanca olup bir gruba dahil olmayan insanlar vahşi doğada bırakın üremeyi hayatta dahi kalamadılar. Bu şekilde bir gruba dahil olup, bizi o gruba dahil eden düşünceyi benimseyip zamanla da radikalleştirme süreci başladı. Bugün de hala en güçlü duygularımızdan birisi, yani kabilecilik.
Ancak ben bu duygunun kesinlikle yanlış olduğunu savunmam. Sonuçta insanların bir araya gelip birbirlerini kollaması için bazı belli amaçlara ihtiyaçları vardı ve insanoğlunun mükemmel kurgu becerisi sayesinde kendini belirli amaçlar etrafında toplayıp birbirlerine kol kanat gerdiler ve bir diğerine yardım eden insan toplulukları sayesinde bugünlere kadar gelebildik. Haa bu duygular istismar edilmiyor mu tabii ki de belki de yeryüzünde istismara en açık duygularımız din ve milliyetçilik duygularımızdır. Bunlar insanın en zayıf olduğu noktalardır çünkü insana en güçlü yanını veren duygularıdır.