Cinsel istek sadece bizi 'seks' yapmaya iten basit bir olguyken nasıl oluyor da evrim sürecinde aşk denilen bir olguya dönüşebiliyor?
Yani aslında aşk dediğimiz şey aslında yok ve biz daha modern ve uysal görünebilmek için cinsel isteğimizi aşk adıyla mı anıyor ve baskılıyoruz? Çünkü bir hayvan aşık olabilir mi bilmiyorum. Yani amacı sadece sekstir. Yoksa bizim de mi öyle?
İnsan örneğinde cinsel istek tek başına türün devamı için yeterli olmazdı. Bence açık birkaç neden var.
İnsanın üreme süreci (yavrunun yeterince büyümesi de dahil) görece uzun ve çok sıkıntılı. Aşk, genel bir işlev olarak, en başta bu süreci iki taraf için de dayanılır kılıyor, hem süreçte ortaya çıkan zorluklara karşı hem de uzun süre birbirlerine dayanabilmeleri açısından... Aşkın bittiği ilişkilerde bir anda her şeyin renginin nasıl soluklaştığını ve genel olarak evlilik hayatının nasıl tatsız bir monotonluğa dönüştüğünü düşünün...
Aşkın oluşması, cinsel seçilimde özellikle kadına "Sağlıklı spermlere ve sağlam genlere ek olarak bu adamdan düzgün bir koruyucu ve sağlayıcı partner/baba olur. Girmek üzere olduğum bu zor yolda bana ciddi yararı olacak gibi görünüyor. Yapışayım en iyisi ben buna." duygusunu veriyor. Erkeğe ise "Yav, bu kadın pek şahane bir şey yahu! Benim olsun ve onu hep koruyayım ve hep seveyim ve hep sevişelim. Ayrıca bununla çocuk yaparsam hem çocuğum sağlıklı olur hem de babalık yapacak hevesim de olabilir" duygusunu veriyor. Hepsi bilinçdışı düzeyde tabi ki... Evrim bu konularda (üreme ve hayattakalım), bu noktada zar atamaz, işi bireyin keyfine bırakamazdı. :)))
İnsan dişisi görece zor hamile kalabiliyor. Hamileliğin garantilenmesi için defalarca çiftleşme eyleminin gerektiği durumlar hiç de az değil. Aşk bunu çok etkili bir biçimde garantiliyor. Aşk olmasaydı bir erkeğin defalarca aynı kadınla, bir kadının da defalarca aynı erkekle çiftleşmesi çoğu zaman mümkün olmazdı.
Hamilelik sürecinde kadın desteğe ve korunmaya muhtaç bir hale geliyor. Erkeğin bu desteği "koşulsuz" sağlamasında aşkla oluşan bağlanmanın rolü büyük.
Evrimsel süreçte 2 ayak üzerinde yürümeye geçişle insanın (kadının) başına gelen doğum kanalının daralması problemi ve buna bağlı olarak insan yavrularının gelişimini tamamlamadan oldukça "ham" bir şekilde doğması, doğum sonrası büyük bir ebeveyn yatırımını gerekli kılıyor. Aşk sayesinde, yavrunun bakıma en muhtaç olduğu ilk yıllarda erkek başka kadınları taramaya ve kaynak aktarmaya tüm enerjisiyle başlamıyor; ve eşine ve ailesine destek olmaya devam edebiliyor.
Aynı şekilde, belli bir süre sonra aşkı hissettiren biyolojik şalterlerin net bir biçimde kapanması ve birçok çiftte bunun yerine genel bir karşılıklı "kıl olma" halinin başlaması da aynı derecede manidar. "Bu göreviniz tamamlanmıştır. Boş durmayın. Yeni genom kompozisyonlarında yeni yavrular üretmek için çaba içine girmenin vakti gelmiştir. Nerde benim çeşitliliğim?!" tarzında evrimsel bir mesaj...
Tüm Reklamları Kapat
476 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
Sanırım eşlerine bağlanma isteği gösteren canlıların, birbirlerini ve yavrularını korumak için işbirliği yapmasıyla nesillerini devam ettirme olasılığını arttırdığı için.
268 görüntülenme
7
0
Paylaş
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverlerin ortak çabası ve öz denetimiyle yürüyen özgür bir ortam. Evrim Ağacı'nın yayınladığı makalelerin aksine, bu platformdaki soru ve cevapların içeriğini veya doğruluğunu Evrim Ağacı yönetimi denetlemiyor. Evrim Ağacı, burada yayınlanan cevapları desteklemez ve doğruluklarını garanti etmez. Doğru olmadığını düşündüğün cevapları denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru cevapları kaynaklarıyla yazabilir ve oylarınla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsin.