Öncelikle bu tarz soruların biliyorsunuz ki net bir cevabı yok ki olmamalı da zaten insanı ileriye taşıyan şey merak edilen şeylerdeki belirsizlikler sonuçta.
kendi görüşüme göre ilk nedenin var olması veya olmaması bile kendisinden önce gelmesi gereken bir nedeni doğuruyor, basitçe örneklendirecek olursak sizin şu an burada bu soruyu soruyor olmanız sizden bağımsız bir nedenler silsilesi ki bu sorunun temeli de bence bu belirsizlikle cevaplanıyor. Az önceki örneği detaylandırmak gerekirse sizin doğumunuzu, buraya yazıyor oluşunuzun ilk nedeni olarak tanımlayalım, sizin doğuşunuzun da bir nedeni olmalı ki bu da ailenizin sizi dünyaya getirme isteği olacaktır. Yine öncesine gidebiliriz ve bu isteğin sebeplerini sorgulayabiliriz. Aynı bu önermeye dayanan bir cevap olduğunu düşünüyorum başka bir şeyden bağımsız bir şey var olamaz daha da detaylandıracak olursak bu bir düşünce olsa bile daha geri planda kalmış bir şeye bağlanıyo, misal düşünceler deneyimlerden oluşur deneyimler bulunduğunuz mekanlardan ve konuştuğunuz insanlardan oluşur mekanlar da siz orada halihazırda bulunduğunuz için sizin varlığınızla değişir ama konuştuğunuz insan da sizinle aynı mekanda olduğu için sizin varlığınız hem sizi hem onu hem onun size aktaracağı söylemleri etkileyebilir yani nasıl bir duygu deneyimden deneyim mekandan mekan sizden bağımsız olamıyor ise ilk nedenin ulaşılmaz olduğunu düşünmemin sebebi de aynen budur ve asla gözlemleyemediğimiz varlığını düşünemediğimiz bir şey üzerine de yorum yapamayacağımız için hiçbir şekilde üzerine düşünemeyeceğimizi düşünüyorum.
Ben kelebek etkisine inanan biriyim. Her şeyin birbirine bağlı olduğuna inanırım. Ama sen kendi geleceğine kelebek etkisi bile olsa kendi hareketlerinle müdahale edebilirsin. Kimse hiçbir duruma mahkum değildir. Ancak eyleme katılmayanlar kelebek etkisinden etkilenir. Kelebek etkisinden etkilenmemek için yaptığınız hareketlerde kelebek etkisini devam ettirir. Eylemsizlik de kelebek etkisini devam ettirir. Fakat örülmüş kader kavramında herkes yaşaması gerektiğini yaşayıp gider. Amacınızı kendiniz belirlememiş olursunuz. Her neden birbirine bağlıysa ilk neden neydi sorusunun cevabı ise bana göre ilk canlının hareketliydi.
Kendi sözüm üzerinden anlatmaya çalışayım. Bana göre, evren de dünya da birer olasıklılar cehennemidir.
yani demeye çalıştığım şu: maddeler birbirinden bağımsız hareket eder gibi görünür fakat evrenin var oluşundan sizin doğumunuza kadar her olay birbirini tetikleyerek, olmasına sebep olarak, o yöne iterek oldu.
Örneğin, insanların şans veya yazgı olarak baktığı herhangi bir kaza olayının arka tarafında neler olduğunu inceleyelim.
Saat 18.47de gerceklesen bir kaza, bir taraf eski model bir araba ve diger taraf arkasinda cocuk tasiyan bir baba.
Eski arabaya sahip adamın o saate kadar neler yaşadığına bakalım, ilk olarak.
Adam arkadaşıyla 18.30'a 2 gün önceden buluşma ayarladı fakat kaza günü sabahı sevgilisiyle kavga etti, bu sebeple tüm gün gergin ve düşünceliydi. İşe biraz geç kaldı, işte de azar yedi, eve geldi biraz kafa dinlemek için aç karnına uzandı ve uyuyakaldı. Bir uyandı ki saat çoktan 18.20 olmuş hemen kalktı hazırlandı 18.35 gibi ancak çıkabildi. Karnı aç olduğundan şekeri düşük ve dikkati dağınık, uykulu olduğundan dalgın ve refleksleri tam çalışmaz halde, sevgilisiyle gereksiz kavgası yüzünden de düşünceliydi. 18.42'de bir ışığa yakalandı, ışıkta 2 dk bekleyip yoluna devam etti dalgın olduğundan döneceği yerden son anda hızlıca döndü ve karşı şeride girdi...
şimdi diğer tarafın arka taraftaki durumunu inceleyelim.
Çocuk okuldan gelip direkt oyun oynamaya çıkmıştı. Daha babasının gelmesine yaklaşık 1 saat vardı ancak arkadaşlarına uyarak farklı bir yere gidip evden biraz uzaklaştı. Oyuna dalmıştı, saatin kaç olduğunun farkında değildi ama saat 17.50 olmuştu 10 dk sonra babası çoçuğu oynadığı yerde bulup eve getirdi. Yemek yediler, hazırlandılar ve çıktılar. Saat 18.30 olmuştu.Çocuk oyunda ayakkabısını kirlettiği için babası bir süre onu temizledi sonra yola çıktılar yol yaklaşık 20 dk idi ancak saat 19.00 olmadan orada olmalıydılar, kurs o saatte başlıyordu. Baba biraz aceleciydi ancak "şansa" bak ki hiç bir ışığa takılmadan hızlıca ilerleyebildiler son bir kaç dönüşten birine hızlıca yaklaştı, baba ancak, kimse çıkmaz bu saatte, diye düşünerek biraz fazla çıkmaya yeltendi caddeye fakat durmak üzereyken karşıdan geniş ve hızlıca dönen bir araçla burun buruna çarpıştı. Direkt çocuğa baktı iyi misin diye sordu...
Şimdi bu olayda anlatmaya çalıştığım, günlük hayatta yaşadığımız pek çok olayı şans, şanssızlık veya kader olarak adlandırırız ancak geniş çaplı düşündüğümüzde bunların saçmalıktan ibaret olduğunu, aslında tek olayın asla hesaplanamayacak olasılıklar olduğunu görürüz.
Örneğin; baba, hiç kırmızıya yakalanmamasını bir şans olarak görüp mutlu olmuştu fakat 1 ışıkta bile dursa bu kaza gerçekleşmeyecekti. Ya da öte yandan adamın sevgilisi iş yerindeki ailevi sorunları olan patronunun mobbingine maruz kalmasa adamla gereksiz yere tartışmayacaktı vs. vs.
Hesaplattırılırken sinir olduğum basit olasılıklar da aynı şekilde.
Örneğin adamın biri fanustan rastgele bir top çekecek 5 tane siyah 6 tane mavi 4 tane kırmızı top varsa beyaz top çekme olasılığı kaçtır gibi aşırı varsayılan durumlar da aslında hesaplanamaz.
Sebebi; toplardan biri veya bir kaçı daha soğuk olabilir, toplar güneşte kalmıştır ve siyah renkliler daha çok ısınmıştır ya da toplardan biri hafif daha yumuşaktır vs.
O an adamın aklından geçenler de çok önemli seçeceği top konusunda.
Son olarak olasılıkların karmaşıklığını göstermek için yine aklıma gelen bir sorunu yazayım.
Örneğin evinizde oturuyorsunuz ve iki gün önce bugün geleceği kesin olan bir kargonuz, bugün rastgele saatte size gelecek olan bir arkadaşınız ve şehir dışından gelen kardeşiniz var. Bir anda kapınız çaldı. Gelen kişinin kargocu olma ihtimali kaç, 33.33333333% mü, 50% mi? Tamam hepsi 17.00'de geleceğini söylemiş olsun. Bu kez gerçekten olasılık 33.33333% mü? ama evinizin kapısının önünden geçen biri için aslında kapınızı çalan kişi kimse onun çalma ihtimali aynı anda 100% olur. Ya da kardeşinizin geldiği otobüs arızalandı ve 1 saat zaman kaybettiler. Sizin için kapıyı çalanın kardeşiniz olma olasılığı da postacı olma olasılığı da 33.33333333% iken gerçekte kardeşinizin gelme olasılığı 0%'dır.
Bu yüzden bence aşırı varsayılan basit olasılıklar dışında neredeyse hiçbir olasılık hesaplanamaz.
Evren de bence aynen böyle. Başka birinin sorusunda da belirttiğim gibi başlangıcını ve ilk olayı ancak tahmin edebiliriz, tam olarak bilemeyiz, ancak evrenin oluşumundan beri süregelen olaylar, hatta 1.7 milyar yıl önce evrende savrulan rastgele bir göktaşı dahi şu an evrende var olan veya var olamayan bir çok varlığın hatta canlının sebebidir. Yani soruna vereceğim yanıt; Sadece hesaplanamayan trilyonlarca olasılık var, evrenin başlangıcından beri.
Hatalarım olmuşsa mazur gör. Çok düşünen ama cahil bir insanım.
Ben size şu cevabı verebilirim aslında herhangi bir olayın olma olasığı( ya da olmama olasılığı) ya 1'dir ya da 0'dır ( ya tahmin ettiğimiz gibi olur ya da olmaz) mesela bir zar atarken o zarda 3 gelme olasılığına biz 1/6 diyoruz fakat o zarı elimizde ne kadar dönderdiğimiz, hangi hızla fırlattığımız, hangi açıyla bıraktığımız , masanın sürtünme katsayısı ve daha nice bilinmeyenleri hesapladığımızda aslında o zarda ne geleceğini kesin olarak bilebiliriz. Demek istediğim şu, hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. Mesela senin bu mesajı okuduktan sonra bu konu üzerinde tekrar düşünmen tesadüf değildir çünkü sen bir paylaşım yaptın ve ben de onun altına yorum yaptım. Senin böyle bir paylaşım yapmam da tesadüf değil mutlaka bir şey bunu tetiklemiştir. Peki senin yerinde başka biri olsa ve seninle aynı koşulları yaşasaydı kuşkusuz bu soruyu sen değil o soruyor olurdu. Kısacası tercihlerimizden, zihin yapımızdan, çevremizdekilerden, çevre koşullarımızdan, yaşadıklarımızdan giyindiklerimize(çok daha çoğaltabiliriz) kadar her şey bizi etkiler ve seçim yapmaya zorlar. Sen bu etkileri hesapladığında aslında ne cevap vereceğin bellidir. Tıpkı zara etki eden bütün etkenleri hesapladıktan sonra ne geleceğini kesin olarak bilmemiz gibi. Ve sen bu seçime hâlen tesadüf mü diyorsun dostum?
"İlk Neden Kavramı" zamanın doğasıyla direkt olarak sıkı bir ilişki içindedir
Neden ben, neden sen, neden olmasın: Gerçekliğin doğası düşünüldüğünde hatta en temel yapısı olan doğum yeri tartışmalı mı değil mi, ya da elde bulunan ham veya işlenmiş verilerin üzerinde bireysel veya kollektif olarak mı duraklamak gerekiyor... Kısıtlı ya da kapsamlı ama son derece kaotik ve bu haliyle oldukça derinlikte görünüyor. Bazı olaylar sadece olması gerektiği için oluyor-ise; bazı olaylar sadece olmaması gerektiği için olmuyor şeklinde bir sadeleştirme/basitleştirme de önümüze çıkabiliyor. Başka bir deyişle aslında sebep veya sonuç ile birlikte anlam da arıyoruz ve bazen onlar biraz netlikten ya da bizden uzakta olabiliyorlar.
Bir başlangıç noktasından önceki ve varış noktasından sonraki dışavurumların birbirine uyum sağlamadığı görüldüğünde; bu, eylemlerin hareketli yapısı veya eylemsizlik durumu genel-anlık-daimi görüntüden yoksun doğası nedeniyle birbirlerinin süreklilik içinde kırılmalarına/başkalaşımlara neden olduğunu da görebiliriz.
Örneğin; yazı tura atmak, bir paranın havaya atılıp yere düştüğünde yazı veya tura gelmesiyle sonuçlanan basit bir olasılık deneyi olmakla beraber deneyin gerçekleşmesi için paranın fiziksel olarak havaya atılması ve yerle temas etmesi gerekmekte; sonuç olarak yazı tura atma deneyi, bir fiziksel eylem gerektirdiğinden yere atmadan bu deneyi gerçekleştirmek mümkün değildir.
Tıpkı piyango bileti almak ya da almamak :)... almadan en azından bir piyango çekilişi talihlisi olamayacağımız gibi; çekiliş sonucundan haberdar olmak, süreç dahilinde zaten bileti saklamak gibi önemli bir detayı atlamadan ilerlemek gerekir. Netice olarak böylelikle oluşmuş ya da yeterince olgunlaşmamış koşullar bizim bilebildiğimiz mutlak bir sona doğru ilerlemeye devam eder.
* Güncel ve popüler olan geniş kullanım alanına sahip yardımcı Yapay Zeka araçlarından faydalanılmıştır.
İlk Neden ve Kozmik Kader Sorusu :
1. İlk Neden Kavramı
1.1 İlahi Neden
Dinlerin Evren Yaratımı
İlahi Varlığın Zaman ve Mekandan Bağımsızlığı
1.2 Doğal Neden
Felsefi ve Bilimsel Görüşler
Kuantum Dalgalanması
Kaotik Olaylar
1.3 İlk Neden Yok
Başlangıcı Olmayan Evren Anlayışı
Döngüsel Evren Modelleri
Büyük Sıçrama Teorisi
2. Kader ve Özgür İrade
2.1 Önceden Belirlenmiş Kader
Determinizm Kavramı
Yüksek Gücün Rolü
2.2 Özgür İrade
Bireylerin Seçim Yapma Yeteneği
Etik ve Ahlaki Sorumluluklar
2.3 Uyumculuk
Özgür İrade ve Determinizmin Birlikte Var Olması
Seçim Hissi ve Önceden Belirlenmiş Olaylar
3. Tartışmalar ve Sonuç
3.1 Felsefi Tartışmalar
Düşünürlerin Görüşleri
Geçmişten Günümüze Bakış
3.2 Teolojik Tartışmalar
Dinlerin Farklı Yaklaşımları
İnanç ve Bilim Arasındaki İlişki
3.3 Kesin Cevaplar ve Gelecek Perspektifi
Mevcut Bilgi ve Araştırmalar
Gelecekteki Araştırma Alanları
Zamanın Başlangıcı: Eğer bir "ilk neden" varsa, bu genellikle evrenin bir başlangıcını ima eder.
Nedensellik ve Zaman:
Nedensellik ilkesi, her olayın bir nedeni olduğunu belirtir. İlk neden var ise, bu nedensellik zincirinin başlangıcıdır ve zamanın tek yönde ilerlediği fikrini destekler.
Zamanın Doğası Üzerindeki Tartışmalar:
İlk neden kavramı, zamanın doğası hakkında çeşitli felsefi ve bilimsel tartışmalara yol açar. Zamanın doğrusal mı, döngüsel mi ya da bir illüzyon mu olduğu gibi sorular bu kavramla bağlantılıdır.
İlk neden, zamanın başlangıcı, nedensellik ve zamanın doğası gibi temel sorulara yanıt aramamızı sağlar. Bu konu, kozmoloji, felsefe ve din gibi çeşitli disiplinlerde uzun yıllardır tartışılmaktadır.
Zamanın Doğası:
Zamanın doğası, felsefi ve fiziksel tartışmalara konu olmuş ve ve iki ana görüş öne çıkmıştır
Doğrusal mı?, Döngüsel mi?
Klasik Fiziğin Görüşü:
Newton’un fizik yasalarına göre zaman, geçmişten geleceğe doğru akış gösteren mutlak bir boyuttur.
Ok-Zaman Kavramı:
Entropi yasası, evrendeki düzensizliğin arttığını belirtir; bu da zamanın geriye dönmediğini, yani olayların geri alınamayacağını ifade eder.
Günlük Algımız:
Deneyimlerimiz, geçmişin değiştirilemeyeceğini ve geleceğin tahmin edilebileceğini destekler.
Felsefi ve Mistik Görüşler:
Bazı sistemlerde, zamanın döngüsel olduğu ve evrenin tekrarlandığı düşünülür.
Kozmolojik Modeller:
Bazı kozmolojik yaklaşımlar, evrenin genişleme ve büzülme dönemlerini içeren bir döngüsel yapıda olabileceğini öne sürer.
Kuantum Fiziği ve Zaman:
Kuantum fiziği, zamanın doğasının karmaşık bir resmini sunar; bazı yorumlara göre, kuantum seviyesinde zamanın doğrusal olmadığı ve geçmiş ile geleceğin belirsiz olabileceği öne sürülmektedir.
Hangi Görüş Daha Doğru?
Kesin bir bilimsel kanıt olmamakla birlikte, her iki görüşün de güçlü ve zayıf yönleri vardır.
Zamanın doğası, evrenin temel yapısını anlamamızla daha netleşebilir.
Sonuç Olarak:
Zamanın kendisi ya da kavram olarak zaman, her birimizi etkileyen, hayatımızı şekillendiren ve varoluşumuzu sorgulatan karmaşık bir kavramdır derin ve çok yönlü doğası hakkındaki her düşünce ya da keşif mikro evrende makro evreni aramaya-bulmaya benzer diye düşünüyorum.
Saygılarımla
Banu M Arpalı
16/09/2024