Pasifik Bulutlarını Parlaklaştırmak El Nino'yu Zayıflatabilir Ancak Modeller Avrupa ve Asya için Riskleri Gösteriyor!
Phys.org
- Çeviri
- Yer Bilimleri
- Çevre Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Pasifik Okyanusu'ndaki El Nino döngüsünü yapay olarak deniz bulutlarını parlaklaştırarak etkisiz hale getirmek ve şiddetli iklim olaylarını azaltmak mümkün olabilir.
- Bilgisayar modelleri, erken dönemde başlatılan bulut parlaklaştırma müdahalesinin El Nino'nun sıcaklık ve yağış etkilerini tersine çevirdiğini ve yıkıcı sonuçları hafiflettiğini gösterdi.
- Jeomühendislik teknolojisi henüz pratik değil ve uzun vadeli etkileri ile bölgesel riskleri tam olarak bilinmiyor; ancak iklim krizinde en kötü etkileri azaltmak için araştırmalar sürdürülmeli.
Kapımızdaki bir "süper" El Nino döngüsü, gezegenimizde yarattığımız uzun vadeli iklim değişikliğinin de etkisiyle dünya çapında şiddetli sıcak hava dalgalarını, selleri ve kuraklıkları tetiklemeye hazırlanıyor.
Peki ya Pasifik Okyanusu'ndaki bu ısınma fenomenini tam oluşmaya başladığı sırada kesintiye uğratmak ve etkili bir şekilde devre dışı bırakmak mümkün olsaydı?
Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma tam olarak bu fikre odaklanıyor. Araştırmacılar, geliştirdikleri bilgisayar modelleriyle Pasifik üzerindeki bulutları yapay olarak parlaklaştırmanın, doğru zamanda yapıldığında bu güçlü hava olayını etkisiz hale getirebileceğini ve en yıkıcı etkilerini hafifletebileceğini gösterdi.
Jeomühendislik olarak adlandırılan alan üzerine yapılan önceki araştırmalar gezegeni bir bütün olarak soğutmaya odaklanırken, bu yeni çalışma daha hedefli müdahaleler öneriyor. Chicago Üniversitesi'nden doktora sonrası araştırmacı ve çalışmanın başyazarı Jessica Wan bu durumu şöyle açıklıyor:
Bu daha kısa zaman dilimli müdahaleler, jeomühendisliğin iklim değişikliğine karşı vereceğimiz yanıtlar portföyüne girmesi için çok güçlü bir yol olabilir.
Daha önce yapılan araştırmalar, 2019-2020 yıllarında Avustralya'yı kasıp kavuran "Kara Yaz" orman yangınlarının, El Nino-Güney Salınımı döngüsünün soğuk evresi olan ve yıllarca süren bir La Nina'nın oluşumunda kilit bir rol oynadığını göstermişti.
Yangınlardan yükselen duman parçacıkları bulutlara girdiğinde bulutları daha parlak hale getiren zincirleme reaksiyonları tetiklemiş ve böylece güneş enerjisinin daha büyük bir kısmı uzaya geri yansıtılmıştı. Wan ve ekibi, bu doğal deneyden yola çıkarak Güneş jeomühendisliğinin de benzer bir etki yaratıp yaratamayacağını merak ettiler.
Araştırmacılar, Ekvatoral Pasifik'teki devasa bir dikdörtgen bölge üzerinde deniz bulutlarının yapay olarak parlaklaştırılmasının 1997-1998 ile 2015-2016 yıllarındaki El Nino olayları üzerinde nasıl bir etki yaratacağını ölçmek için güçlü bir tahmin modeli kullandılar.
Teorik olarak bu işlem, alt atmosfere deniz tuzu püskürten püskürtme uçlarıyla donatılmış gemiler kullanılarak gerçekleştirilebilir. Bildiğimiz üzere El Nino olayları, doğu tropikal Pasifik'te deniz yüzeyinin ısınmasıyla bağlantılıdır ve Avustralya'da kuraklık, Doğu Afrika'da aşırı yağışlı kışlar ve genel olarak daha yüksek küresel sıcaklıklar gibi zincirleme etkilere yol açar.
Ekip, çalıştırdığı simülasyonların ardından bu müdahalenin en iyi sonucu erken bir dönemde (haziran ayında) başlatıldığında ve bir sonraki Şubat ayına kadar sürdürüldüğünde verdiğini tespit etti. Wan, insanların bu konuyla ilgilenmesinin asıl nedenini şu sözlerle vurguluyor:
Pasifik'teki belirli bir bölgenin sıcaklığı değil, bu etkilerin karalara nasıl yansıdığı daha büyük bir önem taşıyor.
El Nino ile bağlantılı aşırı hava olayları şimdiye kadar sayısız can kaybına ve trilyonlarca dolarlık ekonomik zarara neden oldu. Modellenen bulut parlaklaştırma işlemi ise, sıcaklık ve yağış etkilerinin çoğunu tersine çevirdi. Başka bir deyişle, normal bir El Nino etkisiyle ısınan bölgeler soğudu, yağışın arttığı bölgeler ise daha kurak hale geldi.
Peki, bu yöntemin hiç mi dezavantajı yok? Her şeyden önce, söz konusu teknoloji henüz pratik kullanım için hazır değil. Dünyanın dört bir yanındaki araştırma ekipleri gökyüzüne deniz tuzu püskürtecek cihazlar geliştiriyor; ancak bu cihazlar henüz yeterli hacimde püskürtme yapamıyor. İdeal bir tasarım kusursuz hale getirilse bile, gereken çevresel etkiyi yaratmak için yaklaşık 2.400 gemiye ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Mühendislik zorluklarının ötesinde başka riskler de mevcut. Dünyadaki her bölge El Nino koşullarının tersine çevrilmesinden fayda sağlamayacaktır. Nitekim modeller, Avrupa ve Asya üzerinde istenmeyen ısınmalar gibi sürpriz sonuçlar da ortaya koydu.
Wan'a göre bir diğer sorun ise, deniz bulutlarını parlaklaştırma yönteminin El Nino'yu bastırmak için defalarca kullanılması durumunda neler olacağı da dahil olmak üzere, uzun vadeli etkilerin henüz incelenmemiş olması.
Bununla birlikte jeomühendisliğin pek çok muhalifi var. Bu kişiler, iklimin yapay olarak soğutulabilmesi halinde kirletici faaliyetlerde bulunan şirketlerin sera gazı salmaya devam etmek için kendilerinde hak göreceğini ve bunun büyük bir ahlaki tehlike yaratacağını savunuyor. Jeomühendisliğe bakış açısını değerlendiren Wan, içinde bulunduğumuz durumu şöyle özetliyor:
Emisyonları bugün tamamen durdurup sorunsuz bir şekilde hayatımıza devam edebileceğimiz noktayı çoktan geçtik; ne yazık ki ısınma sürecine çoktan hapsolmuş durumdayız. Bu yüzden jeomühendisliğe bakış açımı temel olarak, uzun vadeli bir çözüm üzerinde çalışırken en kötü etkileri nasıl azaltabileceğimiz sorusu şekillendiriyor.
Bu alandaki çalışmaların devam etmesi gerektiğini savunan araştırmacı, sözlerini şu şekilde noktalıyor:
İçinde bulunduğumuz bu kritik koşullar göz önüne alındığında araştırmaları yapmamanın büyük bir sorumsuzluk olacağını düşünüyorum.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/08/2026 17:58:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23584
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in Phys.org. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.