İçerikler - Sayfa 94

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Türkiye'nin Değişen İklimi: Bizi Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?
MakaleTürkiye'nin Değişen İklimi: Bizi Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?

Türkiye, gezegenimizin iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerinden biri olan Doğu Akdeniz havzasında yer alıyor. Ülkemizin bir ucundan diğerine uzanan dağları, kıyıları ve platoları, Karadeniz'den karasal iklime kadar çok çeşitli iklim tiplerini bir arada barındırıyor. Bu coğrafi zenginlik, aynı zamanda bizi iklimsel değişimlere karşı daha hassas hale getiriyor. Gelecekte sıcaklıkların ne kadar artacağını veya yağışların nasıl değişeceğini bilmek; tarımımızı, su kaynaklarımızı ve doğal yaşamımızı korumak için hayati bir önem taşıyor.

Bu yazıda, İstanbul Teknik Üniversitesinden bilim insanlarının yürüttüğü kapsamlı bir iklim modellemesi çalışmasının sonuçlarını herkesin anlayabileceği bir dille ele alacağız. Bu çalışma, küresel iklim modellerinin genellikle kaçırdığı yerel detayları yakalayabilen, yaklaşık 12 kilometrelik yüksek çözünürlüklü bir "dijital iklim laboratuvarı" kullanarak Türkiye'nin 21. yüzyıldaki iklim geleceğini mercek altına alıyor. Küresel modeller Türkiye'nin dağlarını, ovalarını adeta "düzleştirerek" görürken bu çalışma, Torosların yağmur gölgesini veya Karadeniz'in bol yağışını çok daha gerçekçi bir şekilde simüle edebiliyor.

54
Paylaş
İskenderiye ve Bağdat Kütüphaneleri Neden Yok Oldu?
Makaleİskenderiye ve Bağdat Kütüphaneleri Neden Yok Oldu?

Bilim tarihine meraklı olanlarımızın çoğunda İskenderiye Kütüphanesi’ne dair hayal gücümüzü harekete geçiren kişi Carl Sagan olmuştur. Efsanevi Cosmos serisinin ilk dakikalarından itibaren bu muhteşem kütüphane ve bilim merkezinin nasıl yüzyıllarca ışık saçtığını dinledik. Yok oluşuyla medeniyet yürüyüşümüzün aksadığını da gördük.

Bu yazımızda, medeniyet tarihimizde önemli bir yere sahip olan İskenderiye ve Bağdat kütüphanelerinin kuruluşları, gelişimleri ve tarih sahnesine vedalarını inceleyerek her iki kurumun da tarihine ışık tutmaya çalıştık.

50
Paylaş
Bildiğimizden Fazlası: Poliominolar Nedir?
MakaleBildiğimizden Fazlası: Poliominolar Nedir?

Domino taşı; oyun objesi olarak kullanılan küçük, yassı, eşit iki kareden oluşan bir dikdörtgen bloktur. Domino Çin'de ortaya çıkmış, iki zarla tüm olası atışları temsil edecek şekilde tasarlanmıştır. Çin dominosundan farklı olan Batı dominoları, 18. yüzyılda İtalya ve Fransa'da kayıt altına alınmıştır. Dolayısıyla dominolar söz konusu olduğunda birçok oyun çeşidinden bahsedilebilir.[2]

Birçoğumuzun aklına "domino taşları" dediğimizde belirli bir mesafeyle arka arkaya büyük bir emek ve dikkatle dizilen taşların, ilk taşın yıkılmasına bağlı olarak gelişen etkileyici görselleri gelir. Bu bir "domino etkisi" yaratır. Domino etkisi, bir olayın benzer olaylar zincirini başlatmasıyla oluşan kümülatif etki olarak günlük hayatta karşılık bulmaktadır.

33
Paylaş
Osmanlı Gerçekten Geri mi Kaldı?
MakaleOsmanlı Gerçekten Geri mi Kaldı?

Osmanlı İmparatorluğu söz konusu olduğunda sıkça duyduğumuz bir ifade vardır: “Gerileme Dönemi.” Bu kavram hem akademik çevrelerde hem de okul kitaplarında kuşaktan kuşağa aktarılmış bir anlatının temelini oluşturur. Ancak bugün, tarihçiler arasında bu anlatı giderek daha fazla sorgulanıyor. Gerçekten bir “gerileme” mi yaşandı yoksa Osmanlı sadece değişen dünya düzenine farklı biçimde mi uyum sağladı?

17. yüzyıl, bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. Askerî teknolojideki yenilikler, Avrupa’daki “askerî devrim” iddiaları ve Osmanlı’daki ekonomik dönüşüm… Tüm bunlar “makasın” nerede açıldığını anlamak için ipuçları sunuyor.

77
Paylaş
Büyük Patlamadan Bir Saniye Sonra: İlk Kara Delikler, Bozon Yıldızları ve Yamyam Yıldızların Doğuşu
MakaleBüyük Patlamadan Bir Saniye Sonra: İlk Kara Delikler, Bozon Yıldızları ve Yamyam Yıldızların Doğuşu

Büyük Patlama’dan bir saniyeden kısa bir süre sonra, henüz atomik elementler bir araya gelmeden önce, eğer parçacıklar madde haloları hâline yoğunlaşmışsa bu haloların çökmeleri sonucunda ilk kara deliklerin, bozon yıldızlarının ve “yamyam yıldızlar” olarak adlandırılan yıldızların ortaya çıkmış olabileceği düşünülüyor. Bu sonuca, Scuola Internazionale Superiore di Studi Avanzati (SISSA) araştırmacıları tarafından; INFN, IFPU ve Varşova Üniversitesi işbirliğiyle yürütülen ve Physical Review D dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma ile ulaşıldı.

Araştırmacılar, bazı kozmolojik modellerin öne sürdüğü gibi Evren’in en erken dönemlerinde kısa süreli bir “Erken Madde Egemenliği Dönemi" (İng: "early matter-dominated era")nin yaşanmış olabileceği varsayımından yola çıkarak parçacıkların birbirleriyle nasıl etkileşebileceğini incelediler. Bu etkileşimlerin, şaşırtıcı çeşitlilikte kozmik cisimlerin oluşumuna yol açabileceğini ortaya koydular. Böylece çalışma, Büyük Patlama’dan sonraki ilk anlarda bile Evren’in karmaşık ve zengin bir fiziksel fenomenolojiye sahne olabileceğini gösteriyor.

56
Paylaş