Tüm Reklamları Kapat

Dünya Üzerinde Girişin Yasak Olduğu 5 Gizli Bölge

İçerisinde barındırdığı ölümcül maddelerden paha biçilmez tarihi eserlere kadar, dünyada insanların girmesine izin verilmeyen en gizemli bölgelerin arkasındaki bilimi inceliyoruz.

1dk
Dünya Üzerinde Girişin Yasak Olduğu 5 Gizli Bölge
Dünya Üzerinde Girişin Yasak Olduğu 5 Gizli Bölge
BBC Science Focus Magazine
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Çernobil'deki Fil Ayağı, erimiş nükleer yakıt ve reaktör çekirdeğinden oluşan son derece radyoaktif ve tehlikeli bir koryum kütlesidir.
  • Svalbard Küresel Tohum Deposu, dünya çapındaki bitki türlerinin genetik materyalini koruyan, donmuş toprak altındaki kritik bir biyolojik yedekleme merkezidir.
  • Lascaux Mağaraları, tarih öncesi kaya resimlerini korumak için halka kapatılmış ve özel iklimlendirme sistemleriyle korunmaktadır.

Girmemizin yasak olduğu yerleri merak etmek insan doğasının bir parçasıdır. Ancak bizi bu bölgelerden uzak tutmak için genellikle çok geçerli nedenler vardır.

İçerisinde ölümcül maddeler barındıran alanlardan paha biçilmez tarihi eserlerin bulunduğu yerlere kadar, Dünya üzerindeki en sıkı korunan ve erişimi kısıtlanmış bazı bölgelerin arkasındaki bilimi inceliyoruz.

Çernobil'deki Fil Ayağı

Tarihteki en radyoaktif nesnelerden biri olarak ünlenen Fil Ayağı, Ukrayna'daki Çernobil Nükleer Santrali'nin 4 numaralı reaktörünün altında bulunan iki tonluk erimiş bir kütledir. Bu yapı, nükleer yakıt ile erimiş reaktör çekirdeğinin karışımından oluşan ve koryum (İng: "corium") adı verilen nadir bir maddeden oluşmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Çernobil nükleer kazasından sekiz ay sonra, 1986 yılında keşfedildiğinde o kadar radyoaktifti ki yakınında durmak bir insanı sadece üç dakika içinde öldürebilirdi. Radyoaktif bozunma nedeniyle risk zamanla azalsa da hala uzun süre yakınında bulunmak isteyeceğiniz bir yer değildir. Terk edilmiş santralin etrafına radyasyonu hapsetmek için devasa çelik ve beton yapılar inşa edilmiştir ve bölgeye erişim günümüzde de sıkı bir şekilde kısıtlanmaktadır.

Svalbard Küresel Tohum Deposu

Bu son derece güvenli yer altı deposu, Dünya üzerindeki en önemli biyolojik örneklerden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. Svalbard takımadalarındaki Spitsbergen adasında bir dağın yamacında, permafrost (donmuş toprak) tabakasının altına gömülü olan Küresel Tohum Deposu, kilit altında tutulan bir milyondan fazla tohumu barındırmaktadır.

Bu deponun temel amacı ekinlerimizin, kültür bitkilerimizin ve vahşi türlerin genetik materyalini korumaktır. Dünya çapındaki diğer tohum depolarının ekipman arızaları, savaşlar, hastalıklar veya doğal afetler nedeniyle zarar görmesi ihtimaline karşı kritik bir yedekleme işlevi görmektedir.

Lascaux Mağaraları

Güney Fransa'da, o kadar değerli bir arkeolojik alan bulunmaktadır ki yalnızca birkaç yetkili kişinin ziyaret etmesine izin verilmektedir. Lascaux Mağaraları içerisinde, yaklaşık 17.000 yıl öncesine, Üst Paleolitik döneme kadar uzanan 600'den fazla kaya resmi yer almaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Mağara ağı başlangıçta halka açıktı; ancak her gün gelen binlerce ziyaretçi tarih öncesi sanat eserleri üzerinde yıkıcı bir etki yarattı. Ziyaretçilerin nefesi havadaki karbondioksit seviyelerini artırdı ve vücut ısıları mağaraların içini ısıtarak mantarlar ve likenler için mükemmel bir ortam yarattı. Bu nedenle mağaralar 1963 yılında halka kapatıldı ve koruma uzmanları kaya resimlerinden geriye kalanları korumak için özel iklimlendirme sistemleri kurdular.

Kırmızı Bölge

Kuzeydoğu Fransa'da 1.200 kilometrekarelik bir alana yayılan Kırmızı Bölge (Fr: "Zone Rouge"), Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana dışarıya kapalı tutulmaktadır. Eski savaş alanlarından oluşan bu bölge patlamamış mühimmatlarla doludur ve toprak, atılmış silahlardan sızan cıva ve arsenik gibi zehirli maddelerle kirlenmiştir.

En kötü etkilenen alanlarda, toprağın her hektarında 300'e yakın top mermisi bulunmaktadır. Bölgeye özel olarak atanmış temizlik ekibi, alanın tamamen temizlenmesinin en az 300 yıl süreceğini tahmin etmektedir.

Surtsey Adası

Atlantik Okyanusu'nda yer alan bu ıssız adaya sadece bir avuç bilim insanının ayak basmasına izin verilmektedir. İzlanda'nın güneyinde bulunan Surtsey Adası, 1963 yılında denizaltı volkanik bir patlama sonucu oluşmuş ve o tarihten bu yana yakından incelenmektedir.

Adanın bu kadar özel olmasının nedeni, biyolojik kolonileşme üzerine eşsiz bir doğal deney alanı sunmasıdır. Bilim insanları yüzlerce bitki ve hayvan türünün adaya gelişini kayıt altına almışlardır ve bu doğal ekosistem deneyi günümüzde de devam etmektedir.

Rastgele Yazıya Git
21
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    14
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    7
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    2
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 02.11.2026 12:49:07 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/22940

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et