İçerikler - Sayfa 665

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Genetik Mühendisliği ile Kök Hücrelerden Mini Karaciğerler Üretmek ve Bunları Kullanarak, Karaciğer Hastalığı Olan Farelerin Ömrünü Uzatmak Mümkün!
MakaleGenetik Mühendisliği ile Kök Hücrelerden Mini Karaciğerler Üretmek ve Bunları Kullanarak, Karaciğer Hastalığı Olan Farelerin Ömrünü Uzatmak Mümkün!

Araştırmacıların vücuttaki tüm hücre türlerine dönüşme potansiyeline sahip kök hücreleri programlayıp, herhangi bir insan organını sıfırdan oluşturabileceklerini hayal edin. Bu, bilim insanlarının ilaçları test etmek için doku üretmesine ve yenilerini doğrudan hastanın hücrelerinden yetiştirerek organ nakli talebini azaltmasına olanak tanıyacaktır.

Yeni biyolojik parçalar yaratmaya ve mevcut biyolojik sistemleri yeniden tasarlamaya odaklanan sentetik biyoloji adı verilen bu yeni alanda çalışan araştırmacılar, yeni bir makalede, laboratuvarda yetiştirilen organlarla ilgili temel zorluklardan birinde ilerleme göstermeyi başardılar.[1] Araştırmacılar, işleyen bir karaciğer oluşturmak için gereken çeşitli yetişkin hücreleri üretmek için gerekli olan genleri tespit etmeyi başardılar!

30
Paylaş
Gelecek 20 Sene, Okyanusları Kurtarmak için Kritik Önem Taşıyor!
MakaleGelecek 20 Sene, Okyanusları Kurtarmak için Kritik Önem Taşıyor!

Deniz çimleri, mangrovlar, yosun ormanları, resifler… Sadece denizde değil, karada da dünya hayatının devamı için süreklilikleri son derece önemli olan bu alanlar, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Mercanlar, diğer canlılar gibi, yaşamak için beslenmek zorunda; ancak genellikle bulundukları tropik sular besin içeriği bakımından zayıf olduğundan, besin ihtiyaçlarını alglerle kurdukları simbiyotik ilişkiyle karşılıyorlar. Bu algler, mercan dokusunu bir barınak gibi kullanarak mercanın içinde yaşıyor, mercanın ürettiği karbondioksiti absorbe ederek karşılığında fotosentezle ürettiği besini veriyor. Sadece besin de değil, resiflerin sahip olduğu renklere de alglerin sahip olduğu pigmentler kaynaklık ediyor.

30
Paylaş
Zaman Algısında Yaşın Etkisi: Zaman, Son Günlerde Neden Daha Hızlı Akıyor Gibi Görünüyor?
MakaleZaman Algısında Yaşın Etkisi: Zaman, Son Günlerde Neden Daha Hızlı Akıyor Gibi Görünüyor?

Muhtemelen daha önce şöyle bir cümle kurmuş veya duymuş olmalısınız: "Son zamanlarda günler çok çabuk geçmeye başladı, eskiden böyle değildi" veya "Bu hafta nasıl geçti, hiç anlayamadım." Peki zaman, gerçekte Görelilik Teorisi'ne meydan okuyacak derecede göreli hale mi geldi; yoksa bizlerin zaman algısı mı değişti? Muhtemelen cevap, ikisi de değil. Ancak "zaman algısının değişimi" seçeneğinde durmamız, bu gizemli ama bir o kadar da önemli soruların cevaplarına bir ışık tutabilir.[1]

Zaman algısının dönemsel olarak ne denli hızlı ya da yavaş geçtiğini yetişkinler daha yüksek bir oranda farkına varıyorlar. Bununla uygun bir şekilde, yapılan araştırmalarda, "Zaman sizce daha mı hızlı; yoksa daha mı yavaş geçiyor?" sorusunun yöneltildiği çocuk ve yetişkin deney grupları, birbirlerinden belirgin şekilde farklı cevaplar vermektedirler. Bu çalışmalardan birinde çocuklar, zamanın çok yavaş geçtiğinden bile şikayet ettiler![2]

65
Paylaş
İnsanlık, Muazzam Miktarda Veri Üretiyor ve Bunları Depolamak İçin DNA-Temelli Belleklere İhtiyacımız Olacak!
Makaleİnsanlık, Muazzam Miktarda Veri Üretiyor ve Bunları Depolamak İçin DNA-Temelli Belleklere İhtiyacımız Olacak!

Piyasa analiz firması IDC’ye göre dijital dünya, 2025 yılına kadar yılda 175 zettabayt veri üretecek. Bu, 175 sayısının yanında 21 tane sıfır olması anlamına geliyor! Bir diğer deyişle insanlık, her yıl 1.750.000.000.000 (1.75 trilyon) adet 4K filme eşdeğer veri üretecek. Böylesine büyük bir verinin depolanması, devasa veri merkezleri ve enerji kaynakları gerektirir. Bir grup araştırmacı, bu durumu çözmek için DNA'yı kullanmanın çok daha sürdürülebilir ve kalıcı bir seçenek olduğunu savunuyor.

Bu tür girişimlere olan ilgi; Microsoft, Twist Bioscience, Illumina ve Western Digital gibi bilgisayar ve biyoteknoloji firmalarından oluşan bir birliğin 2019’un Kasım ayında DNA Veri Depolama Birliği (DDSA) adı verilen bir birlik oluşturduklarını açıklamasıyla daha da arttı. Paris merkezli bir firmanın DNA sentezleyicilerini geliştiren, DNA Script şirketinin baş teknoloji sorumlusu ve birliğin bir üyesi olan Xavier Godron şöyle söylüyor:

18
Paylaş
Altın Nanopartiküllü Kontakt Lensler, Renk Körlüğünü Düzeltmeye Yardımcı Olabilir!
MakaleAltın Nanopartiküllü Kontakt Lensler, Renk Körlüğünü Düzeltmeye Yardımcı Olabilir!

İçine altın nanopartiküller gömülü kontakt lensler, kırmızı-yeşil renk körlüğünü düzeltmeye yardımcı olabilir. Araştırmacılar, bu yeni nesil lenslerin, şu anda mevcut seçeneklerden daha rahat, etkili ve daha güvenli olacağını düşünüyorlar.

Halihazırda pek çok çeşitliliği olsa da, en yaygın renk körlüğü türü, insanların kırmızıyı yeşilden ayırt etmekte güçlük çekmelerine neden olan türdür. Çoğunluğu erkek olan renk körleri, neredeyse her zaman günlük rutinlerine normal şekilde devam edebilirler. Bununla birlikte, belirli renkleri ayırt edememek, bazı etkinlikleri zorlaştırabilir ve insanları, örneğin araç sürme gibi bazı belirli işlerden dışlayabilir. Ayrıca renk körlüğü, günlük yaşamı da birçok küçük yönden zorlaştırabilir: bir meyvenin olgun olup olmadığını anlayamamak ve doğru renkte kıyafetler seçememek gibi...

14
Paylaş