Yapay zekâ (İng: "Artificial Intelligence") kavramı; idrak edebilme, öğrenebilme, birden fazla kavramı birbirine bağlayabilme, akıl yürütebilme, problem çözebilme ve karar verebilme benzeri güçlü bilişsel işlevleri ya da otonom görevleri yerine getiren işletim sistemi olarak tanımlanır. 1956 yılında gerçekleşen Dartmouth Konferansı ile yenilenen yapay zekâ kavramı (en azından onun uygulama sahalarından biri olan makina öğrenmesi); öneri algoritmalarından dijital asistanlara, yaşamımızın çeşitli alanlarında çoktan yerini almıştır.[1]
İnsan beyninin çalışma prensibinden yola çıkarak geliştirilen yapay sinir ağları; girdi katmanı, hesaplama katmanı ve çıktı katmanları ile verileri anlamlandıran bir yapı sunmaktadır. Yapay sinir ağları ile paralel gerçekleşen özel bir işlem paradigmasına sahip olan yapay zekâ, hızlı eğitilir ve hızlı işlenebilir bir yapıdır. Günümüze kadar uzanan bu serüven, yapay zekâya karmaşık ve anlamsız gibi gözüken veriden "anlam çıkarma" ve "çıkarımsama" fonksiyonlarını ekleyerek, ileri düzey bilişsel çalışmalar ile devam etmektedir.