Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Feed image

Kahverengi cüceler, kütleleri gezegenler ve yıldızlar arasında olan astronomik nesnelerdir. Kütlelerinin sınırlarının tam olarak nerede olduğu sorusu, özellikle yapıları düşük kütleli yıldızlarınkine çok benzediğinden, tartışma konusu olmaya devam ediyor. Peki bir kahverengi cüceyle mi, yoksa çok düşük kütleli bir yıldızla mı karşılaştığımızı nasıl bileceğiz?

Cenevre Üniversitesi'nden (UNIGE) ve İsviçre Ulusal Araştırmada Yeterlilik Merkezi (NCCR) PlanetS'ten bilim insanları tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, Bern Üniversitesi ile işbirliği içinde, yıldızları ayıran sınırın yakınında kütleleri olan 5 nesne tespit etti. Bu hahverengi cüceler bilim insanlarının bu gizemli nesnelerin doğasını anlamalarına yardımcı olabilecek. Sonuçlar Astronomy & Astrophysics dergisinde yayınlandı.[1]

24
Paylaş
Bitkiler Birbirlerini Uyarmıyorlar; Kendi Bünyelerindeki Diğer Yaprakları Uyarıyorlar, Diğer Bitkilerse Buna "Kulak Misafiri" Oluyor!
Bitkiler Birbirlerini Uyarmıyorlar; Kendi Bünyelerindeki Diğer Yaprakları Uyarıyorlar, Diğer Bitkilerse Buna "Kulak Misafiri" Oluyor!

Ağaçlar, uzaktan bakınca yaşamlarını tek başlarına devam ettiren canlılar gibi görünse de, toprak bunun tersini söylüyor. Ağaçlar, "mikorizal ağ" denen, toprağa gömülü bir mantar ağı aracılığıyla birbirleriyle "konuşabiliyorlar", kaynak paylaşabiliyorlar ve hatta savaşabiliyorlar (bu tür anlatımlarla ilgili bir uyarımızı buradan okuyabilirsiniz). Fakat biz bu yazımızda, bitkilerin kokuyla toprak üstünde nasıl iletişim kurduklarından ve bu benzetimlerin toprak üstü iletişim için de geçerli olup olmadığından bahsedeceğiz.

İlk olarak 1983 yılında David Rhoades ve Gordon Orians, yakındaki yaprak yiyen böceklerin saldırıları konusunda ağaçların birbirlerini uyardığını iddia etti: Rhoades ve Orians, tırtılların daha önce çadır tırtılları tarafından zarar gören söğüt ve kızılağaçlarının yapraklarını pek istila etmediklerini fark ettiler. İstila edilmiş ağaçlara komşu olan sağlıklı ağaçlar tırtıllara karşı dirençliydi.[1]

22
Paylaş
Az Miktarda Boş Zamana Sahip Olmak Kötüdür; ancak Çok Fazla Boş Zaman da Aynı Şekilde Zararlı Olabilir!
Az Miktarda Boş Zamana Sahip Olmak Kötüdür; ancak Çok Fazla Boş Zaman da Aynı Şekilde Zararlı Olabilir!

Bir kişinin boş zamanı arttıkça kendisini daha iyi hisseder, ancak bunun belirli sınırları vardır. Amerikan Psikoloji Derneği tarafından yayınlanan araştırmaya göre, çok fazla boş zaman da kötü bir şey olabilir. The Wharton School'da pazarlama yardımcı doçenti ve makalenin başyazarı olan Dr. Marissa Sharif şöyle diyor:

Araştırma, Journal of Personality and Social Psychology'de yayınlandı.[1] Araştırmacılar, 2012 ve 2013 yılları arasında Amerikan Zaman Kullanım Anketine katılan 21.736 Amerikalıdan gelen verileri analiz ettiler. Bu ankette katılımcılar, önceki 24 saat boyunca ne yaptıklarını saat ve her bir etkinliğin süresini belirterek ayrıntılı bir şekilde bildirmişlerdi. Aynı zamanda kendilerini nasıl hissettiklerini de belirtmişlerdi.

28
Paylaş
Hamilelik Döneminde Maruz Kalınan Hava Kirliliği, Bebeklerin Obezite Riskini Artırıyor Olabilir!
Hamilelik Döneminde Maruz Kalınan Hava Kirliliği, Bebeklerin Obezite Riskini Artırıyor Olabilir!

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre; hava kirliliği sebebiyle her sene yaklaşık olarak yedi milyon insan ölüyor.[1] Ölümlerin çoğuna, hava kirliliğinin doğrudan veya dolaylı olarak sebep olduğu solunum yolu ve kalp hastalıklarının yol açtığı bilinmektedir.

İnsan sağlığını ciddi bir şekilde tehdit eden bir diğer unsur ise obezitedir. Yine Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine bakacak olursak; obezite nedeniyle her yıl yaklaşık olarak dört milyon insan hayatını kaybetmektedir.[2]

14
Paylaş
Alzheimer Hastalığı'nda Arttığı Görülen Etiketli RNA Moleküllerinin Rolünü Anlamak, Yeni İlaçların Önünü Açabilir!
Alzheimer Hastalığı'nda Arttığı Görülen Etiketli RNA Moleküllerinin Rolünü Anlamak, Yeni İlaçların Önünü Açabilir!

Alzheimer hastalığında tau proteininin rolünün anlaşılması, hastalığı teşhis etmenin yeni yollarının yanı sıra, şu anda hastalığı tedavi etmek için klinik deneylerde olan ilaçların oluşturulmasını da sağladı.

Mikrotübül ilişkili protein tau'nun (MAPT) yanlış katlanması ve toplanması, Alzheimer'ın temel özelliklerindendir. Nöronlar hastalandıkça, yanlış katlanmış tau proteininden oluşan nörofibriler yumakların birikmesi gibi karakteristik değişiklikler gösterirler. Tau birikimi, Alzheimer hastalarında bilişsel gerileme ile yakından ilişkilidir.

16
Paylaş