Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Güney Kutbu'ndaki Ozon Deliği, Antarktika'nın Büyüklüğünü Geçti!
Güney Kutbu'ndaki Ozon Deliği, Antarktika'nın Büyüklüğünü Geçti!

Copernicus Atmosfer İzleme Servisi, 2021 yılında Güney Kutbu üzerinde Antarktika'dan daha büyük bir boyuta ulaşan ozon deliğinin gelişimini izlemek için Antarktika bölgesini yakından izliyor. Ozon deliği, yıla oldukça standart bir başlangıç yaptıktan sonra, 2021 Eylül ayının ilk haftası itibariyle önemli ölçüde büyüdü ve şimdi, 1979'dan bu yana takip edilen ozon sezonunda olması beklenen büyüklüğün %75 daha büyük bir boyuta ulaştı![1]

Güney Yarımküre'deki bahar mevsimi boyunca, yani Ağustos'tan Ekim'e kadar Antarktika'da ozon deliği her yıl oluşur ve Eylül ortasından Ekim ortasına kadar maksimuma ulaşır. Güney Yarımküre ilkbaharının sonlarında stratosferdeki yüksek sıcaklıklar yükselmeye başladığında, ozon incelmesi yavaşlar, kutup girdabı zayıflar ve sonunda bozulur ve Aralık ayına kadar ozon seviyeleri genellikle normale döner.

26
Paylaş
İsviçre Peynir Modeli Nedir? COVID-19 Pandemisi Hakkında Bize Neler Öğretebilir?
İsviçre Peynir Modeli Nedir? COVID-19 Pandemisi Hakkında Bize Neler Öğretebilir?

İsviçre Peyniri Modeli, risk analizinde, riske karşı alınan yöntemlerin kusursuz olmadığı, dolayısıyla risk unsurunu en aza indirmek için birden fazla önleme başvurulması gerektiğini telkin eden bir risk yönetimi modelidir.

Burada yapılan analoji, İsviçre peynirinin meşhur delikli yapısıdır. İnsanların risk karşısında aldığı her önlem, bir dilim İsviçre peyniri gibidir. Eğer tek bir önlem alınırsa, bu peynirdeki deliklerden ötürü risk, peynir boyunca geçebilecek ve öteki tarafa ulaşabilecektir. Ancak üst üste birden fazla önlem alınırsa, bu arka arkaya çok sayıda İsveç peyniri dizmek gibidir. Risk unsuru, bazı deliklerden geçebilecek olsa bile, deliklerin büyüklüğü, sayısı ve konumunun her dilimde farklı olmasından ötürü bir noktada takılacaktır ve o risk unsuruna karşı alınan önlemin başarılı olma ihtimali daha yüksek olacaktır.

16
Paylaş
Koronavirüs Aşılarının Etkinliği Azalıyor mu? Verileri Nasıl Değerlendirmeliyiz?
Koronavirüs Aşılarının Etkinliği Azalıyor mu? Verileri Nasıl Değerlendirmeliyiz?

Koronavirüs aşılarının yaygın kullanıma başlanmasının üzerinden 9 aya yakın süre geçti. Bu süre içerisinde aşılarla ilgili çok fazla veri edinmiş olsak da hala aşıların ne kadar etkili olduğu ve koruyuculuklarının ne kadar süreceğine dair kafa karıştırıcı çıkarımlar yapılabiliyor. Bunun temel sebeplerinden bir tanesi aşıların vücuttaki etkileri ve koruyuculuklarına dair yanlış beklentiler.

Koronavirüse karşı geliştirilen aşıların temel amacı hastalığın hafif geçirilmesini sağlamak. Aşılar virüse maruz kaldıktan sonra bağışıklık sistemini devreye sokarak öncelikle virüsün o anda vücuda yayılmasını engeller. Eğer enfeksiyon ilerlerse bellek bağışıklık hücrelerinin tetiklenmesi ile virüsün akciğerlerde hastalığa yol açmasını önler. Bu sebeple aşıların etkinliğini aşılı kişilerde gözlemlenen pozitif test sayıları ile değil hastalık ve ölüm sayılarını azaltması üzerinden değerlendirmek gerekiyor.

16
Paylaş
Feed image

Kadınların regl dönemlerini; kasık ağrısı, iştah değişimi, beslenme alışkanlıklarında değişiklik, halsizlik, stres, sinirlilik hali, duygu durum değişimleri gibi genel geçer ve benzer semptomlarla aynı kefede değerlendirsek de aslında yaş ve bedensel özelliklerin, regl döneminde psikolojik ve fizyolojik olarak birtakım değişimler yarattığı bilinmektedir.[1]

Örneğin 20’li yaşlarda regl, daha çok kasıklarda yarattığı ağrı nedeniyle gündelik yaşam pratiklerini gerçekleştirmenin önünde olumsuz bir durum olarak değerlendirilirken, 30’lu yaşlarda annelik ve emzirme nedeniyle gerçekleşen regl düzensizliği ve premenopoz başlangıcı üzerinden değerlendirilmektedir. 40’lı yaşlarda ise kadınların çoğunlukla erken menopoz belirtilerine bağlı olarak psikolojik ve metabolik değişimler üzerinden regl döngüsünü değerlendirdikleri söylenebilmektedir.

21
Paylaş
Epidermolizis Bülloza Nedir? Derisinde "Bül" Adı Verilen Kabarcıklar Oluşanların Nelere Dikkat Etmesi Gerekir?
Epidermolizis Bülloza Nedir? Derisinde "Bül" Adı Verilen Kabarcıklar Oluşanların Nelere Dikkat Etmesi Gerekir?

Epidermolizis Bülloza, epidermis tabakasının gevşemesinden dolayı herhangi bir basınç veya travma gibi mekanik bir etki sonrası, mukoza olarak tanımlanan (deri ve ağız içi, genital alan, anal bölge, göz, burun, nefes yolu, yemek borusu gibi) alanlarda deri altındaki boşluklara çevre dokulardan sızan sıvıların "bül" olarak tanımlanan içi su dolu kabarcıklarının oluşumu/gelişmesi ve oluşan yaralar ile devam eden, geçişli ve monogenik (tek genli) bir hastalıktır.

Daha basit haliyle Epidermolizis Bülloza; 4 farklı alt gruptan oluşan, dermis dokusunda bulunan fonksiyonel proteinlerin kodlanmasından sorumlu genlerde oluşan mutasyonlardan kaynaklanan monogenik ve şiddetli bir kalıtsal hastalık olarak tanımlanır.

13
Paylaş