İçerikler - Sayfa 441

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Sanal Gerçeklikte Ana Karakter Modelinin İnsansı Olup Olmadığının Kullanıcının Konum Algısını Değiştirdiğini Keşfettik!
MakaleSanal Gerçeklikte Ana Karakter Modelinin İnsansı Olup Olmadığının Kullanıcının Konum Algısını Değiştirdiğini Keşfettik!

Bilindiği üzere, sanal gerçeklik (SG) uygulamaları son yıllarda büyük gelişim gösterdi. Bu gelişim sayesinde kullanım alanları da günbegün arttı. Bu kullanım alanlarından bir tanesi de psikoloji araştırmaları. Bu alanla ilgili bir araştırma yaptığımız bu makalemizde; kullanıcıların insan ve kübik formda iki farklı avatar modeli ile tasarlandıkları bir sanal gerçeklik ortamında bulundukları pozisyonu, gerçek dünyada oldukları pozisyondan farklı algılayıp algılamadıklarını ölçtük. Yine bu ortamı bir tam-vücut illüzyon deneyi (İng: "full-body illusion experiment") gerçekleştirmek için kullanarak, kullanıcının kendi kendini konumlandırmasında (İng: "self-location") görsel-dokunsal uyarım (İng: "visuo-tactile stimulation") eşzamanlılığının etkisini de değerlendirmeye çalıştık.[1][2][3][4]

Çalışmamızın ana hedefi, kullanıcının kendi bedensel özbilincini (İng: "bodily self-consciousness") algılayışının, sanal bedenin görünümü ve -kullanıcı sanal ortamda bu sahte bedeni sanal bir ayna yardımıyla görürken- gerçek bedenine yapılan uyarımlar ile değiştiğine dair ortaya konulan geçmiş kanıtlara katkı sunmaktı.[5][6]

28
Paylaş
Feed image
Makale

Tarih boyunca hikayeler anlatan yani hikayenin yaratıcısı konumunda olan insan, bir yerden sonra anlattığı hikayelere esir olmuş ve yaratılan konumuna gelmiştir - ya da o konuma düşmüştür. Her ne kadar biz bu hikayelerin bazılarını mitoloji olarak adlandırsak ve gerçeklikten uzak olduğuna emin olsak bile, ilk yaratıldıkları zamanda dönemin insanları tarafından sıradan bir ağaç veya toprakmışçasına gerçek olduğuna inanıldığını varsayabiliriz.

Ateş, insanlık tarihine yön veren ve insanların doğa üzerindeki hâkimiyet kurma çabalarında kendilerine önemli avantaj sağlayan bir icattır. Geceleri yırtıcı hayvanları uzak tuttuğu gibi avlanan hayvanların etlerinin pişirilmesi, soğuk günlerde sıcak kalınması için de gereklidir. Tarih öncesi çağlarda ateşin, dünyanın her yerinde aynı anda bulunmadığını veya kullanılmadığını göz önünde bulundurursak hayatta kalabilenlere büyük yardımı dokunduğunu düşünebiliriz.

72
Paylaş
Tek Bir Damla Alkol Bile, Meyve Sineklerinin Beynini Kalıcı Olarak Değiştirmeye Yetiyor!
MakaleTek Bir Damla Alkol Bile, Meyve Sineklerinin Beynini Kalıcı Olarak Değiştirmeye Yetiyor!

Köln, Mannheim ve Heidelberg Üniversitelerinden bir araştırma ekibi, tek bir yudum alkol alınımının bile nöronların morfolojisini kalıcı olarak değiştirdiğini buldu.[1] Alkol, özellikle sinapsların yapısı ve hücrenin enerji üretim merkezi olan mitokondrilerin dinamiğini çok etkiliyor.

Prof. Dr. Henrike Scholz ve ekip arkadaşları Michèle Tegtmeier ve Michael Berger, bu durumu sirke sineği Drosophila melanogaster'ın genetik model sistemini kullanarak inceledi. Bu modele dayanarak araştırmacılar, sinapslarda gerçekleşen mitokondri migrasyonundaki değişimlerin alkolün ödüllendirici etkisini azalttığını ortaya koydu. Bu sonuçların insanlara ne kadar uyarlanabileceği net değil; ancak tek bir içme eyleminin bile alkol bağımlılığına zemin hazırlayabileceğini gösterdi.

51
Paylaş
Meteorit Ayırt Etme Rehberi: Bir Taşın Göktaşı Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?
MakaleMeteorit Ayırt Etme Rehberi: Bir Taşın Göktaşı Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Bir insanın jeolojik olarak keşfedebileceği en sıra dışı ve değerli parçalardan biri, kuşkusuz, meteoritlerdir. Meteoritler, daha önceden de detaylarını anlattığımız üzere, uzay boşluğundan Dünya'ya düşen ve atmosfer boyunca tamamen yanmamayı başaran (dolayısıyla bir kısmı yeryüzüne ulaşabilen) kaya veya metal parçalarıdır.

Meteoritler aşırı nadirdirler; ancak eğer yeterince şanslıysanız birini keşfetme ihtimaliniz vardır, çünkü tahminlere göre Dünya'ya her gün 10-50 arası meteorit düşmektedir.[1] Elbette, bu meteoritlerin önemli bir bölümü okyanuslara, geri kalanlarıysa insanlar tarafından yaşanmayan yerlere düşmektedir. Fakat yeterince dikkatli bir gezginseniz, bunlardan birine denk gelme ihtimaliniz bulunmaktadır. Hatta teknik olarak (pek mümkün olmasa da) arka bahçenizde bile bu göktaşlarından bulabilirsiniz!

75
Paylaş
Napolyon Tekniği Nedir? Acil Cevap Gerektirmeyen Durumlarda Harekete Geçmemek Neden Daha Avantajlı Olabilir?
MakaleNapolyon Tekniği Nedir? Acil Cevap Gerektirmeyen Durumlarda Harekete Geçmemek Neden Daha Avantajlı Olabilir?

Napolyon tekniği, acilen ilgilenmemeniz halinde kendiliğinden çözülme ihtimali yüksek olan işleri ertelemeyi öneren bir üretkenlik metodudur. Örneğin bu tekniğe göre, acil olmayan konularda sizden yardım bekleyen kişilerin, cevap verebileceğiniz son tarihe kadar ellerindeki problemi kendiliğinden çözmeyi başaracaklarına inanıyorsanız, o kişilerin e-maillerine dönmeyi bekletmeniz önerilir.

Napolyon tekniği bir hayli yararlı olabilir; ancak kullanırken dikkate almanız gereken bazı noktalar da vardır. Bu makalenin devamında, tekniğin kendisini ve nasıl olabildiğince efektif bir şekilde uygulayabileceğinizi öğreneceksiniz.

59
Paylaş