İçerikler - Sayfa 44

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Yapay Zekâ ile Üretilen Bileşikler, Belirli Hücre Türlerini Hedefleyerek Geleneksel Tarama Yöntemlerini Geride Bırakıyor!
MakaleYapay Zekâ ile Üretilen Bileşikler, Belirli Hücre Türlerini Hedefleyerek Geleneksel Tarama Yöntemlerini Geride Bırakıyor!

Klasik ilaç keşfi yaklaşımı, bilinen bir moleküler hedef üzerinden ilerler: Bu hedef, genellikle müdahale edildiğinde hastalığın seyrini tersine çevirmesi beklenen bir proteindir. Ancak birçok hastalıkta böyle bir hedef her zaman bulunmaz veya yeterince iyi tanımlanamamıştır.

IRB Barcelona bünyesinde çalışmalarını sürdüren ve Dr. Patrick Aloy tarafından yönetilen Yapısal Biyoinformatik ve Ağ Biyolojisi Laboratuvarı, artık molekülleri belirli bir proteine göre değil, hücrelerde oluşturmaları istenen etkiye göre tasarlayan yeni bir strateji öneriyor.

11
Paylaş
İspanya'daki Pireneler'de, Dağın 2000 Metre Yüksekliğinde Antik İnsan Yerleşimi Keşfedildi!
Makaleİspanya'daki Pireneler'de, Dağın 2000 Metre Yüksekliğinde Antik İnsan Yerleşimi Keşfedildi!

İspanya'daki Pireneler dağ silsilesinde, şaşırtıcı derecede yüksek bir noktada gizemli bir antik yerleşim keşfedildiğini görüyoruz. Yeni bir çalışmada belgelendiği üzere, Cova 338 olarak bilinen bu tarih öncesi mağara, Núria Vadisi'nde deniz seviyesinden 2235 metre yüksekte yer alıyor. Bu durum, söz konusu mağarayı bölgede bugüne kadar tespit edilen en yüksek rakımlı yerleşim yeri yapıyor.

Onlarca yıl boyunca arkeologlar, 2000 metrenin üzerindeki alanların yalnızca oradan geçmekte olan insanlar tarafından kullanıldığını düşünüyorlardı. Ancak elde edilen bu yeni keşif bize gösteriyor ki, MÖ 5. ve 1. binyıllar arasındaki 5000 yıllık süreçte birden fazla insan topluluğu buradaki mağaralarda uzun süre boyunca yaşamış.

7
Paylaş
Japonya Üzerindeki Atmosferik Nehirler 42 Yılda %8 Şiddetlendi!
MakaleJaponya Üzerindeki Atmosferik Nehirler 42 Yılda %8 Şiddetlendi!

Gökyüzündeki devasa nehirleri andıran atmosferik nehirler düşük enlemlerden orta enlemlere büyük miktarda nem taşıyan uzun ve dar, yoğun su buharı bantlarıdır. Japon takımadaları genelinde sellere yol açma potansiyelleri nedeniyle son dönemde geniş çapta dikkat çekiyorlar. Tsukuba Üniversitesinden araştırmacılar, küresel ısınmanın ve Kuzey Pasifik Subtropikal Yüksek Basıncı'nın güçlenmesinin etkisiyle, bu nehirlerdeki su buharı taşıma şiddetinin 1981'den 2022'ye kadar geçen 42 yıllık sürede yaklaşık %8 arttığını keşfettiler. Elde edilen bulgular, Climate Dynamics dergisinde yayımlandı.

Japonya'nın da içinde bulunduğu Doğu Asya'da atmosferik nehirler, troposferin alt ve orta katmanlarında muazzam miktarda su buharı taşıyarak geniş çaplı yağış sistemlerinin gelişmesine zemin hazırlıyor. Bu sistemler, genellikle doğrusal yağış sistemleri olarak adlandırılan uzun yağmur bantları oluşturabiliyor ve şiddetli sellere yol açabiliyor. Atmosferik nehirlerle ilişkili şiddetli yağışlar son zamanlarda daha sık hale gelse de, bu nehirlerin şiddetindeki uzun vadeli değişimler bugüne kadar tam olarak anlaşılamamıştı.

7
Paylaş
Yapay Zekâ Tarım İçin Umut Vadetse de Küçük Çiftçiler Geride Kalma Riskiyle Karşı Karşıya!
MakaleYapay Zekâ Tarım İçin Umut Vadetse de Küçük Çiftçiler Geride Kalma Riskiyle Karşı Karşıya!

Küresel ölçekte tarım, giderek artan baskılarla karşı karşıya. İklim değişikliği, arazi bozulmaları, iş gücü açığı, tedarik zincirindeki aksamalar ve büyüyen nüfusun gıda talebi bu baskıların temel nedenleri arasında yer alıyor.

Aynı zamanda, üretkenlik dünya genelinde eşit bir dağılım göstermiyor. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde mısır verimi genellikle hektar başına 10 tonu aşıyor. Bu yüksek verim; makineleşme, geliştirilmiş tohum çeşitleri, sulama ve giderek artan bir şekilde hassas tarım, teknolojileriyle desteklenen verimli girdi kullanımı sayesinde elde ediliyor. Buna karşılık, Sahra Altı Afrika'nın pek çok bölgesinde verim hektar başına 2 ila 3 ton civarında kalıyor. Bu durum girdilere sınırlı erişim, yağmura dayalı sistemlere bağımlılık, zayıf altyapı ve kurumsal destek eksikliği gibi kısıtlamaları yansıtıyor.

5
Paylaş
Stroboskopik Işık Uyarımı: Titreşen Işıklar Beynimizin İç Dünyasını Nasıl Ortaya Çıkarıyor?
MakaleStroboskopik Işık Uyarımı: Titreşen Işıklar Beynimizin İç Dünyasını Nasıl Ortaya Çıkarıyor?

İçinde bulunduğumuz ses yalıtımlı kabinin kapısı kapanıyor ve karanlıkta yalnız kalıyoruz. Bir ofis sandalyesinde oturuyoruz, başımızda bir kulaklık var ve klasik müzik çalmaya başlıyor.

Sadece birkaç dakika önce, yaşamak üzere olduğumuz şeyin şimdiye kadar karşılaştığımız her şeyden çok daha yoğun olacağı söylendi. Sussex Üniversitesindeki laboratuvarında oturduğumuz araştırmacı Dr. David Schwartzman, bu süreci şöyle açıkladı:

11
Paylaş