İçerikler - Sayfa 43

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Alev Kıratlı
ÇevirenKimya1 dk.
"Kelebek" Molekülü Nihayet Görüldü: Kuantum Hayvanat Bahçesindeki 20 Yıllık Av Tamamlandı!
Makale"Kelebek" Molekülü Nihayet Görüldü: Kuantum Hayvanat Bahçesindeki 20 Yıllık Av Tamamlandı!

Bildiğimiz üzere, fizikçiler yirmi yıldır oldukça dikkat çekici bir egzotik molekül ailesinin varlığını öngörüyorlardı. Bu aile, elektronlarından birinin çekirdekten çok uzağa savrulması sonucunda sıradan atomlara bağlanan dev atomlardan oluşuyor ve bu uzak elektron, ikili yapıyı tuhaf ve çeşitli şekillere sokuyor. Physical Review Letters dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmayı incelediğimizde, bu "kuantum hayvanat bahçesinin" son üyesinin nihayet tespit edildiğini görüyoruz. Almanya'daki RPTU Kaiserslautern-Landau Üniversitesinden Herwig Ott liderliğindeki fizikçi ekibi, "kelebek" molekülünü oluşturup gözlemlemeyi başararak bu zorlu yapı için 20 yıldır süren avı tamamlamış oldu.

Bu kuantum hayvanat bahçesindeki moleküller, ultra uzun menzilli Rydberg moleküller olarak bilinen bir sınıfa aittir. Bu moleküller, sıradan bir atomun bir Rydberg atomuna bağlanmasıyla oluşur. Rydberg atomlarında en dıştaki elektron çekirdekten o kadar uzağa uyarılmıştır ki, atom normal boyutunun binlerce katına kadar şişer.

15
Paylaş
Dünya Üzerindeki İlk Bitki Neydi?
MakaleDünya Üzerindeki İlk Bitki Neydi?

Dinozorlar yeryüzünde dolaşmaya başlaman önce, dünya şu anki bildiğimizden çok daha farklı görünüyordu. Yaklaşık 500 milyon yıl önce dünya yüzeyinin büyük bir kısmı çıplak kaya ve kuru topraktan ibaretti. Ne ağaçlar, ne çiçekler, ne de çimen vardı. Yaşam neredeyse tamamen okyanuslarda bulunuyordu. Daha sonra inanılmaz bir şey oldu: Yeryüzünde bitkiler büyümeye başladı. Bu durum dünya tarihinde yaşanan en önemli olaylardan biriydi çünkü gezegenin tamamen değişmesine neden oldu.

Bitkilerin hikâyesi en başında suda başlar. İlk bitkimsi organizmalar, halk arasında yosun olarak bilinen algler gibi basit ve minik yeşil yaşam formlarıydı. Günümüzde algleri hâlâ sahillerde deniz yosunu halinde veya göletlerdeki kayaların üzerinde yeşil bir katman olarak görebilirsiniz.

29
Paylaş
Güneydoğu Atlantik'te Mavi Balina ve Oluklu Balina Gözlemlerinde Artış Yaşanıyor!
MakaleGüneydoğu Atlantik'te Mavi Balina ve Oluklu Balina Gözlemlerinde Artış Yaşanıyor!

Ticari balinacılığın sona ermesinin üzerinden 40 yıldan fazla zaman geçmişken, yeni araştırmalar sayesinde okyanusların en büyük iki balina türünün Güneydoğu Atlantik'teki gözlem sayılarında sevindirici bir artış olduğunu görüyoruz. African Journal of Marine Science dergisinde yayımlanan bulgular, Namibya ve Güney Afrika'nın batı kıyılarından toplanan 60 yılı aşkın doğrulanmış gözlem ile karaya vurma vakalarını bir araya getiriyor. Toplam sayılar günümüzde hâlâ düşük olsa da her iki türe ait gözlemler son yıllarda belirgin bir artış gösterdi; öyle ki kayıtlara geçen gözlemlerin 95'i 2012 yılından bu yana elde edildi.

Güney Afrika'daki Cape Town Üniversitesi Ekoloji, Çevre ve Koruma İstatistikleri Merkezinden baş yazar Dr. Bridget James, durumu şöyle açıkladı:

9
Paylaş
Yaygın Basilisk: Su Üzerinde Koşabilen "İsa Mesih" Kertenkelesi Nedir?
MakaleYaygın Basilisk: Su Üzerinde Koşabilen "İsa Mesih" Kertenkelesi Nedir?

Eğer daha önce hiç yapmadıysanız, lütfen "yaygın basilisk" veya bilinen diğer adıyla İsa Mesih kertenkelesinin su üzerinde koştuğu bir videoyu izleyin.

Şahit olacağınız şey, Road Runner yerine bir kertenkelenin başrolde olduğu ancak görünüşe göre fizik kurallarından tıpkı onun gibi muaf olan, gerçek hayata uyarlanmış bir Looney Tunes sahnesidir.

14
Paylaş
Atmosfer Hayatta Kalma Modeli Yaşanabilir Gezegen Arayışını Daraltıyor!
MakaleAtmosfer Hayatta Kalma Modeli Yaşanabilir Gezegen Arayışını Daraltıyor!

NASA, 1992'den bu yana Güneş Sistemimizin dışında 6.000'den fazla gezegenin varlığını doğruladı. Ayrıca 7.000'den fazla şüpheli gezegen hâlâ doğrulanmayı bekliyor. Ötegezegen olarak adlandırılan bu uzak gezegenler, Samanyolu Gökadası'nda bulunduğu tahmin edilen 100 milyarı aşkın yıldızın yaklaşık 4.700'ünün yörüngesinde dönüyor. Güncel tahminler, gökadamızdaki her yıldıza karşılık yaklaşık bir ötegezegen düştüğünü öngörüyor.

Sadece birkaç on yıl içinde bilim dünyası olarak, ötegezegenlerin var olup olmadığını merak etmekten binlercesini karakterize etmeye yönelik devasa bir çaba gösterme aşamasına geçtik. Gökadaiçi keşif sürecimiz, aynı zamanda yaşamı veya en azından bildiğimiz anlamıyla yaşamı sürdürebilecek koşullara sahip bir gezegeni arama çabamızdır. Stanford Doerr Sürdürülebilirlik Okulundaki Gezegen Modelleme Grubu'nda doktora sonrası araştırmacı olan Dr. Michelle Hill, bu durumu şöyle açıkladı: "Dışarıda yaşam izleri olup olmadığını öğrenmemizin tek yolu, bu gezegenlerin atmosferini gözlemlemektir."

13
Paylaş