İçerikler - Sayfa 343
Srinivasa Ramanujan, Hindistan'ın en büyük matematik dehalarından biriydi. Sayıların analitik teorisine önemli katkılarda bulunmuş; eliptik fonksiyonlar, sürekli kesirler ve sonsuz seriler üzerinde çalışmıştı. Matematik dehası Srinivasa Ramanujan'ın matematik dünyasına yaptığı inanılmaz katkılar, yaşamında çok değer görülüp bilinmese de ölümünden sonra hak ettiği değeri gördü. 32 yaş gibi erken bir yaşta ölen Ramanujan, bir matematik dehası olarak anılmaya devam edecek.
Ramanujan, 22 Aralık 1887'de, şimdiki adı Chennai olan Madras'ın yaklaşık 400 km güneybatısında küçük bir köy olan Erode'deki büyükannesinin evinde dünyaya geldi. Ailesi rahipler ve öğretmenlerden oluşan Brahman kastındandı ancak mütevazı bir yaşamları vardı. Hindistan'ın İngiltere sömürgesinde olduğu yıllardı, dolayısıyla okul sistemi de yerleştirilmişti. Ramanujan çocukken yapılan sınavlarda yüksek notlar aldığı için sürekli göze çarpıyordu.
Çağdaş dilbilim, Saussure'den beri iki dil kavramı arasında keskin bir ayrım çizer. Bu kavramlardan birincisi türümüz özelinde ve toplumlar genelinde gözlemlediğimiz dil olgusu'dur (Fr: "langage"). Bu olgu diğer türlerin iletişim sistemlerinden kapsamlılık, üretkenlik, işlevsellik vb. yönlerden ayrışır. İkincisiyse bu olgunun vücut bulduğu Türkçe, İngilizce, Fransızca gibi herhangi bir dil örneği'dir (Fr: "langue"). Her bir dil örneği diğerlerinden sesleri, sözcükleri, kuralları vb. yönlerden ayrışır. Dilbilimciler, dilden söz ederken bir dil örneğini değil dil olgusunu kastederler.[1]
Birçok çağdaş dilbilimci, Chomsky'den beri dili iki bağlantılı bir düzeyde kavrar. Bunların ilki harici dil (İng: "E-Language"), yani dilin kişiler arasında aktarılan ve paylaşılan düzeyidir.[2][3] Harici dilin yapısı bir ses envanteri ve edim repertuvarını barındırır.
Bilim insanları, güçlü bir hesaplamalı dil modeli ve harici beyin taramaları sayesinde insanların duydukları, düşündükleri veya izledikleri hikayelerin bağlamını okuyabiliyorlar. Bu "düşünce okuma" yeteneği, 1 Mayıs'ta Nature Neuroscience'ta duyurulmasına rağmen, kullanılabilecek hale gelmesi için daha çok çalışma gerekiyor. Ancak sonuç, iletişim kurması zor olan veya konuşamayan insanlara yardımcı olmak üzere cihazlar üretilmesine olanak sağlayabilir. Bununla birlikte, araştırma aynı zamanda istenmeyen sinirsel dinlemelerle ilgili etik endişeleri de artırıyor.
California Üniversitesinden Sinir Mühendisi Gopala Anumanchipalli, araştırma sonuçları hakkında şöyle söylüyor:
Atina Okulu tablosu, Ünlü İtalyan Rönesans dönemi ressamlarından Raffaello'nun en tanınmış eserlerinden biridir. Bu büyüleyici tablo, Vatikan'daki Apostol Sarayı'nın Rafael Odası'nda yer almaktadır. "School of Athens" olarak da bilinen bu tablo; Raffaello'nun hayal gücünü, ustalığını ve döneminin felsefi, sanatsal ve kültürel atmosferini bir araya getirerek izleyicilere eşsiz bir deneyim sunar. Tablo, Antik Yunan felsefesi ve düşüncesiyle Rönesans döneminin insana odaklı felsefi ve estetik anlayışını birleştirerek, olağanüstü bir derinlik ve anlam yaratmıştır. Görkemli kompozisyonu, dikkatle seçilmiş figürleri ve simgeleriyle Atina Okulu tablosu, sanat tarihinde unutulmaz bir eser olarak yerini almıştır.
Raffaello Sanzio da Urbino, kısaca Raffaello Sanzio; 28 Mart 1483 ila 6 Nisan 1520 arası yaşadığı düşünülen, Rönesans döneminin önde gelen İtalyan ressam ve mimarlarından biridir. Rafael olarak da bilinen sanatçı; kullandığı belirgin şekillerle, eserlerinin zenginliği ve Yeni Platonculuk fikirlerinin görsel ifadesindeki başarısıyla tanınmaktadır. Michelangelo ve Leonardo da Vinci ile birlikte, Rönesans'ın üç büyük ustasından biri olarak kabul edilir.
Siz bu cümleyi okurken beyninizdeki iki ayrı sinir ağı, kelimeleri birleştirip ortaya bir cümle çıkarabilmek için birlikte çalışıyor. UT Health Houston'da yapılan çalışmaya göre iki farklı ağın birlikte çalışması, okuduğumuz cümlelerde kelimelerin yalın hallerinden daha derin anlamları anlayabilmemizi sağlıyor.
Vivian L. Smith nöroşirüji bölümü ile UT Health Houston Tıp Fakültesinde doktora sonrası araştırmalar yapan Dr. Oscar Woolnough ve aynı Tıp Fakültesinde profesör ve geçici bölüm başkanı olan Nitin Tandon'ın yönettiği çalışma The Proceedings of the National Academy of Sciences'ta yayınlandı.
/old/content_media/54c2ba7e2b328d54590753d79d19b89e.jpg)
/old/content_media/f6ae89a52b371f4e92574b95fed8d218.jpg)
/old/content_media/60efe03e0a118511d355022daac74cfc.jpg)
/old/content_media/eebf9b51f52a068a1d97e1a78186d9d2.jpg)
/old/content_media/6832a2564d7b367a3d24fe3da1bd632b.jpg)