İçerikler - Sayfa 218

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Denisovalılar, 160.000 Yıl Boyunca Tibet Platosunda Hayatta Kaldı!
MakaleDenisovalılar, 160.000 Yıl Boyunca Tibet Platosunda Hayatta Kaldı!

Nature dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, deniz seviyesinden 3.280 m yükseklikteki bir Tibet mağarasında bulunan kemik kalıntıları, eski bir insan grubunun burada binlerce yıl boyunca hayatta kaldığını gösteriyor.[1]

Denisovalılar; Neandertaller ve Homo sapiens ile aynı zamanlarda ve aynı yerlerde yaşamış, soyu tükenmiş eski bir insan türüdür. Arkeologlar tarafından şimdiye kadar sadece bir avuç Denisova insanı buluntusu keşfedilmiştir. Soylarının ne zaman tükendiği de dahil olmak üzere bu grup hakkında çok az şey biliniyor, ancak hem Neandertaller hem de Homo sapienslerle çiftleştiklerine dair kanıtlar var.

30
Paylaş
Mağaralara Çizilen Domuz Avı Sahnesi Dünyanın En Eski Figüratif Sanatı Olabilir!
MakaleMağaralara Çizilen Domuz Avı Sahnesi Dünyanın En Eski Figüratif Sanatı Olabilir!

50.000 yıldan daha uzun bir süre önce Sulawesi adasındaki yemyeşil vadilerde yaşayan insanlar, yaşadıkları yerlerin yukarısındaki dar kireçtaşı mağaralara tırmanıyorlardı. Burada kendi yaşamlarından esinlenerek mor ve kırmızı tonlarda yarı insan-yarı hayvan figürleriyle domuz avı içeren fantastik sahneler resmettiler.

Endonezya ve Avustralya'dan arkeologlar, Nature dergisinde yayınladıkları bir makalede yeni geliştirilen bir tarihlendirme tekniği kullanarak bu çizimlerin bildiğimiz en eski görsel hikayeyi anlattığını öne sürüyor.[1] Aynı ekip, 3 yıl önce de yakındaki başka mağarada çizimler bulmuştu. Ancak bu yeni keşif, diğerinden en az 5700 yıl daha eski. Yeni tarihler, insanların Avrupa'daki ünlü mağaraların duvarlarına yaptıkları hayvan resimlerinden 15.000 yıl daha geri gidiyor. Araştırmada yer almayan Victoria Üniversitesi arkeoloğu April Nowell, şöyle anlatıyor:

16
Paylaş
Pi Sayısı Nedir? π Sayısı Nasıl Hesaplanır ve Ne İşe Yarar?
MakalePi Sayısı Nedir? π Sayısı Nasıl Hesaplanır ve Ne İşe Yarar?

Pi sayısı (π\pi), 3.14159... diye başladıktan sonra, durmaksızın devam eden bir sayı ve matematiksel bir sabittir.[1][27] Öklidyen geometri çerçevesinde pi sayısı, bir çemberin çevresinin çapına oranı olarak tanımlanır; ancak pi sayısının bundan başka tanımları da mevcuttur. π\pi (veya π) sembolüyle kullanımına ilk olarak İskoç matematikçi William Jones tarafından 1706'da rastlansa da, Antik Yunan filozofları tarafından keşfedildiği bilinmektedir ve hatta Arşimet Katsayısı olarak da bilinmektedir.[2]

Günümüzde pi sayısı; matematik, fizik, mühendislik, mimari ve daha birçok yerde karşımıza çıkmaktadır; medeniyetimiz içerisinde vazgeçilmez bir role sahip olduğu rahatlıkla söylenebilir.

112
Paylaş
Çölde Yaşayan Mantar ve Likenler 5.000 Yıllık Kaya Sanatı İçin Büyük Bir Tehdit!
MakaleÇölde Yaşayan Mantar ve Likenler 5.000 Yıllık Kaya Sanatı İçin Büyük Bir Tehdit!

İsrail'in güneyindeki Negev çölü, M.Ö. 3. binyıldan beri benzersiz kaya sanatıyla ünlüdür. Negev'de dolaşan avcılar, çobanlar ve tüccarlar kayalara binlerce oyma (petroglifler) bırakmışlardır. Bu figürler çoğunlukla doğal olarak oluşan ince siyah bir kaplama olan çöl cilasına oyulmuştur. Çoğu; dağ keçileri, keçiler, atlar, eşekler ve evcil develer gibi hayvanları temsil etse de soyut formlar da görülür.

Frontiers in Fungal Biology dergisinde yayınlanan bir çalışma, petrogliflerin nadir görülen mantar ve liken türlerine ev sahipliği yaptığını ortaya çıkardı.[1] Ne yazık ki bu türler uzun vadede kaya sanatı için ciddi bir tehdit oluşturabilir. Çalışmanın baş yazarı ve Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'nde doktora öğrencisi olan Laura Rabbachin şöyle diyor:

11
Paylaş
Florida Marangoz Karıncaları Yaralı Arkadaşlarının Bacaklarını Kesiyor!
MakaleFlorida Marangoz Karıncaları Yaralı Arkadaşlarının Bacaklarını Kesiyor!

Cerrahi yolllarla hayat kurtarmak artık sadece insanlara özgü değil. Current Biology dergisinde yayınlanan bir çalışmada bilim insanları, kahverengi bir tür olan Florida marangoz karıncalarının, yuva arkadaşlarının yaralı uzuvlarını yara temizliği ya da ampütasyon yoluyla tedavi ettiğini gözlemledi.[1] Araştırmacılar, karıncaların yaptığı "tedavilerin" etkinliğini deneysel olarak test etti. Tedaviler iyileşme sürecine katkıda bulunmanın yanı sıra, yaraya göre özel olarak seçilmişti.

Çalışmanın ilk yazarı Würzburg Üniversitesi davranışsal ekologu Erik Frank şöyle anlatıyor:

23
Paylaş