İçerikler - Sayfa 197

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Neolitik Dönemde İnşa Edilen Anıt, O Dönemdeki İnsanların Zekasını Gözler Önüne Seriyor!
MakaleNeolitik Dönemde İnşa Edilen Anıt, O Dönemdeki İnsanların Zekasını Gözler Önüne Seriyor!

İspanya'nın güneyinde, devasa taş bloklar ve sütunlar üzerine kurulmuş, toprakla kaplı dev bir anıt 6000 yıldır yağmura, rüzgara ve depremlere karşı koyuyor. Menga Dolmeni adı verilen bu anıt 1840'larda ilk kez incelenmeye başlandığından beri arkeologların ilgisini çekiyor. Okuma yazma bilmeyen mimarlar bu kadar sağlam bir yapıyı nasıl tasarladılar ve inanılmaz derecede ağır malzemeler kullanarak nasıl inşa ettiler?

Araştırmacıların Science Advances dergisinde yayınladıkları çalışma, Menga'yı inşa edenlerin mühendislik ve bilimsel ilkeler konusunda, tarih öncesi insanların genellikle sahip olması beklediğimizden çok daha sofistike bir anlayışa sahip olduklarını savunuyor.[1] Yazarlara göre yapıyı inşa edenlerin sergilediği mühendislik, günümüz bilim insanlarının sorunları çözme yöntemine benzer şekilde deneme, yanılma ve öğrenme sürecini yansıtıyor.

10
Paylaş
Virüsler, Bakterilere Bulaşmak İçin Solucanların Üstünde Seyahat Ediyor!
MakaleVirüsler, Bakterilere Bulaşmak İçin Solucanların Üstünde Seyahat Ediyor!

Buna mikrobiyal dünyanın Dune'u diyebilirsiniz. Ağustos 2024'te bioRxiv'de yayınlanan bir ön baskıya göre, virüsler toprakta haşhaş tohumu büyüklüğündeki nematod adı verilen kurtçukların sırtına binerek uzun mesafeler kat edebiliyor. Yolculukları sadece birkaç santimetre olsa da araştırmaya dahil olmayan Queens Koleji'nden viral ekoloji uzmanı John Dennehy bunun insanlar için bu binlerce kilometreye denk geldiğini belirtiyor.

Keşif, rağmen bakteriyofaj olarak bilinen belirli bir virüs grubunun uzaktaki bakterileri nasıl enfekte ettiğini ortaya çıkarıyor. Bu durum, bakteriyofajların da bakterilerin de aslında bir hareket kabiliyeti olmadığı düşünülecek olursa çok ilginç bilgilere kapı aralayabilir. Çalışmaya dahil olmayan Portland Üniversitesi'nden mikrobiyolog Molly Matty, bu bulgunun mahsulleri korumak için yeni yollar sunabileceğini ve biyomedikal araştırmaları yapanların toprak kaynaklı hastalıkları daha iyi anlamasına yardımcı olabileceğini söylüyor.

9
Paylaş
Tarih Öncesi Muhabbet Kuşları 2,5 Milyon Yıl Önce İnsanlığın Beşiğinde Yaşadı!
MakaleTarih Öncesi Muhabbet Kuşları 2,5 Milyon Yıl Önce İnsanlığın Beşiğinde Yaşadı!

Paleontologlar, Geobios dergisinde yayınlanan bir makalede Güney Afrika'nın Gauteng Eyaletindeki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan İnsanlığın Beşiği'nin (İng: "Cradle of Humankind") üç farklı bölgesinde Agapornis cinsi yeni bir papağan türüne ait fosilleşmiş kemikler buldu.[1] Torino Üniversitesi'nden Dr. Marco Pavia ve meslektaşları keşif ile ilgili şunları söylüyor:

Genetik veriler, papağanların Afrika'ya Geç Eosen/Erken Oligosen döneminde yerleştiğini, Agapornis'in ise Avustralya'dan Afrika'ya ancak Geç Oligosen/Erken Miyosen döneminde, yani yaklaşık 24 milyon yıl önce geldiğini gösteriyor.

9
Paylaş
Afrika ve Güney Amerika'da Bulunan Dinozor Ayak İzleri Dinozorların Kıtalar Arası Seyahatini Ortaya Koyuyor!
MakaleAfrika ve Güney Amerika'da Bulunan Dinozor Ayak İzleri Dinozorların Kıtalar Arası Seyahatini Ortaya Koyuyor!

Paleontologlardan oluşan bir ekip, Mexico Doğa Tarihi ve Bilim Müzesi'nde yayınladıkları bulgularda yakın zamanda Erken Kretase dönemine ait dinozor ayak izlerinin günümüzde iki farklı kıtada yer alan bölgelerdeki izlerle eşleştiğini keşfetti. Bu izlerden biri Brezilya'da, diğeri ise yaklaşık 6,000 kilometre uzaklıktaki Kamerun'da yer alıyor. 260'tan fazla ayak izi, Afrika ve Güney Amerika'nın ayrılmasından milyonlarca yıl önce karasal dinozorların bu iki kıta arasında serbestçe gezebildiğini ortaya koyuyor.

Çalışmanın eş yazarlarından Southern Methodist Üniversitesi paleontoloğu Louis L. Jacobs, şöyle anlatıyor:

11
Paylaş
Yüzen Mikrorobotlar Farelerde Kanserli Hücrelerle Savaşıyor!
MakaleYüzen Mikrorobotlar Farelerde Kanserli Hücrelerle Savaşıyor!

Kaliforniya San Diego Üniversitesi'nden mühendisler, kanserle savaşan ilaçları doğrudan metastatik tümörlere ulaştırmak için akciğerlerde yüzebilen mikrorobot adı verilen küçük robotlar üretti. Science Advances dergisinde yayınlanan makalenin sonuçları fareler için umut vericiydi. Araştırmacılar farelerin akciğerlerine sıçramış tümörlerin büyümesini ve yayılmasını engellemeyi başardı.[1]

Biyoloji ve nanoteknolojiyi ustalıkla birleştirmek için Kaliforniya San Diego Üniversitesi Jacobs Mühendislik Okulu'ndan Aiiso Yufeng Li ile Kimya ve Nano-mühendislik Bölümü'nde profesör olan Joseph Wang ve Liangfang Zhang'ın laboratuvarları ortak bir şekilde çalıştı.

18
Paylaş