İçerikler - Sayfa 190

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Bu Kristal, İnsan Genom Bilgisini Milyarlarca Yıl Boyunca Koruma Potansiyeline Sahip!
MakaleBu Kristal, İnsan Genom Bilgisini Milyarlarca Yıl Boyunca Koruma Potansiyeline Sahip!

Southampton Üniversitesi'nden bilim insanları, beş boyutlu (5D) bellek kristallerinin olağanüstü depolama kapasitesini bir kez daha kanıtladı. Araştırmacılar bu kez modern insan genomunun tamamını temsil eden yaklaşık 3 milyar harflik genetik diziyi başarılı bir şekilde bir kristalin yapısına işlediler. Bu çığır açan teknoloji, femtosaniye lazer darbeleri kullanılarak silikadan (silikon dioksit) oluşan cam benzeri bir malzemede nano ölçekli boşluklar oluşturma prensibine dayanıyor.

5D bellek teknolojisi verilerin beş boyutlu olarak depolanmasını sağlıyor. Bu boyutlar; boşlukların üç boyutlu konumları, boyutları ve yönleri ile tanımlanıyor. İlk olarak 2011 yılında geliştirilen bu yöntem, yüzlerce terabaytlık bilgiyi tek bir kristal üzerinde saklayabiliyor. Daha da önemlisi, bu kristal yapısı zaman içinde bozunmaya karşı olağanüstü bir direnç gösteriyor. 1.000 santigrat dereceye kadar aşırı sıcaklıklara, şiddetli darbelere veya aşırı soğuk koşullara maruz kalsa bile kristalin içinde depolanan veri hasar görmeden korunabiliyor. Bu özellikler kristalin gelecekteki veri arşivleme sistemleri için güvenilir ve dayanıklı bir çözüm sunduğunu gösteriyor.

35
Paylaş
Kaç Arkadaşınız Var? Peki Kaç Tane Olmalı?
MakaleKaç Arkadaşınız Var? Peki Kaç Tane Olmalı?

Pandemi ile birlikte geçen 2 yılın ardından kendinizi arkadaş edinme serüveninde kaybolmuş hissedebilir, sosyal çevrenizi daraltmakla sosyal ağınızın dışındaki bireylerle kaybettiğiniz zamanı telafi etmek arasında seçim yapmak zorunda kalabilirsiniz. Devam eden "yalnızlık salgını" sırasında bireyler, arkadaş gruplarındaki arkadaş sayısının azalmasından endişe duyarak sosyal çevrelerini canlandırma dürtüsü hissedebilirler. Ancak samimi ilişkiler kurabilme potansiyelini fark etmek, bu yorucu süreçte size güç verebilir.

Birçok arkadaşınızın olması, birçok fayda sağlar: Araştırmalara göre, 20'lerinizde çok sayıda arkadaşınızın olması 30'larında edineceğiniz arkadaşlıkların kalitesini yükseltebilir. Psikolog ve ayrıca yakın zamanda yayınlanacak olan Platonik: Sevgi Bilimi, Arkadaşlık Edinme ve Korumada Nasıl Yardımcı Olabilir? kitabının yazarı olan Marisa Franco, konu hakkında şunları belirtiyor:

40
Paylaş
Tatil Paradoksu: Tatilden Döndüğünüzde Neden Bu Kadar Mutsuz Oluyorsunuz?
MakaleTatil Paradoksu: Tatilden Döndüğünüzde Neden Bu Kadar Mutsuz Oluyorsunuz?

Günlük rutinden çıkmanın ve tatil yapmanın bilinen birçok faydalı etkisi vardır. Araştırmalar, tatil yapmanın insanların sadece dinlenmesini değil, aynı zamanda yeni yerler görmelerini ve yeni deneyimler edinerek merak duygularını tatmin etmelerini de sağladığını göstermektedir.[1]

Tatil yaptığımız sırada beynimize sürekli yeni uyaranlar gelir ve günlük rutinimiz içinde yitirdiğimiz zaman algımız toparlanır. Bu da kendimizi ânın içinde daha kolay bulabilmemizi, dış dünyanın sorumluluklarından kurtulup kendi iç dünyamıza dönmemizi sağlamaktadır. İstatistikler, 10 günlük maaşlı izin verilen işyerlerinde bile depresyon oranlarının %40'a varan oranlarda azaldığını göstermektedir.[2] Özellikle de son dönemde yükselişe geçen "durmaksızın çalışma" (İng: "hustle") furyası, tatil kavramını giderek daha da anlamsız kılmayı hedeflemektedir: Sosyal medyada türeyen ve işkolikliği öven kişi ve gruplar, hâlihazırda multimilyoner olmayıp da buna rağmen tatil yapan kişilerin adeta "acınası ve var olmayı hak etmeyen bir canlı formu" olduklarını telkin etmektedir. İçinde bulunduğumuz ekonomik sistem ve sosyal medyada ortaya çıkan çeşitli kültler, giderek agresif bir şekilde insani özgürlükleri elden almakta ve yerine daha da çok çalışma takıntısı yerleştirmektedir.

75
Paylaş
Hayvanlar, İnsanlardan Diğer Yırtıcılara Göre Daha Çok Korkuyor!
MakaleHayvanlar, İnsanlardan Diğer Yırtıcılara Göre Daha Çok Korkuyor!

Modern insanın dünya sahnesine çıkışından bu yana on binlerce yıl geçti. Bir zamanlar vahşi doğada hayatta kalmaya çalışan, yırtıcılardan kaçan ve av olmamak için saklanan bir türdük. Ancak zaman ilerledikçe ateşi kontrol etmeyi öğrendik, aletler geliştirdik ve medeniyetler kurduk. Av olmaktan "süper avcıya" ilerlediğimiz bu serüvenimiz, gezegenin dengelerini kökten değiştirdi.[1] Artık diğer canlılar üzerinde benzeri görülmemiş olumsuz etkiler yaratıyoruz. İlginç olan şu ki, hayvanlar bizlerden, doğal yırtıcılarından bile daha fazla korkuyorlar! Bu yazıda, insanlığın bu dönüşümünün hayvanların davranışlarını nasıl etkilediğini keşfedeceğiz.

İnsanlar, dünya ekosistemlerinde "süper yırtıcı" rolünü üstlenmiş durumda.[2] Doğal yırtıcılara göre hem kara hem de deniz canlılarını çok daha yüksek oranlarda öldürüyorlar.[3] Ancak doğrudan avlanma yoluyla verdiğimiz zararın ötesinde, insan varlığının yarattığı korku ve stres de hayvan davranışlarını, avlanma modellerini ve genel olarak ekosistem dengelerini önemli ölçüde etkiliyor. Bu insan etkisinin yalnızca fiziksel düzeyde değil, aynı zamanda psikolojik ve davranışsal (etolojik) düzeyde de hayvanlar üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu gösteriyor.

40
Paylaş
Donmuş Bir Genom Parçası, Kuş Evrimine Dair Bildiklerimizi Sorgulatıyor!
MakaleDonmuş Bir Genom Parçası, Kuş Evrimine Dair Bildiklerimizi Sorgulatıyor!

Devasa bir meteor 65 milyon yıl önce, hepsinin olmasa da çoğu dinozorun sonunu getirdi. Yok oluş olayının ardındansa dinozorların mirasçıları olan kuşlar ortaya çıktı.

Bilim insanları, hayatta kalan son dinozorların gökyüzünü nasıl doldurduğunu anlamak için yüzyıllardır yaklaşık 10.000 kuş türünü net bir soy ağacında düzenlemeye ve dizilemeye çalıştılar. Basit DNA dizilemesi, sayısız diğer tür için olduğu gibi bunu da kolaylaştırmalıydı. Ancak kuşlar bizi kandırmaya hazırdı!

20
Paylaş