Dünya Sağlık Örgütü'ne göre 280 milyondan fazla insan depresyonla birlikte hayatına devam ediyor. İnsanlar bu durumu çok farklı şekillerde deneyimliyor hatta bazıları semptomlarla başa çıkma konusunda diğerlerine göre daha iyi bir durumda olabiliyor.
2024 yılında Clinical Psychological Science dergisinde yayınlanan bir çalışmada, Temple Üniversitesi'nden Thomas Olino ve ekibi, bireyin kişiliğinin depresyona yönelik yaşadığı deneyimi etkileyip etkilemediğini araştırdı.[1] Patoplastik model olarak adlandırılan bu teori, bireylerin kendilerine özgü kişilik özelliklerinin psikopatolojilerini yönetme şeklini etkileyebileceğini öne sürüyor. Bu modele göre örneğin, depresyonu olan dışadönük bireylerin enerji seviyeleri, içe dönük depresif bireylere kıyasla daha yüksek olabilir. Olino, bir röportajda bu teorinin on yıllardır ilgisini çektiğini belirtiyor: