İçerikler - Sayfa 102

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Perseverance Mars’ta Potansiyel Biyoimza Keşfetti
MakalePerseverance Mars’ta Potansiyel Biyoimza Keşfetti

NASA’nın Perseverance Mars gezgini, Jezero Krateri’ndeki eski kurumuş bir nehir yatağından alınan bir numunenin antik mikrobiyal yaşama dair kanıtlarını koruyor olabileceğini öne sürüyor. Geçen yıl, “Cheyava Falls” adlı kayadan alınan numuneye “Sapphire Canyon” adı verildi ve Nature dergisinde Çarşamba günü yayımlanan bir makaleye göre potansiyel biyoimzalar içeriyor.

Potansiyel biyoimza, biyolojik bir kökeni olabileceği düşünülen ancak yaşamın varlığı ya da yokluğu konusunda kesin sonuca ulaşmak için daha fazla veri ya da çalışma gereken bir madde ya da yapıdır.

50
Paylaş
Hakan Orhan
UyarlayanZooloji2 dk.
Kaçak Avlanma, Afrika Fillerinin Yıldırım Hızında Evrimleşmesine Neden Oldu!
MakaleKaçak Avlanma, Afrika Fillerinin Yıldırım Hızında Evrimleşmesine Neden Oldu!

Bilim insanları, insanın gezegen üzerindeki etkilerini incelediğinde, genellikle türlerin yok oluşuna odaklanır. Ancak araştırmacılar giderek insanların; hayvanları evcilleştirme, türleri başka yerlere taşıma ve avcılık gibi faaliyetleri aracılığıyla yeni türlerin, yeni özelliklerin ve benzersiz ekosistemlerin ortaya çıkmasına yol açan evrimsel bir güç haline geldiğini göz önünde bulunduruyor.

Yakın zamanda Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan bir makale, değer verdiğimiz yaşamın biyolojik çeşitliliğini korumak istiyorsak insan kaynaklı bu yaratımın doğasını ve aynı zamanda insan kaynaklı yok oluşların etkilerini anlamamız gerektiğini savunuyor.

33
Paylaş
Hayvanlar Nasıl Kutsallaştı? İnsanlar Neden Bazı Hayvanları Yüceltmiştir?
MakaleHayvanlar Nasıl Kutsallaştı? İnsanlar Neden Bazı Hayvanları Yüceltmiştir?

İnsanlık tarihine şöyle bir göz attığımızda, etrafımızdaki canlı ve cansız pek çok varlıkla sürekli bir etkileşim halinde olduğumuzu fark ederiz. Bu etkileşimin nedenini yalnızca hayatta kalma dürtüsüne indirgeyemeyiz tabii ki. İnsan, çevresini gözlemlemiş, anlamlandırmış ve çoğu zaman da ona bir anlam yüklemiştir. Bazen bir çakıl taşını keskin bir alete dönüştürmüş, bazen de gökyüzünde süzülen devasa kanatlı canlılara hayranlıkla bakıp onlara kutsal nitelikler atfetmiştir. Fakat bu ilişki sadece gökte süzülen varlıklarla sınırlı kalmamış; karada yürüyen, suda yüzen ve türlü biçimlerde insanın hayatına dokunan birçok hayvanla da benzer bir anlam bağı kurulmuştur.

Yani hayvanlarla kurduğumuz ilişki, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda düşünsel ve simgesel düzeyde derinleşmiştir. Kimi hayvanlar avlanmış, evcilleştirilmiş ya da çalıştırılmış; ama aynı zamanda kimi zaman rehber, kimi zaman uyarıcı, hatta kimi zaman da doğrudan kutsal kabul edilmiştir. Bu canlıların bazıları, gündelik yaşamın olağan akışında bize eşlik ederken bazıları ise büyük felaketlerin, savaşların ya da doğa olaylarının anlamlandırılmasında, tıpkı tanrısal bir el gibi yorumlanmıştır. Böylece hayvanlar, hem pratik işlerde hem de ruhani ya da kültürel düşünce sistemlerinde yer almaya başlamış; kimi toplumlarda bir tanrının simgesi, kimilerindeyse doğanın ruhunu temsil eden figürler haline gelmiştir.

57
Paylaş
Duygusal Beyin: Limbik Sistem Nedir?
MakaleDuygusal Beyin: Limbik Sistem Nedir?

Limbik sistem, duyguların ve davranışların düzenlemesine yardımcı olan birbirine bağlı beyin yapıları grubudur. Özellikle beslenme, üreme, yavrulara bakma gibi davranışlarda, savaşma ve kaçma gibi tepkimelerde, yani hayatta kalmak için gerekli olan davranışlarda rol oynar. Limbik sistemin parçaları hafıza, düşünce ve motivasyonları işleyerek diğer beyin bölgeleriyle uyumlu bir şekilde çalışır ve ardından vücuda nasıl bir tepki vereceğini söyler.

Limbik sistem, başlangıçta ''koku beyni'' anlamına gelen Yunanca terimlerin birleşimiyle rhinencephalon olarak adlandırılmıştı. Çünkü limbik sistemin koku alma duyusuyla ilişkili olduğu düşünülüyordu. 1878 yılında cerrah Paul Broca, "le grand lobe limbique", yani "büyük limbik lob" olarak adlandırdığı yapıyı tanımladı. Latince "limbus", yani "sınır, kenar" kelimesinden türetilen limbik terimini, beyin korteksinin kıvrımlı kenarına uyguladı.

62
Paylaş
Adipoz Manipülasyon Transplantasyonu (AMP) Nedir?
MakaleAdipoz Manipülasyon Transplantasyonu (AMP) Nedir?

Çağımızın hastalığı olarak da bilinen kanser, Türkiye’de ve dünyada her gün pek çok insanı etkiliyor. Kanserin türüne ve yayılma derecesine göre de değişmekle beraber, en yaygın tedavi yöntemleri tümörün ameliyatla alınması, kemoterapi ve radyoterapi. Bu yöntemler tedaviyi daha etkin kılmak için genellikle tek başına değil kombinasyonlar halinde kullanılıyor. Örneğin bölgesel bir tümör ameliyatla çıkarıldıktan sonra vücutta kanser hücrelerinin kalmadığından emin olmak için hastalar sıklıkla radyoterapi görüyor. Ancak, kanser ortaya çıktığı bölgeden çevre lenf bezlerine ve vücudun diğer bölgelerine yayıldıysa, yani metastaz yaptıysa, ameliyat pek mümkün olmuyor. Kemoterapi ve radyoterapinin ortak noktası kanser hücrelerine dış etkenlerle hasar vererek bu hücrelerin öldürülmesini amaçlamalarıdır. Fakat bu tedavi yöntemleri yalnızca kanser hücrelerine spesifik değiller, yani vücuttaki sağlıklı hücreleri de etkiliyorlar ve bu da kanser tedavisi gören hastalarda pek çok yan etki olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, bu yöntemler tedaviye direnç kazanan kanserlere karşı yetersiz kalabiliyor.[1]

Peki kanserden kurtulmamızın başka bir yolu yok mu? Cevap, evet. Örneğin kanserle daha etkili şekilde savaşabilmek için CAR-T hücre terapisi, tümör infiltran lenfosit terapisi gibi vücudun kendi bağışıklık sistemini kanserle savaşmak için yeniden programlamaya dayalı hücresel tedavi yöntemleri geliştiriliyor. Son yirmi yılda özellikle bu yönde çalışmalar ivme kazanmakta ve başarılı sonuçlar elde edilebiliyor, ancak bu yöntemlerin de kendilerine özgü sınırlılıkları var. Örnek vermek gerekirse, bu tedaviler hastanın bağışıklık sisteminin istenmeyen düzeyde aktifleşmesine neden olabiliyor ve bu da hastanın ölümüne kadar varan ciddi sonuçlar doğurabiliyor.[2] Bu yazımızda kansere karşı mücadelemizde daha farklı bir yaklaşımı ele alacağız: Kanseri aç bırakmak!

41
Paylaş